SEMİ TEKTAŞ/Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçı Birliği Olağan Genel Kurulu Ege İhracatçı Birliği toplantı salonunda gerçekleştiriyor. Mevcut Başkan Emre Uygun tek adaylı seçimde başkanlık için yarışıyor. Genel Kurul’a hitap eden Başkan Uygun, sektörün son durumunu anlattı.
“Bir yılda yüzde 27 düşüş”
Zeytin ihracatının 2025 yılda yüzde 27 düşüş yaşandığını ifade eden Uygun, “2024/25 sezonunda toplam ihracatımız, bir önceki sezona göre yüzde 27 düşerek 763 milyon dolardan 559 milyon dolara gerilemiştir. Ancak ürün bazında baktığımızda iki farklı tablo görüyoruz. Sofralık zeytin ihracatımız güçlü bir performans sergilemiştir. 255 milyon dolarlık ihracatla hedeflerimizi aşarken, siyah zeytinde yüzde 19, yeşil zeytinde yüzde 29 artış sağladık ve 117 ülkeye ulaştık. Buna karşılık, zeytinyağı ihracatımız yüzde 50 düşüşle 252 milyon dolara gerilemiştir. Miktar bazında da 70 bin tondan 50 bin tona düşüş yaşanmıştır. Bu düşüş sadece küresel fiyatlarla açıklanamaz. Uygulanan kısıtlamalar ve düzenlemeler, rekabet gücümüzü zayıflatmış ve pazar kayıplarına yol açmıştır. 2025/26 sezonunun ilk verileri de bu tabloyu destekliyor. 31 Mart itibarıyla ihracatımız yüzde 38 düşerek 192 milyon dolara gerilemiştir.
Zeytinyağında ciddi bir daralma yaşanırken, sofralık zeytin ihracatı 135 milyon dolar seviyesinde kalmıştır” diye konuştu.
“Sektörü ciddi şekilde temsil ettik”
Uygun, “Bu zorlu tabloya rağmen, Birlik olarak dış pazarlardaki çalışmalarımıza hız kesmeden devam ettik. Ticaret Heyetlerine önem veren bir birliğiz. Bütçemiz limitlerinde Ticaret Bakanlığının Uzak Ülkeler Stratejisi doğrultusunda; ABD, Kanada, Japonya ve Avustralya gibi hedef pazarlarda aktif çalışmalar yürüttük. Birçoğunuz bu heyetlere katılım sağladı. Aynı zamanda uluslararası prestijli fuarlarda sektörümüzü güçlü bir şekilde temsil etmeye devam ettik. ABD Summer Fancy Food ve Expo West, Japonya Foodex ve Çin Uluslararası İthalat Fuarı. 6 gıda birliğinin ortaklığıyla devam eden Turkish Taste turquality projesi ABD pazarındaki çalışmalarına devam ediyor. Bütçesel katkısı olmasa da tanıtım etkinliği olarak zeytin-zeytinyağı sektörünün en fazla kazanımı aldığına emin olabilirsiniz. Bu sene itibariyle Japonya pazarının da turquality projesine dahil edilmesi için girişimler başlatıldı. Geçtiğimiz 25 Mart tarihinde Sektör Çalıştayımızı gerçekleştirdik. Katılan ve destek veren firmalara teşekkürlerimi gönderiyorum. Sektörümüz, ithal girdiye bağımlı olmayan yapısıyla ülkemize net döviz kazandıran stratejik bir alandır. Bu gücün sürdürülebilir şekilde ihracata yansıması, hem üretici hem ihracatçı için hayati önem taşımaktadır. Bunun ilk şartı ise öngörülebilirliktir. Öngörülebilirliğin temeli de doğru rekolte tespitidir. Eksik veya hatalı veriler, yanlış politikalara ve ciddi kayıplara yol açmaktadır. Bu nedenle çalıştayımızda konuyu bilimsel bir zemine taşıdık. İspanya’dan gelen uzmanların katkılarıyla, rekolte tahmininde modern ve güvenilir yöntemleri ele aldık. Hedefimiz; geleneksel tahminler yerine, teknolojiye dayalı, doğru ve kesin verilerle hareket etmektir. Aynı toplantıda ele aldığımız bir diğer kritik konu ise Avrupa Birliği kotalarıdır. Türkiye, zeytinyağında dünyanın en büyük ikinci üreticisi konumuna ulaşmışken, Avrupa Birliği tarafından uygulanan 100 tonluk kota; üretim gücümüzle ve hedeflerimizle kesinlikle örtüşmemektedir. Öte yandan, rakip ülkelere on binlerce tonluk gümrüksüz giriş imkânı sağlanırken, ülkemize getirilen bu sınırlama açık bir eşitsizliktir. Bu engelin kaldırılması, markalı ürünlerimizin Avrupa pazarında büyümesi açısından hayati önem taşımaktadır. Tüm sektörün ortak hareket etmesi gereken süreçteki ciddi girişlerimizi ve çalışmalarımızı başlattık” değerlendirmesinde bulundu.
“İhracatı büyüme trendine sokacağız”
Uygun, “Önümüzdeki dönemde temel hedefimiz; ihracatımızı yeniden büyüme trendine sokmak ve katma değerli ürün ihracatını artırmaktır. Bu doğrultuda başlattığımız OLIVEtoLIVE UR-GE Projesi, sektörümüz adına önemli bir adımdır. 60 firmadan gelen rekor başvuru, sektörümüzün vizyonunu açıkça göstermektedir. Bu proje ile firmalarımızın ihtiyaçlarını belirleyecek, eğitim ve danışmanlık süreçleriyle rekabet güçlerini artıracağız. Markalaşma ve pazarlama faaliyetleriyle uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma gelmelerini sağlayacağız. Aynı zamanda önceliklerimiz arasında; öngörülebilir bir ihracat ortamı oluşturmak, fiyat istikrarını sağlamak ve ambalajlı ihracatı desteklemek yer almaktadır. Avrupa Birliği kotaları gibi yapısal sorunların çözümü de sektörümüz için kritik önem taşımaktadır” dedi.





