İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçmesinin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım nedeniyle gözaltına alınan oyuncu Berna Laçin'in ifadesi gündeme geldi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlamasıyla hakkında soruşturma başlatılan Laçin, paylaşımının yanlış yorumlandığını savundu.

Ünlü oyuncu, ifadesinde amacının toplumsal gerilimi artırmak değil, yaşanan tartışmalar karşısında insanları sakinleştirmek olduğunu belirtti.

“İzmir daha önce de işgal edildi, Korkma!”

Berna Laçin'in gözaltına alınmasına neden olan süreç, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın parti değiştirmesinin ardından başladı.

Laçin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“İzmir daha önce de işgal edildi, Korkma!”

Bu sözlerin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Laçin, gözaltına alındığını ve evinde arama yapıldığını sosyal medya hesabından duyurdu.

İfadesinde televizyon programını hatırlattı

Berna Laçin, ifadesinde paylaşımının yapıldığı dönemde İzmir'de yaşanan siyasi gelişmelerin kamuoyunda yoğun şekilde tartışıldığını anlattı. Oyuncu, özellikle Akit TV'de Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu'nun İzmir'in “yeniden fethedilmesi” gerektiği yönündeki sözlerini hatırlattı.

Laçin'in ifadesinin tamamı şu şekilde:

Eşref Tek’in gençliği belli oldu! Yaz dizisinin gözdesi canlandıracak
Eşref Tek’in gençliği belli oldu! Yaz dizisinin gözdesi canlandıracak
İçeriği Görüntüle

"@bernalacin35_5 isimli rumuzlu X hesabı bana aittir. Ben İzmir Karşıyakalıyım. İzmir ile ilgili olan bütün haberleri çok takip ederim. Sosyal medyayı da aktif olarak kullanırım. 07/10/2026 tarihinde İzmir'in Belediye Başkanının parti değiştirmesi üzerine Akit TV'de bir programda Prof. Hüseyin Şeyhanlıoğlu "Ben İzmir'in bir daha fethedilmesi gerektiğini söylüyorum, bugün İzmir bir defa fethediliyor, yüz bilmem kaç yıllık esaretinden yeniden fethedilerek kurtarılıyor..." şeklinde yayında söylemde bulunduğu için ve buna benzer birçok söylemlerin basında, sosyal medyada, gündüz televizyon ve haber kanallarında dile getirildiği için benim de İzmir'li olmam ve bu konuda çok hassas olmamdan dolayı İzmir'li birçok sosyal medya takipçim ve çevremdeki beni tanıyan insanlar bana tweet atmaya başladılar. Bende bu tweetlere karşılık olarak insanları sakinleştirmek amacıyla kendi fikrimi tweetimde paylaştım. Bu tweeti paylaşmaktaki amacım İzmir'in başına daha önce neler neler gelmiş bir belediyeye başkanı olayı bu kadar büyütülecek bir durum değildir şeklinde açıklamaktı.

"TÜRKÇEMİZ KONUŞURKEN VE YAZARKEN FARKLI YERLERE ÇEKİLEBİLİR"

Tweetimde yer alan "Korkma!" şeklindeki söylemimde İstiklal Marşı'nda yer alan "Korkma!" ibaresine atıf şeklindedir. Ben istiklal marşının bu kısmını birçok yerde kullanırım. İnsanlar bu olayı insanlar kafasında çok büyüttü. Bana birçok tvitler göndermeye başladılar. Bende buna istinaden İzmir'in daha önce birçok şeyi atlattığını, büyütülmemesi gerektiğini anlatmak için böyle bir paylaşım yaptım. Benim amacım asla hiç kimseyi kin ve düşmanlığa sevk etmek değil aksine bu tip durumların geçici olduğu yaşanabileceği, büyütülmemesi gerektiğini izah etmekti. Türkçemiz konuşurken ve yazarken farklı yerlere çekilebilir. Bu söylemde İzmir'in daha önce işgal de yaşadığını, depremde yaşadığı gibi geçirilmiş olan olayları anlatmak şeklinde söylemim gerçekleşmiştir. Ama bu söylemim troller tarafından başka yerlere çekilerek olay bu aşamaya gelmiştir. Ben paylaşım yaptıktan sonra bir anda çevremdeki insanlar hakkımda soruşturma başlatıldığını söylemesi defalarca düşündüm, yaptığım paylaşımda hiçbir suç unsuru bulamadım.

İzmir bir daha fethedilecek şeklinde yapılan asıl bu söylemler insanları kışkırtıcı olmasına rağmen bunları dile getiren kişiler rahatça dışarıda bulunduğu halde benim geceyi nezarethanede geçirmem hukuka aykırıdır. Ben bu olayları hayretle karşılıyorum. Hiç kimse bu söylemleri söyleyeni çağırmıyor. Ben hukuksuz yere içeri atılıyorum. Benim trafik cezam bile olmadığı halde ülkemin tüm yasalarına uymama rağmen sırf bu paylaşımımdan dolayı içeri alınmam benim için çok alçaltıcı bir durumdu. Ben zaten asker kızıyım. Babam bu ülkenin sukuneti için çalışmışken benim ülkemin zararına olarak kimseyi kışkırtmam söz konusu değildir. Hatta şunu da ifade etmek istiyorum evimde yapılan aramada iki telefon alındı. Benim bir telefonum var. Sanırım diğeri babamın kullanmadığı telefonu idi. Bana ait olan telefonun içerisine de bakılacak olursa düzenli olarak troller tarafından "biz seni aldıracağız, göreceksin, tutuklanacaksın..." şeklinde tehdit içeren paylaşımlar bulunmaktadır. Bu da trollerin istedikleri anda istedikleri kişi hakkında algı yaptıklarını göstermektedir. Üzerime atılan halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme suçunu kabul etmiyorum. Paylaşımımda hiçbir suç unsuru yoktur."

Kaynak: HABER MERKEZİ