KAZİM BOZKURT/Türkiye genelinde yaşanan kuraklık krizinden en çok etkilenen şehirlerin başında gelen İzmir, kış ortasında bahar havası yaşarken son bir haftadır etkili olan yağışlı sistemle rahat bir nefes aldı. Kentin su ihtiyacının çok büyük bir bölümünü karşılayan ve "İzmir'in can damarı" olarak nitelendirilen Tahtalı Barajı, geçtiğimiz aylarda tarihinin en dip seviyelerini görerek adeta alarm vermişti. Su seviyesinin yüzde 0,14 gibi kritik bir noktaya kadar gerilemesi, kentte su tasarrufu çağrılarının artmasına neden olmuştu. Ancak gökyüzünden gelen bereket, baraj havzalarında toparlanma sürecini başlattı ve yüzleri bir nebze olsun güldürdü.
Dip noktadan dönüş başladı yüzler gülüyor
Hafta başından itibaren İzmir genelinde etkili olan ve zaman zaman şiddetini artıran sağanak yağış, kuruyan toprakları suya doyururken baraj havzalarına da can suyu oldu. İZSU Genel Müdürlüğü tarafından 31 Ocak 2026 tarihi itibarıyla açıklanan verilere göre, Tahtalı Barajı’nda su seviyesi dipten dönüş yaptı. Çok kısa bir süre öncesine kadar yüzde 1 seviyesinin bile altında seyreden doluluk oranı, yağışların etkisiyle hızla yükselerek yüzde 5,51 seviyesine ulaştı. Kullanılabilir su hacminin 15 milyon 830 bin metreküpe yükselmesi, kentin su güvenliği açısından umut verici bir gelişme olarak kaydedildi. Bu artış, barajın tamamen kurumasından endişe eden vatandaşlar ve yetkililer için moral kaynağı oldu.
Geçen yılın rakamlarını mumla arıyoruz
Her ne kadar son yağışlar bir toparlanma sağlasa da, baraj doluluk oranları geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında tablonun hala ciddiyetini koruduğu görülüyor. 2025 yılının 31 Ocak tarihinde Tahtalı Barajı yüzde 15,09 doluluk oranına ve 43 milyon metreküpün üzerinde su hacmine sahipti. Bugün gelinen noktada ise su miktarı geçen yılın neredeyse üçte biri seviyesinde. Benzer bir düşüş diğer barajlarda da göze çarpıyor. Örneğin, kentin önemli su kaynaklarından biri olan Güzelhisar Barajı, geçen yıl yüzde 70,19 gibi yüksek bir doluluk oranına sahipken, bu yıl aynı tarihte yüzde 43,37 seviyesine gerilemiş durumda. Bu veriler, yağışların devamlılığının ne kadar hayati olduğunu ve kuraklık tehdidinin henüz ortadan kalkmadığını net bir şekilde ortaya koyuyor.
Gördes'te tablo vahim baraj resmen kurudu
İzmir'in su arzında stratejik bir öneme sahip olması planlanan ancak zemin sorunları ve su tutma kapasitesindeki problemlerle gündemden düşmeyen Gördes Barajı ise verilerdeki en karamsar tabloyu çiziyor. Geçen yıl bu dönemde yüzde 5,96 seviyesinde olan barajın aktif doluluk oranı, 31 Ocak 2026 itibarıyla yüzde 0,00 olarak kayıtlara geçti. Barajın tamamen kuruması ve kullanılabilir su hacminin sıfıra inmesi, kentin alternatif su kaynaklarına olan ihtiyacını bir kez daha gözler önüne serdi. Gördes Barajı'ndaki bu durum, diğer havzalardaki suyun tasarruflu kullanılmasının önemini bir kat daha artırıyor.
Rehavete kapılmak için henüz çok erken
Diğer barajlardaki duruma bakıldığında ise, Balçova Barajı yüzde 26,54, Ürkmez Barajı yüzde 11,73 ve Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı yüzde 27,38 doluluk oranlarıyla seyrediyor. Tüm bu barajların doluluk oranlarının, bir önceki yılın aynı dönemine göre daha düşük seviyelerde olması dikkat çekiyor. Meteoroloji yetkilileri önümüzdeki günlerde de yağış geçişlerinin beklendiğini belirtse de, su yönetimi uzmanları vatandaşları tedbirli olmaya davet ediyor. Yağan yağmurların baraj seviyelerini artırması sevindirici olsa da, uzun vadeli bir su krizi yaşamamak adına bireysel su tasarrufu alışkanlıklarının sürdürülmesi gerektiği vurgulanıyor. Barajlardaki su seviyesinin güvenli sınırlara ulaşması için bahar yağmurlarının da en az bu haftaki kadar etkili olması gerekiyor.