19 Mart’tan bu yana süren siyasi gerilim, Türkiye'nin ekonomisinde önemli bir belirsizlik yaratmış durumda. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve 100'ün üzerinde kişinin gözaltına alınması, ekonominin gidişatını doğrudan etkileyen gelişmeler arasında yer alıyor. İmamoğlu'nun tutuklanması ve sonrasında yaşanan dövizdeki hareketlilik ticari faaliyetlerde ciddi belirsizliklere yol açtı. İş dünyası, Merkez Bankası’nın gecelik borçlanma faizini artırmasının ardından, ticari kredi faizlerinin tavan yapmasıyla birlikte finansman sıkıntısı çekmeye başladı.
Kredi faizlerinde büyük artış
Merkez Bankası’nın faiz artırımı sonrası, ticari kredi faizleri kamuda yüzde 50’ye, özel bankalarda ise ortalama yüzde 52-53 seviyelerine kadar yükseldi. Bazı bankaların ise yüzde 59'a kadar faiz teklif ettiği öğrenildi. İş dünyası, bu artışın finansman erişimini zorlaştırdığını vurguluyor. Son dönemde Merkez Bankası'nın politika faizini düşürmesine rağmen, faiz artışı piyasaya yansıyan belirsizliği daha da derinleştiriyor. EKONOMİ’ye konuşan iş insanları, bu artışın, krediye erişim zorluğunu daha da pekiştirdiğini ifade ediyor.
Krediye erişimde yaşanan sıkıntılar
Siyasi gelişmelerin ve artan faizlerin etkisiyle bankaların kredi tahsisleri yavaşlamış durumda. İş dünyası kaynakları, 19 Mart’tan itibaren bankaların kredi başvurularına daha temkinli yaklaşmaya başladığını söylüyor. Bankalar, “limit doldu”gibi gerekçelerle kredi taleplerini geri çeviriyor. İşletme sermayesi gibi temel ihtiyaçlar için bile kredi verilmediğini belirten sektör temsilcileri, bayram öncesi finansman krizinin büyümesinden endişe ediyor. Ay sonuna yaklaşırken firmaların maaş ödemeleri ve diğer yükümlülükleri nedeniyle, kredilerin yavaşlatılması birçok firmayı zor durumda bırakacak gibi görünüyor.
Piyasada tedirginlik ve umutsuzluk
Bu sıkıntılar, piyasalarda büyük bir umutsuzluk yaratmış durumda. Bayram öncesi, iş dünyasında yaşanan belirsizlikler daha da derinleşmişken, finansman krizinin kısa vadede çözülmesi pek mümkün gözükmüyor. Gıda sektöründe faaliyet gösteren bir iş insanı, bankaların kredilere olumlu yaklaşmadığını belirtirken, yabancı para kredisi almanın da zorlaştığını ifade ediyor. Diğer yandan, hazır giyim sektöründen bir temsilci de, bankaların kredi taleplerini “limit yok”diyerek reddettiğini belirtiyor. Sektör temsilcileri, bu durumda ihracat pazarlarındaki belirsizliğin de arttığını vurguluyor.
Para çekme sıkıntısı
Krediye erişimle birlikte, bankalardan para çekme işlemleri de sorunlu hale gelmiş durumda. Birçok iş insanı, bankada bulunan kendi paralarını bile istediği şekilde çekemediğini dile getiriyor. İşletmeler, bankalar tarafından gerekçe gösterilen sınırlamalarla karşı karşıya. Bir iş insanı, daha önce banka şubesine bildirilen çekim taleplerinin kolayca yerine getirilebildiğini, ancak şu an yeni sınırlamalar ile bu sürecin aksadığını ifade ediyor.
İhracatçılar sipariş kaybından endişeli
İhracat sektörü de bu süreçten olumsuz etkilenmiş durumda. İhracatçılar, Türkiye’deki tedarikçilerle iletişime geçmeye çalışan yabancı müşterilerden endişe duyuyor. Rekabet gücünün zayıflaması, üretim maliyetlerindeki artış ve son olarak da finansman krizinin etkisiyle, ihracatçılar sipariş kaybı yaşamaktan korkuyor. Özellikle sektördeki belirsizliklerin devam etmesi, ihracat pazarlarındaki rekabeti zorlaştırıyor. Bir ihracatçı, bu koşullar altında, siparişlerin farklı pazarlara kayabileceği endişesini taşıyor.