GENEL

İzmir 2026’ya susuz giriyor: Barajlarda su bitti

Küresel iklim değişikliğinin etkileri ve yağışsız geçen mevsimler, Ege’nin incisi İzmir’i tarihi bir kuraklıkla baş başa bıraktı. Yeni yıla girerken kentin su ihtiyacını karşılayan barajlardan gelen son veriler, durumun vahametini gözler önüne serdi. Gördes ve Balçova barajları tamamen kururken, kentin en önemli su kaynağı Tahtalı Barajı’nda aktif doluluk oranı yüzde 0,17 ile dip seviyeyi gördü.

Abone Ol

Türkiye genelinde yaşanan kuraklık, İzmir’de etkisini en sert şekilde hissettirmeye başladı. 2025 yılını geride bırakıp 2026’ya adım attığımız şu günlerde, kentin su rezervleri alarm veriyor. İZSU verilerine göre, 29 Aralık 2025 tarihi itibarıyla barajlardaki doluluk oranları, bir önceki yıla kıyasla korkutucu seviyelere geriledi. İzmir halkının su ihtiyacını karşılayan ana havzalarda su seviyesinin kritik eşiğin de altına inmesi, kenti ciddi bir su krizi ile karşı karşıya bıraktı. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde az da olsa su barındıran havzalar, bu yıl adeta çölü andıran görüntülere sahne oluyor.

Rakamlar korkutucu tabloyu gözler önüne serdi

İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) tarafından açıklanan 29 Aralık 2025 tarihli veriler, tablonun ne denli karanlık olduğunu sayısal olarak kanıtladı. Özellikle 2024 yılının aynı dönemiyle yapılan kıyaslamalar, kaybın büyüklüğünü ortaya koyuyor. Kentin su stoklarındaki erime, sadece bir azalma değil, tükeniş noktasına işaret ediyor. Kuraklık tehdidinin boyutları, milyonlarca İzmirliyi tedirgin ederken, uzmanlar acil eylem planlarının devreye sokulmesi gerektiği konusunda hemfikir. Barajlardaki "kullanılabilir su hacmi" verilerinin sıfıra yaklaşması, musluklardan su akmama ihtimalini her geçen gün güçlendiriyor.

İki kritik barajda su tamamen tükendi

Verilere göre İzmir’in önemli su kaynaklarından biri olan Balçova Barajı ve Manisa sınırlarında yer alıp kente su sağlayan Gördes Barajı, kuraklığın en somut kurbanları oldu. 2024 yılında yüzde 18,74 doluluk oranına sahip olan Balçova Barajı’nda, 29 Aralık 2025 itibarıyla aktif doluluk oranı yüzde 0,00 olarak ölçüldü. Kullanılabilir su hacminin sıfıra indiği baraj, işlevini tamamen yitirmiş durumda. Benzer bir felaket senaryosu Gördes Barajı’nda da yaşandı. Geçen yıl yüzde 2,82 seviyesinde olan doluluk, bu yıl yüzde 0,00’a geriledi. Tabanı çatlayan topraklarla kaplı olan bu barajlar, yağış rejimindeki değişikliğin en acı faturasını ödüyor.

İzmir'in can damarı Tahtalı Barajı'nda seviye dibi gördü

Kentin su ihtiyacının çok büyük bir bölümünü karşılayan ve "İzmir’in sigortası" olarak bilinen Tahtalı Barajı, tarihinin en kötü günlerini yaşıyor. Menderes ilçesi sınırlarında bulunan ve kente nefes aldıran bu devasa rezervuar, 2024 yılının sonunda yüzde 12,03’lük bir doluluğa sahipti. Ancak aradan geçen bir yılda yağışların yetersiz kalması sonucu, 29 Aralık 2025 tarihinde aktif doluluk oranı yüzde 0,17’ye kadar düştü. Kullanılabilir su hacminin sadece 486 bin metreküp olarak ölçüldüğü Tahtalı Barajı, kentin su güvenliği açısından kırmızı alarm veriyor. Bu oran, teknik olarak barajın "ölü hacim" seviyesine indiğini ve su alınamayacak noktaya geldiğini gösteriyor.

Turizm cenneti Çeşme de susuzluk tehdidi altında

Kuraklık sadece metropol merkezini değil, turistik ilçeleri de vurdu. Çeşme ve çevresinin su ihtiyacını karşılayan Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı, geçen yıl yüzde 20,26 doluluk oranına sahipken, bu yıl yüzde 2,38 seviyesine geriledi. Bölgedeki su hacminin 3 milyon 742 bin metreküpten 880 bin metreküpe düşmesi, önümüzdeki turizm sezonu için ciddi endişeler yaratıyor. Benzer şekilde Seferihisar ve çevresini besleyen Ürkmez Barajı da büyük kayıp yaşadı. Geçen yıl yüzde 17,58 olan doluluk oranı, bu yıl yüzde 6,68’e düştü. Aliağa ve çevresine su veren Güzelhisar Barajı ise diğerlerine nispeten daha iyi durumda görünse de, oradaki düşüş de dikkat çekici. Geçen yıl yüzde 65,20 olan doluluk, bu yıl yüzde 46,55 seviyesine indi.

Gözler gökyüzüne çevrildi ancak tablo umutsuz

Vatandaşların aklındaki "Yağmur suyu barajları doldurur mu?" sorusu ise belirsizliğini koruyor. Meteorolojik tahminler, kısa vadede barajları eski seviyesine getirecek yoğunlukta bir yağış öngörmüyor. Toprağın suya doyması ve ardından baraj havzalarına akışın başlaması için uzun süreli ve şiddetli yağışlara ihtiyaç duyuluyor. Mevcut tablo, İzmir’in su ihtiyacını yer altı kaynaklarından karşılama zorunluluğunu artırırken, yetkililer su tasarrufu çağrılarını yineliyor. 2026 yılı, İzmir için suyun her damlasının altın değerinde olduğu zorlu bir yıl olmaya aday.