EKONOMİ

Tugay'dan DSİ'ye iş birliği çağrısı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, kentin giderek büyüyen su sorununa dikkat çekmek ve çözüm önerilerini paylaşmak üzere katıldığı Su Konferansı’nda, Devlet Su İşleri (DSİ) ile yaşanan onay krizini gündeme taşıdı. 4 Ağustos’ta yapılan 8 kuyu başvurusunun hala yanıtlanmadığını belirten Tugay, "Barajları DSİ yapar, belediyeler suyu dağıtır" diyerek yetki paylaşımının net olduğunu hatırlattı ve merkezi idareye iş birliği elini uzattı.

Abone Ol

İzmir, iklim değişikliğinin ve kuraklığın etkilerini her geçen gün daha derinden hissederken, su yönetimi konusundaki tartışmalar kentin gündeminden düşmüyor. Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) ev sahipliğinde düzenlenen ve İzmir Ticaret Borsası ile Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın katkılarıyla gerçekleşen "Su Konferansı", kentin tüm paydaşlarını İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi’nde bir araya getirdi. Konferansta kürsüye çıkan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, hem kentin su vizyonunu anlattı hem de merkezi idareyle yaşanan yetki ve onay süreçlerine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Tugay’ın konuşmasının odağında, İzmir’in su ihtiyacını karşılamak adına atılan adımların bürokratik engellere takılması ve DSİ ile yaşanan iletişim kopukluğu vardı.

Bürokrasi çarkları yavaş dönüyor, susuzluk kapıda

Başkan Tugay, sunumunda kentin su arz güvenliğini sağlamak için İZSU ekiplerinin insanüstü bir gayretle çalıştığını vurguladı. Ancak bu çabaların, onay süreçlerindeki tıkanıklıklar nedeniyle sekteye uğradığını belirtti. Tugay, özellikle Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) tarafından onay bekleyen sondaj başvurularına dikkat çekti. "4 Ağustos’ta yaptığımız yeni 8 kuyu başvurumuzun onaylanmasını bekliyoruz, sondaj makinelerimizi aylardır hazır halde bekletiyoruz" diyen Tugay, ayrıca 41 adet eski kuyunun yenilenmesi için 45 gün önce yapılan başvurunun da henüz sonuçlanmadığını ifade etti. Bu gecikmelerin, suyun her damlasının kıymetli olduğu bir dönemde zaman kaybına yol açtığına işaret eden Tugay, baraj yatırımlarının da bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

"Yasa açık: Barajı devlet yapar, suyu belediye dağıtır"

Konuşmasında yasal mevzuata da atıfta bulunan Cemil Tugay, su yönetimindeki görev dağılımının kanunlarla net bir şekilde belirlendiğini hatırlattı. DSİ’nin kuyu açma izinleri konusundaki açıklamalarına tepki gösteren ve kurumun doğruyu söylemediğini iddia eden Tugay, iş birliği çağrısını yineledi. "Türkiye’de su altyapısına ilişkin görev paylaşımı nettir: DSİ barajları yapar, belediyeler suyu dağıtır. 1053 sayılı Kanun bu görev paylaşımını net biçimde tanımlar, büyük yatırımlar DSİ tarafından yapılır, yerel yönetimler protokollerle sürece dahil olur. Anayasa da merkezi idare ile yerel yönetimler arasındaki bu dengeyi açıkça korur." diyen Tugay, bu dengenin anayasal güvence altında olduğunu belirtti. Tugay, suyun siyaset üstü bir konu olduğunu ve kurumlar arası çekişmelere kurban edilemeyecek kadar hayati bir önem taşıdığını vurgulayarak, "Planlamayı, tasarrufu ve geleceği birlikte tasarlayıp birlikte kurmalıyız" mesajını verdi.

Yeraltı suları tükenirse B planımız ne olacak?

İzmir’in su kaynaklarının durumu hakkında karamsar bir tablo çizen Başkan Tugay, yeraltı sularının haritalandırılması çalışmalarına başladıklarını duyurdu. Dünyadaki suyun sadece çok küçük bir kısmının kullanılabilir olduğuna dikkat çeken Tugay, "Yüzde 2,5’un yüzde 1,2’si kadar su miktarına 8 milyar insan, bir o kadar doğa, tarım, her türlü canlı muhtaç durumda. Dünyanın her tarafında su var gibi görülüyor ama kullanılabilecek su miktarı sınırlı" dedi. İklim krizinin ve insan faaliyetlerinin su kaynaklarını hızla tükettiğini belirten Tugay, "Yeraltı ve yer üstü su kaynakları bittiğinde ne yapacağız?" sorusunu yönelterek, çözümün bilim ve teknolojide aranması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda deniz suyu arıtma sistemleri üzerinde çalıştıklarını ve bulut tohumlama gibi alternatif yöntemleri gündeme aldıklarını ifade etti.

Yanlış tarım politikaları suyu tüketiyor

Konferansta tarımsal sulama konusuna da değinen Cemil Tugay, su krizinin yönetiminde tarım politikalarının kilit rol oynadığını savundu. İzmir’de sanayi su tüketiminin Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu, ancak asıl tüketimin tarımda gerçekleştiğini belirten Tugay, mevcut teşvik sistemini eleştirdi. "En yüksek su ayak izine sahip ürünler, aynı zamanda kamu destekleriyle en çok teşvik edilen ürünler arasında yer alıyor. Yani bir yandan su kıtlığından söz ederken, diğer yandan suyu en çok tüketen üretim desenini desteklemeye devam ediyoruz" diyen Tugay, bu tezatlığın giderilmesi gerektiğini vurguladı. Meselelerinin tarımı desteklemekten vazgeçmek olmadığını, ancak hangi havzada hangi ürünün yetiştirileceğinin su varlığına göre yeniden planlanması gerektiğini sözlerine ekledi.