EKONOMİ

Şarj zammı sonrası soru net: Elektrikli otomobil hâlâ avantajlı mı?

Elektrikli otomobillerde dengeler değişiyor. Şarj istasyonlarına gelen zamlarla birlikte özellikle uzun yolda elektrikli araçların maliyet avantajı büyük ölçüde ortadan kalktı.

Abone Ol

Türkiye’de son yılların en hızlı büyüyen otomotiv segmenti olan elektrikli otomobiller, bu kez zamlarla gündemde. Şarj istasyonlarına art arda gelen fiyat artışları, elektrikli araçların “düşük kullanım maliyeti” algısını ciddi biçimde sarsmış durumda. Özellikle DC hızlı şarj ücretlerinin 1 kWh için 16,5 TL seviyesine yükselmesi, uzun yol kullanıcıları açısından maliyet hesabını yeniden gündeme taşıdı.

Elektrikli otomobil pazarı rekor büyüme yaşadı

Türkiye otomotiv pazarında son üç yılda aralıksız süren büyümenin lokomotifi elektrikli otomobil satışları oldu. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği verilerine göre 2025 yılında elektrikli araç satışları, bir önceki yıla kıyasla yüzde 80 artış gösterdi. Bu ivmeyle Türkiye, Avrupa’da Almanya, İngiltere ve Fransa’nın ardından dördüncü sıraya yükseldi.

Dizelin payı düşerken elektrikli yükseldi

Uzun yıllar pazarın lideri olan dizel otomobillerin satış payı yüzde 7,4’e kadar gerilerken, elektrikli otomobillerin payı yüzde 17,7 seviyesine çıktı. Yerli üretim Togg’un yanı sıra Tesla ve BYD gibi markaların pazardaki güçlü performansı bu büyümede belirleyici oldu. Düşük yakıt maliyeti, görece avantajlı ÖTV oranları ve kredi destekleri, elektrikli araçlara yönelimi hızlandırdı.

Şarj istasyonlarına gelen zam dikkat çekti

Ancak tablo son aylarda değişmeye başladı. Şarj istasyonlarına gelen zamlar, elektrikli otomobillerin en önemli avantajı olarak görülen düşük kullanım maliyetini tartışmaya açtı. Ocak 2026 itibarıyla konutlarda 1 kWh elektrik bedeli 5,26 TL seviyesinde kalırken, araç şarj istasyonlarında fiyatlar çok daha yukarı çıktı. AC şarjda ortalama kWh fiyatı 8,5 TL’ye, DC hızlı şarjda ise 16,5 TL’ye kadar yükseldi.

Uzun yolda maliyet hızla artıyor

Şehir içi kullanımda evden veya düşük tarifeli şarj imkânı bulunan sürücüler için tablo hâlâ avantajlı görünse de, uzun yolculuklarda durum değişiyor. Elektrikli otomobillerde uzun yol tüketimi ortalama 23–25 kWh seviyelerine çıkarken, şehirler arası sürüşlerde hızlı şarj istasyonlarının kullanım oranı yüzde 96’ya yaklaşıyor. Bu koşullarda 100 kilometrelik uzun yol şarj maliyeti yaklaşık 349 TL seviyesine ulaşıyor.

Benzinli ve dizel araçlarla fark kapandı

Ortaya çıkan rakamlar, elektrikli otomobillerin uzun yoldaki maliyet avantajının büyük ölçüde eridiğini gösteriyor. Türkiye’de en çok tercih edilen benzinli ve dizel araçların ortalama 100 kilometrede 6 litre tükettiği varsayıldığında, litre fiyatı 55,2 TL olan benzinli araçlarda maliyet 331 TL, 57,2 TL olan dizel araçlarda ise 343 TL olarak hesaplanıyor. Böylece elektrikli otomobil maliyeti, uzun yolda içten yanmalı araçlarla neredeyse aynı seviyeye gelmiş durumda.

Evden şarj hâlâ avantajlı

Uzmanlara göre elektrikli otomobillerde maliyet avantajı tamamen ortadan kalkmış değil. 50 kW standart ya da 80 kW uzun menzil bataryaya sahip araçlar, evden şarj edildiğinde hâlâ oldukça düşük maliyetlerle kullanılabiliyor. Ancak uzun yolculuklarda hızlı şarj zorunluluğu, elektrikli araçları yakıt maliyeti açısından benzinli ve dizel araçlara yaklaştırıyor.

Gözler yeni fiyat politikasında

Türkiye’de trafiğe kayıtlı yaklaşık 360 bin elektrikli otomobil bulunurken, bu sayının 2026 yılı içinde 1 milyona yaklaşması bekleniyor. Bu hızlı artış karşısında şarj fiyatlarının nasıl şekilleneceği, elektrikli otomobillerin geleceği açısından kritik bir başlık olarak öne çıkıyor. Sektör temsilcileri, maliyet avantajının korunabilmesi için şarj altyapısında yeni fiyat politikalarına ihtiyaç olduğuna dikkat çekiyor.