İzmir kamuoyunda son günlerde geniş yankı uyandıran ve vatandaşlar arasında tedirginliğe yol açan "Tahtalı Barajı'na kanalizasyon suyu karışıyor" iddialarına, İzmir Büyükşehir Belediyesi en üst makamdan yanıt verdi. Uzun süren kuraklık döneminin ardından barajlardaki doluluk oranlarının artışıyla yüzlerin güldüğü bir dönemde, böyle bir iddianın gündeme getirilmesini "manidar" bulan Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, yaptığı yazılı açıklamada asılsız iddiaların şehre huzursuzluk vermekten başka bir amaca hizmet etmediğini belirtti. Yıldır, İzmir’in su kaynaklarının korunması ve halka ulaştırılması süreçlerinin tamamen bilimsel veriler ışığında yönetildiğini hatırlatarak, ortaya atılan iddiaların hiçbir reel karşılığı bulunmadığını ifade etti.
"Yağmur suyu ile kanalizasyon hattı birbirine karışmıyor"
İddiaların merkezinde yer alan Gaziemir Sarnıç bölgesindeki duruma açıklık getiren belediye yetkilileri, bölgedeki teknik altyapının işleyişi hakkında detaylı bilgi paylaştı. Sarnıç bölgesinde yağmur suyu kanalından akarak dereye ulaşan suyun, şehir kanalizasyon şebekesiyle hiçbir fiziksel bağlantısının bulunmadığı vurgulandı. Dereye ulaşan doğal yağış sularının kasıtlı olarak "kanalizasyon suyu" gibi servis edilmesinin kamuoyunu manipüle etmeye yönelik bir girişim olduğu belirtildi. Ayrıca, Gaziemir Sarnıç Plevne Caddesi üzerinde bulunan atık su terfi merkezinin son derece güvenli çalıştığı, atık suların 750 metre uzaklıktaki güvenli tahliye noktalarına kapalı sistemlerle taşındığı bilgisi paylaşılarak, sızıntı veya deşarj iddiaları teknik olarak yalanlandı.
Belediye kanadından yapılan açıklamada, iddiaların hukuki boyutuyla ilgili de önemli bir düzeltme yapıldı. 2 Şubat 2026 tarihine ait İZSU Genel Müdürlüğü'ne tebliğ edilmiş herhangi bir idari para cezası veya yaptırım kararının bulunmadığı açıkça belirtildi. "Ceza kesildi" haberlerinin gerçeği yansıtmadığını ifade eden yönetim, kurumun itibarını zedelemeye yönelik bu tür söylemlere karşı hukuki hakların saklı tutulduğunu bildirdi. İzmir'in içme suyu güvenliğinin sadece İZSU tarafından değil, bağımsız kurumlarca da denetlendiği hatırlatılarak, halkın musluklarından akan suyun uluslararası standartlarda olduğu bir kez daha tescillenmiş oldu.
80 farklı noktadan numune: Suya 24 saat sıkı takip
İzmirlilerin içme suyu konusundaki hassasiyetini anladıklarını belirten Dr. Zafer Levent Yıldır, denetim mekanizmalarının ne kadar sıkı işlediğini rakamlarla anlattı. Şebekeye verilen suların, Sağlık Bakanlığı İl Halk Sağlığı Müdürlüğü ve İZSU laboratuvarları tarafından tam 80 ayrı noktadan alınan numunelerle sürekli analiz edildiği kaydedildi. "İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkındaki Yönetmelik" standartlarına harfiyen uyulduğunu belirten Yıldır; Tahtalı Barajı ve Gaziemir bölgesinden alınan son analiz sonuçlarının, suyun kimyasal ve biyolojik açıdan "standartlara uygun ve güvenilir" olduğunu kesin bir dille ispatladığını söyledi. Vatandaşların gönül rahatlığıyla su tüketebileceğini belirten Büyükşehir, "Asılsız iddialara değil, bilimsel verilere itibar edin" çağrısında bulundu.