SEMİ TEKTAŞ/Ege İhracatçı Birliğinin alt birliklerinde seçim heyecanı devam ediyor. Ege Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Birliği ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’ndan sonra bugünde Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin Genel Kurulu yapıldı. Genel Kurul’da Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’ne 8 yıl başkanlık yapan Bedri Girit görevi devretti. Seçimde Ufuk Atakan Demir, tek aday olarak yarıştı.
Genel Kurul’da ayrıca, 2025 yılında 1 milyar 840 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaşan ve Ege Bölgesi’nin gıda ihracat şampiyonu olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, ihracata en çok katkı sağlayan 27 üyesi için 5 alt kategoride “İhracatın Yıldızları Ödül Töreni” düzenledi. Ödül törenine EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi de katılım sağladı.
“Kanat sektörü zor durumda”
Mevcut Başkan Giritli, kanatlı hayvan sektörünün zor durumda olduğunu söylerken, “Birliğimizin iştigal alanında oldukça iyi bir performansı var. Bunu kısaca özetlemek gerekirse, Ege İhracatçı Birlikleri olarak yaklaşık 8,5 milyar dolarlık bir ihracat hacmine sahibiz. Bu rakamla, demir-çelikten sonra en büyük ikinci birlik konumundayız. Ayrıca Türkiye genelinde bu alandaki ihracatın yaklaşık yüzde 48’i birliğimiz üzerinden gerçekleştirilmektedir. Özellikle balık sektörüne baktığımızda bu oran yüzde 68-70 seviyelerine kadar çıkmaktadır. Ancak kanatlı sektöründe yaşanan sorunlar nedeniyle bazı ürünlerde ihracat kısıtlamaları bulunmaktadır. Bu durum sektörü olumsuz etkilemektedir. Açık konuşmak gerekirse, bugün en zor durumda olan kesim kanatlı sektörü temsilcileridir. Bunun yanında süt tozu ve tereyağında da çeşitli kısıtlamalar söz konusudur. Her ne kadar bu alanlarda bazı çözümler geliştirilmiş olsa da özellikle son dönemde küresel gelişmelerin sunduğu fırsatlara rağmen ihracat yasaklarının devam etmesi sektör açısından son derece olumsuz bir durumdur” diye konuştu.
“Yüzde 20 küçülme yaşayabiliriz”
Giritli, “Bu noktada kendi kendimize şu soruyu soruyoruz: Acaba derdimizi yeterince anlatamıyor muyuz? Çünkü geçmişte kırmızı et ve soğan örneklerinde de gördük ki, yasaklar bugüne kadar ülkeye kalıcı bir fayda sağlamamıştır. Aynı durumun tekrar yaşanmasından endişe duyuyoruz. Sektör şu an tamamen durma noktasına gelmiş değil, ancak böyle devam ederse yaklaşık yüzde 20 küçülme kaçınılmaz olacaktır. Bu durumda tüketici de ürünleri gerçek maliyetlerinin çok üzerinde fiyatlarla almak zorunda kalacaktır. Bugün 200-250 lira bandında olan ürünlerin, sektörün üretimi kısmak zorunda kalması halinde çok daha yüksek fiyatlara çıkması kaçınılmazdır. Ardından ithalat seçeneği gündeme gelecektir. Ancak ithalat devreye girdiğinde de ürünlerin 250-300 liranın altında tüketiciye sunulması mümkün olmayacaktır. Elbette devletin de haklı gerekçeleri vardır. Özellikle hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadele kapsamında, Ramazan ayı gibi dönemlerde fiyat artışlarının önüne geçilmek istenmektedir. Ancak sektörün de ciddi maliyet baskısı altında olduğu unutulmamalıdır. Yem fiyatları başta olmak üzere birçok girdide ciddi artışlar yaşanmaktadır. Örneğin mısır fiyatları 12 bin liranın üzerine çıkmış durumda, soya fiyatları ise sürekli dalgalanmaktadır. Diğer üretim maliyetleri de benzer şekilde artmaktadır. Buna rağmen sektör fiyat artışı yaptığında, enflasyonu tetiklediği gerekçesiyle eleştirilmektedir. Bu durum sektör temsilcilerini en çok zorlayan konulardan biridir” diye konuştu.
“İhracat yüzde 5 arttı”
2025 yılında ihracatta yüzde 5 artış yaşandığını söyleyen Demir, “Sektörümüz, 2025 yılında Türkiye genelinde ihracatını yüzde 5 oranında artırarak 3 milyar 862 milyon dolardan 4 milyar 41 milyon dolara yükseltmiş ve bu başarıyla hepimize haklı bir gurur yaşatmıştır. Birliğimiz bünyesinde gerçekleşen ihracatta ise yüzde 7’lik artışla 1 milyar 724 milyon dolardan 1 milyar 840 milyon dolara ulaşılmıştır. Türkiye genelinde su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı 4 milyar 41 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu toplamın yüzde 46’sını, yani 1 milyar 841 milyon dolarını Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği olarak biz gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Birliğimizin toplam ihracatına baktığımızda ise yüzde 80’lik payın, 1 milyar 474 milyon dolar ile su ürünleri sektörüne ait olduğunu görmekteyiz” diye konuştu.
İhracatta 2 milyar dolar hedefi
İhracatta 2 milyar dolar hedeflediklerini söyleyen Demir, “Türkiye genelinde su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının yüzde 55’ini, yani 2 milyar 236 milyon dolarını da yine su ürünleri sektörü oluşturmaktadır. Bu başarıyı dünya üretiminde yine söz sahibi olduğumuz kanatlı, yumurta, süt ve süt ürünleri ile bal sektörlerimiz desteklemiştir. 2026 yılı için belirlediğimiz Türkiye geneli 4,3 milyar dolar ve Birliğimiz özelinde 2 milyar dolar ihracat hedeflerine kararlılıkla ilerlemekteyiz. Yeni dönem Başkan adayı olarak; önümüzdeki dönemde üyelerimizin ihracat kapasitesini artırmaya, yeni pazarlara erişimini güçlendirmeye yönelik projeleri hayata geçirmeyi öncelikli hedefimiz olarak görüyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.