Gündem

Sözleşmeli erlere kamu ataması için kanun teklifi verildi

CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, sözleşmeli erlerin görev bitimi sonrasında orman muhafaza memuru, infaz ve koruma memuru ile çarşı ve mahalle bekçisi olarak atanabilmelerinin önünü açan kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu. Teklif, hem istihdam güvencesi hem de TSK’da motivasyon artışı hedefi taşıyor.

Abone Ol

Cumhuriyet Halk Partisi Çanakkale Milletvekili ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Grup Sözcüsü Özgür Ceylan, sözleşmeli erlerin görev süreleri sona erdikten sonra kamuya geçişlerini kolaylaştıracak kapsamlı bir kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu. Teklif, özellikle görev sırasında zor koşullarda tecrübe kazanan sözleşmeli erbaş ve erlerin, sivil hayatta karşılaştıkları istihdam sorunlarına çözüm üretmeyi amaçlıyor.

Kamuya geçişte yüzde 20’lik kontenjan önerisi

Kanun teklifinin merkezinde, her yıl ilan edilen orman muhafaza memuru, infaz ve koruma memuru ile çarşı ve mahalle bekçisi alımlarında kontenjanların en az yüzde 20’sinin sözleşmeli erbaş ve erlerden karşılanması bulunuyor. Bu atamaların, söz konusu kadroların gerektirdiği özel şartları taşımak kaydıyla yapılması öngörülüyor. Böylece hem kamu kurumlarının ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağı karşılanacak hem de görevini tamamlamış personelin sivil yaşama geçişi desteklenecek.

“Moral ve motivasyonu artıracak bir adım”

Ceylan, teklifin gerekçesinde Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu ile Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu’nda değişiklik öngördüklerini belirtti. Amaçlarının, geçmişte sözleşmeli erbaş ve er olarak görev yapmış ancak herhangi bir kamu kurumuna atanamamış gençlerin yaşadığı umutsuzluğu gidermek olduğunu vurguladı. Ceylan’a göre bu düzenleme, halen görevde olan personelin de geleceğe daha güvenle bakmasını sağlayacak ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nde iş barışına katkı sunacak.

Zor koşullarda kazanılan deneyim vurgusu

Teklifin gerekçesinde, sözleşmeli erlerin özellikle kırsal ve riskli bölgelerde edindikleri deneyime dikkat çekildi. Orman muhafaza, infaz ve koruma ve bekçilik gibi görevlerin, disiplin, fiziki dayanıklılık ve kriz yönetimi gerektirdiği ifade edilerek, bu alanlarda görev yapacak personelin sahaya yabancı olmamasının kamu yararı açısından önem taşıdığı belirtildi. Bu kapsamda, atanamayan sözleşmeli erbaş ve erlere “pozitif ayrımcılık” uygulanmasının hem bireysel hem de kurumsal fayda sağlayacağı savunuldu.

“Sözleşme bitince sivil hayatta yalnız kalıyorlar”

Ceylan, açıklamalarında sözleşmeli erlerin görev süresi dolduğunda yaşadığı sorunlara da dikkat çekti. Görev sırasında ağır fiziki koşullarda ve yüksek risk altında çalışan bu personelin, sağlık sorunları ortaya çıktığında sözleşmelerinin feshedilerek kurumla ilişiklerinin kesildiğini belirtti. Bu durumun, deneyimli personelin sistem dışına itilmesine yol açtığını söyleyen Ceylan, düzenlemenin bu kırılganlığı azaltmayı hedeflediğini ifade etti.

TSK’da profesyonelleşme oranı yükseldi

Kanun teklifinin arka planında, Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki profesyonelleşme süreci de yer alıyor. Ceylan, Hava, Deniz ve Kara Kuvvetleri ile Jandarma birliklerinde profesyonel kadroların oranının yüzde 90’lara ulaştığını belirterek, bu dönüşümün deneyimli personelin daha uzun süre sistemde tutulmasını gerekli kıldığını savundu. Bu bağlamda teklif, yalnızca istihdamı değil, kurumsal sürekliliği de hedefliyor.

Hizmet süresi 14 yıla çıkarılsın önerisi

Teklifte dikkat çeken bir diğer düzenleme ise sözleşmeli erbaş ve erler için öngörülen 7 yıllık hizmet süresinin 14 yıla çıkarılması. Ceylan, mevcut sistemde personelin arzu etse bile yedi yıldan fazla görev alamadığını, bunun da birikmiş tecrübenin erken kaybına yol açtığını ifade etti. Hizmet süresinin uzatılmasıyla, modern teçhizat ve silah sistemleriyle donatılmış birliklerde deneyimli personelden daha uzun süre faydalanılabileceği görüşü dile getirildi.

Kamu yararı ve istihdam güvenliği birlikte hedefleniyor

Teklifin gerekçesinde, kamu kurumlarının ihtiyaçları ile sözleşmeli erlerin istihdam güvencesinin birlikte ele alındığı vurgulandı. Zor şartlarda görev yapmış, disiplin ve saha deneyimi olan personelin kamuya kazandırılmasının, hem hizmet kalitesini artıracağı hem de gençlerin sivil hayata uyumunu kolaylaştıracağı ifade edildi. Bu yaklaşımın, sosyal devlet ilkesiyle de uyumlu olduğu belirtildi.