SEMİ TEKTAŞ/İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odası Birliği'ni ziyaret etti. Birlik ziyaretinse Tugay’ı esnafın Başkanı Yalçın Ata karşıladı. Başkan Ata görüşmeden esnafın sorunlarını dile getirirken Başkan Tugay ise sorunların çözümü için ortak akıl ve uzlaşı ile çözüleceğini söyledi.
Tugay konuşmasında AK Partiye geçişi sonrasında yaşanan süreçler ile ilgili konuştu. Tugay konuşmasında sık sık Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı övdü.

“Bildiğiniz Cemil Tugay hiçbir şekilde değişmedi”

Yüzlerinize baktığım zaman çoğunuzu tanıyorum. Yedi buçuk yıllık belediye başkanlığım döneminde gerek Karşıyaka’da gerekse Büyükşehir Belediyesinde farklı vesilelerle bir araya geldik, birbirimizle muhatap olduk. Zaman içerisinde dostluk seviyesinde yakınlaştığımız, birbirimizi çok iyi tanıdığımız insanlar oldu. Her birinize ayrı ayrı minnettarım. Ancak bireysel olarak hissettiklerimin yanı sıra şehrimiz adına da şunu söylemem gerekiyor: Esnaf, şehrin ekonomisinin, kalkınmasının ve gelişmesinin; insanların iş ve aş sahibi olmasının, ihtiyaçlarının karşılanmasının ve onlara hizmet götürülmesinin ana omurgalarından biridir.
Yalçın Başkanım, 235 bin esnaf ve sanatkarı temsil ettiğinizi söyledi. İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğinin bu anlamda çok kıymetli bir kurum olduğunu ve iş birliği yaparken en fazla öncelik vermemiz gereken kurumlardan biri olduğunu zaten biliyorum. Bugün aranızda bulunmam için Yalçın Başkanım özellikle davet etti ve beni görmek istediklerini söyledi.
Son zamanlarda baktığımda, günden güne bu bakışla daha fazla karşılaşıyorum. İnsanlar, “Cemil Tugay acaba bir şeyleri değiştirdi mi?” diye bakıyorlar. Açıkçası çalışma planı açısından çok şey değiştirdim. Bu doğru. Bundan sonrası için daha fazla iş yapmak adına planlarımızı ve programlarımızı yeniden gözden geçirdik.
Ancak kişilik olarak, bildiğiniz Cemil Tugay hiçbir şekilde değişmedi, değişmez de. Dün, daha önce tanıdığınız ya da tanımadığınız zamanlarda kimsem, neysem, nasılsam bugün de aynı şekilde devam ediyorum. Bunun doğru anlaşılması benim için çok değerli. Benim, sizin belediye başkanınızın, hemşehrinizin, kardeşinizin; adeta ailenizden biri gibi görülmesini çok istiyorum. Çünkü ben buraya bir görevi yerine getirmek, insanlarımızın sorunlarına çözümler üretmek ve onlara hizmet sunmak için geldim.

“Ben durup dururken bu noktaya gelmedim”

Elbette sistem gereği belli siyasi partilerde siyaset yapıyoruz ve onların adayı oluyoruz. Ancak asıl konumuz bu değil. Bunu yakın olduğum bazı insanlarla da konuştum. Onlara, “Beni ne için seçtiniz? Belediye başkanlığı yapayım diye, öyle değil mi?” diye sordum.
İzmir’de kaç kişinin bir belediye başkanına “Sen işini yapma da siyaset yap” dediğini bilmiyorum. Şehre saygısı olan kaç kişi böyle düşünür, onu da bilmiyorum. Siyaset kıymetlidir. Belli siyasi görüşleri savunmak önemlidir. O görüşlerin taşıdığı değerleri yansıtmak gerekir, bu doğrudur. Ancak dikkatli baktığınızda hepimizin neticede vatanını ve milletini gözeten, onları ve onlara hizmet etmeyi önceliğine koyan, insanların iyiliği için bir şeyler yapmaya çalışan insanlar olduğunu bilin ve unutmayın.
Bu anlamda, asıl gayesi ülkesine hizmet etmek olan insanların dönüp dolaşıp aynı noktada buluştuğunu biliyorum. Bu nedenle geçtiğimiz yıllarda hiçbir zaman siyasi kutuplaşmanın bir parçası olmadım. Zaman zaman anlaşmazlıklarımız, tartışmalarımız ve farklı noktalara ulaştığımız durumlar oldu. Doğrudur. Ancak bunlar, görevimin gereği olarak savunmam gereken konularla ya da taleplerimin yerine getirilmesi amacıyla yürüttüğüm çalışmalarla ilgiliydi.
Hiçbir zaman vatanını ve milletini seven, değerlerimize bağlı herhangi bir yurttaşımızı ya da siyasetçiyi kötü görmedim ve kötü göstermeye çalışmadım.
Yaşananları uzun uzun anlatmaya gerek yok. Her şey herkesin gözü önünde yaşanıyor. Ancak ben durup dururken bu noktaya gelmedim. Bazı şeyler yaşadım. Bunların böyle gelişeceğini öngöremiyordum. Ülkemizdeki siyasi gelişmeler, şehre karşı sorumluluğumu yerine getiremez hale gelmeme neden olunca bir yol ayrımına gelmek zorunda kaldım.
Bu konuyu çok fazla anlatmak da istemiyorum. Çünkü bir arkadaşım bana, “Bundan sonra senin konuşman değil, hizmet yapman lazım” dedi.
Sadece gözlerinizdeki soru işaretlerini gördüğüm için bunları biraz açıklamak istedim. Yoksa niyetim konuşarak bir şeyler anlatmak değil. Bundan sonraki davranışlarımızla, yapacağımız işlerle ve heyecanımızla insanlara bir şeyler anlatmak, bir şeyler göstermek istiyorum.
Tekrar söylüyorum: İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak kişiliğim açısından daha önce nasılsam şimdi de aynıyım. Hiçbir şey değişmedi, değişmez de.

“Cumhurbaşkanının İzmir’e bu kadar ilgisi olduğunu bilmiyordum”

Ancak Büyükşehir Belediye Başkanı olarak daha önce İzmir’le ilgili 100 hayalim varsa bugün bin hayalim var. Bu önemli. Hayaller kurabilmek, talepleri ortaya koyabilmek ve bunlar için çaba gösterebilmek önemli. Çünkü bu hayaller benim kişisel beklentilerim değil. İnsanlarımızın ihtiyaçlarını karşılamak ve sorunlarını gidermek üzere tasarladığımız, daha önce yapmakta zorlandığımız ancak bugün artık yapabileceğimize inandığımız işlerdir.
Sayın Cumhurbaşkanımızla konuştuğumda, daha önce kendisiyle bu kadar yakın bir diyaloğum olmamıştı. İlk kez konuşma fırsatı buldum. İzmir'e, tahmin ettiğimden daha fazla ilgi duyduğunu ve kentle ilgili düşündüğümden daha fazla bilgi sahibi olduğunu gördüm. Bunu dürüstçe söylüyorum. Çünkü kendisiyle konuşma fırsatı bulamadığımız zamanlarda, İzmir’de olup bitenleri çok yakından takip etmediğini düşünebiliyoruz. Ancak tam tersine, İzmir’i oldukça yakından takip ettiğini ve kent hakkında pek çok şey bildiğini bizzat kendisiyle konuştuğumuzda anlıyoruz.
Kendileriyle birlikte çalışma durumuna geldiğimde, bu ilginin hizmetler açısından bir fedakarlığa dönüşerek İzmir lehine olumlu sonuçlar doğuracağını da kendisiyle yaptığım görüşmede duymuş oldum.
Ben Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı Türkiye’nin yetiştirdiği, özellikle son 25 yılına damgasını vurmuş en güçlü, en birikimli ve en değerli siyasetçilerden biri olarak görüyorum. Bunun tersini zaten kimse söylemez. Kendisi bunu çalışmasıyla, aklıyla ve becerisiyle başarmıştır. Eminim ki 100 yıl, 200 yıl sonra da yaptığı iyi işlerle ve bu ülkeye verdiği hizmetlerle anılacaktır.
Herkes siyasi tercihinde özgürdür. Önümüzdeki seçimlerde herkes istediği kişiye oy vermeye devam edecektir. Ancak İzmir’de kutuplaşmanın ve kutuplaştırmanın tamamen esiri olduğumuz, insanları anlamadan, bilmeden ve önyargılarla değerlendirdiğimiz bu bakış açısından uzaklaşarak daha objektif bir noktaya dönmek zorunda olduğumuzu düşünüyorum. Bende böyle bir düşünce ve duygu oluştu.
Çünkü şunu anlıyorum: Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’la bir araya gelip konuştuğumda, eğer sizler de kendisiyle birebir konuşabilseydiniz ve teknik olarak mümkün olsaydı, muhtemelen bana hissettirdiklerini size de hissettirirdi.
Kendisini çalışkan, gerçekçi ve iyi yürekli bir insan olarak gördüm. Ülkesini seviyor, milletine karşı büyük bir özen taşıyor. İnşallah bundan sonraki dönemde İzmir’e daha fazla ziyaret gerçekleştirerek bunu gösterme fırsatı da bulur.

"Uzlaşı ve ortak akıl çağrısı"

İESOB Başkanı Yalçın Ata, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın ziyaretinde esnaf ve sanatkarların yaşadığı sorunları ve yerel yönetimlerden beklentilerini dile getirdi. Yaklaşık 235 bin esnaf ve sanatkarı temsil eden oda başkanları ve yöneticilerinin de katıldığı buluşmada Ata; ruhsat harçları, su tarifeleri, katı atık bedelleri, işgaliye ücretleri ve ilan-reklam bedellerinin küçük işletmeler üzerindeki mali yüküne dikkat çekti. Belediyelerle esnaf teşkilatı arasında güçlü bir iş birliği ve düzenli istişare mekanizması kurulmasını isteyen Ata, sorunları ve çözüm önerilerini içeren 23 maddelik raporu da Büyükşehir Belediye Başkanı’na sunacaklarını belirtti.

İzmir’in emeğini, üretimini ve alın terini temsil eden esnaf teşkilatı adına konuşan İESOB Başkanı Yalçın Ata, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek kent yönetiminde ortak aklın ve diyaloğun önemini vurguladı.

İzmir gibi büyük, köklü ve yüksek potansiyele sahip bir kente hizmet etmenin önemli bir sorumluluk, güçlü bir irade ve fedakarlık gerektirdiğini belirten Ata, esnaf teşkilatına yapılan ziyareti yalnızca bir nezaket buluşması olarak değerlendirmediklerini söyledi. Ata, ziyaretin İzmir’in ekonomik ve sosyal yaşamında önemli bir yere sahip olan esnaf ve sanatkarlara verilen değerin göstergesi olduğunu ifade etti.

Kent yönetiminde başarının toplumun bütün kesimlerini dinlemekten, farklı görüşleri değerlendirmekten ve ortak akılla hareket etmekten geçtiğini kaydeden Ata, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın esnaf temsilcileriyle bir araya gelmesinin diyaloğa ve iş birliğine verilen önemi gösterdiğini belirtti. İzmir’in daha yaşanabilir, üretken ve ekonomik açıdan güçlü bir kent olması için ortaya konulacak yapıcı çalışmaların yanında olacaklarını dile getirdi.

“235 bin esnaf ve sanatkarı temsil ediyoruz”

Toplantıda bulunan oda başkanları ve yöneticilerinin yaklaşık 235 bin esnaf ve sanatkarı temsil ettiğini belirten Ata, teşkilatın sahadaki deneyimine dikkat çekti. Her bir oda başkanının kendi meslek grubunun sorunlarını yakından takip ettiğini ve çözüm üretmek için emek verdiğini ifade eden Ata, esnaf teşkilatının birikimiyle Büyükşehir Belediyesinin hizmet anlayışının bir araya gelmesinin İzmir için daha verimli sonuçlar doğuracağını söyledi.

Belediyeleri rakip olarak değil, kentin gelişimi için birlikte çalışılması gereken paydaşlar olarak gördüklerini vurgulayan Ata, İzmir’in başarısının kurumların birbirini anlaması ve ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesiyle mümkün olacağını kaydetti.

“Esnafın ayakta kalma mücadelesi dikkate alınmalı”

Esnaf ve sanatkarların çözüm bekleyen önemli sorunları bulunduğunu belirten Ata, ruhsat harçları, su tarifeleri, katı atık bedelleri, işgaliye ücretleri ve ilan-reklam bedellerinin özellikle küçük işletmeler üzerinde ciddi bir mali yük oluşturduğunu söyledi.

Bazı belediyelerde ruhsat harçlarında yaşanan yüksek artışların esnafın faaliyetlerini sürdürmesini zorlaştırdığını ifade eden Ata, yoğun su kullanmak zorunda olan meslek gruplarının da su faturaları ve katı atık bedelleri nedeniyle önemli sıkıntılar yaşadığını dile getirdi.

Belediyelerin hizmetlerini sürdürebilmek için kaynaklara ihtiyaç duyduğunu kabul ettiklerini belirten Ata, buna karşın küçük esnafın ekonomik koşullarının ve ödeme gücünün de göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.

Ata, “Beklentimiz, belediyelerimizin hizmet ihtiyaçlarıyla esnafımızın ayakta kalma mücadelesi arasında adil ve sürdürülebilir bir dengenin kurulmasıdır” dedi.

Esnafın yaşadığı sorunların çözümü için belediyelerin yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemesini beklediklerini belirten Ata, güçlü bir diyalog kurulması halinde pek çok sorunun çözüme kavuşturulabileceğine inandıklarını ifade etti.

Ruhsat ve izin süreçleri hızlandırılmalı

Esnaf teşkilatının yerel yönetimlerden beklentilerini sıralayan Ata, ruhsat ve izin süreçlerinin hızlandırılması, bürokratik işlemlerin sadeleştirilmesi gerektiğini söyledi. Ruhsat, işgaliye ve ilan-reklam ücretlerine ilişkin düzenlemelerde esnaf teşkilatının görüşlerinin alınmasını isteyen Ata, su tarifeleri ve katı atık bedellerinin yeniden değerlendirilerek esnafın üzerindeki mali yükün hafifletilmesi çağrısında bulundu.

Kayıt dışı faaliyetlerle ve haksız rekabetle mücadelede yerel yönetimlerle iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini de vurgulayan Ata, belediyeler ile oda başkanları arasında düzenli bir istişare mekanizması oluşturulmasını önerdi.

Emekli maaşları ocakta ne kadar olacak? İşte anket sonuçları!
Emekli maaşları ocakta ne kadar olacak? İşte anket sonuçları!
İçeriği Görüntüle

Esnafın beklentilerinin doğrudan yerel yönetimlere aktarılmasının ve çözüm önerilerinin birlikte geliştirilmesinin önemine dikkat çeken Ata, sorunların yalnızca dile getirilmesiyle yetinmediklerini, çözüm sürecine de katkı sunmak istediklerini belirtti.

“Esnafı yaşatmak, İzmir’in sosyal dokusunu korumaktır”

Esnafın yalnızca ekonomik hayatın bir parçası olmadığını, istihdamın, üretimin, dayanışmanın ve mahalle kültürünün de önemli bir unsuru olduğunu ifade eden Ata, küçük işletmelerin kent yaşamındaki yerine dikkat çekti.

Ata, “Bir mahallede esnafın kepengi açıksa orada hayat vardır. Ustanın tezgahı çalışıyorsa orada üretim, gençlerimize iş imkanı sunuluyorsa orada gelecek vardır” diye konuştu.

Esnafın zor zamanlarda komşusuna destek olduğunu, mahallesine güven verdiğini ve toplumsal dayanışmayı yaşattığını belirten Ata, esnaf ve sanatkarların köklü bir geleneğin temsilcileri olduğunu söyledi. Esnafın ayakta kalmasının yalnızca ekonomik faaliyetlerin devam etmesi anlamına gelmediğini vurgulayan Ata, bunun aynı zamanda İzmir’in sosyal dokusunun ve ekonomik canlılığının korunması açısından da önem taşıdığını dile getirdi.

Yerel yönetimlerin esnafı gözeten politikalar geliştirmesinin bu nedenle büyük önem taşıdığını belirten Ata, esnafın ihtiyaçlarının kent yönetiminin karar alma süreçlerinde dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

“Önceliğimiz siyasi hesaplar değil, ortak menfaatler”

İzmir esnaf teşkilatı olarak siyaset üstü bir anlayışla hareket ettiklerini söyleyen Ata, önceliklerinin siyasi hesaplar değil, esnafın ve İzmirli yurttaşların ortak menfaatleri olduğunu kaydetti.

İzmir’e değer katacak, yurttaşların yaşamını kolaylaştıracak ve esnafın sorunlarını giderecek her çalışmayı desteklemeye hazır olduklarını belirten Ata, kentte farklı kesimlerle kurulacak güçlü iş birliğinin yerel yönetimlerin çalışmalarına da katkı sağlayacağını ifade etti.

Ata, Büyükşehir Belediyesinin İzmir’in ihtiyaçlarını karşılamak ve kenti daha ileriye taşımak amacıyla yürüttüğü çalışmaların farklı kesimlerle kurulacak iş birliği sayesinde daha etkili sonuçlar doğurabileceğini söyledi.

Esnaf Çalıştayı’nın devamı isteniyor

Eylül ayında İzmir’de ilk kez düzenlenen Esnaf Çalıştayı’nı önemli bir adım olarak değerlendiren Ata, kurumların bir araya gelerek sorunları ele almasını ve çözüm önerilerini birlikte geliştirmesini kent adına memnuniyet verici bulduklarını dile getirdi.

Bu tür buluşmaların yalnızca belirli dönemlerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Ata, esnafı ilgilendiren konularda yapıcı diyaloğun kalıcı hale getirilmesini istedi. Belediyeler ile esnaf teşkilatı arasında güçlü ve düzenli bir istişare düzeni kurulması çağrısını yineleyen Ata, sorunların birlikte değerlendirilmesi ve çözüm yollarının ortaklaşa belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

23 maddelik rapor sunulacak

Yerel yönetimlerle ilgili sorunları ve çözüm önerilerini içeren 23 maddelik raporu Büyükşehir Belediye Başkanı’na sunacaklarını açıklayan Ata, raporun esnafın beklentilerinin doğrudan aktarılması ve kalıcı çözümler geliştirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti.

Ata, “Amacımız yalnızca sorunları dile getirmek değil, çözümün bir parçası olmaktır. Esnafımızın beklentilerini sizlere doğrudan aktarmak ve birlikte kalıcı çözümler geliştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Esnaf teşkilatının sahadaki deneyimi, bilgi birikimi ve çözüm önerileriyle ortak çalışmaya hazır olduğunu belirten Ata, belediyelerle kurulacak güçlü iş birliğinin hem esnafa hem de kente önemli katkılar sağlayacağına inandığını söyledi.

İzmir’in herkesin ortak değeri olduğunu vurgulayan Ata, kente hizmet etmenin, yurttaşların yaşamına dokunmanın ve esnafın emeğini korumanın ortak sorumluluk olduğunu ifade ederek buluşmanın karşılıklı güveni pekiştirmesini ve yeni iş birliklerine kapı açmasını temenni etti.

Kaynak: HABER MERKEZİ