SAĞLIK

Canlı yayında kadavradan menisküs nakli

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi, tıp dünyasında çığır açan bir bilimsel şölene ev sahipliği yaptı. Türkiye'de sayılı merkezde gerçekleştirilebilen kadavradan menisküs nakli ve kök tamiri operasyonları, düzenlenen kapsamlı sempozyumda canlı yayınla tıp camiasına sunuldu. Spor yaralanmalarında umut olan bu yenilikçi cerrahi yöntemler, genç yaşta protez mahkumiyetini ortadan kaldırıyor.

Abone Ol

Ege Bölgesi'nin köklü bilim yuvası Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi, tıp literatürüne geçecek nitelikte ulusal çapta bir etkinliğe imza attı. Üniversitenin Dekanlık Konferans Salonu, Türkiye Spor Yaralanmaları Derneği Menisküs Kurulu ile omuz omuza gerçekleştirilen eşsiz bir bilimsel organizasyona ev sahipliği yaptı. Giderek artan spor yaralanmaları ve bu travmalara karşı geliştirilen en güncel tedavi yaklaşımlarının masaya yatırıldığı sempozyum, sadece teorik sunumlarla sınırlı kalmayarak ameliyathaneden aktarılan canlı cerrahi yayınlarıyla katılımcılara benzersiz bir görsel ve akademik deneyim sundu. Özellikle sporcuların korkulu rüyası haline gelen diz travmalarında çığır açan menisküs nakli ve menisküs kök tamiri operasyonları, aynı sempozyum çatısı altında eş zamanlı olarak ekranlara yansıtıldı.

Eksi seksen derecede korunan umut yolculuğu

Sempozyuma başkanlık eden ve alandaki yetkinliğiyle tanınan DEÜ Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Lokman Kehribar, bu karmaşık cerrahi sürecin perde arkasını gazetecilerle paylaştı. Günümüzde profesyonel veya amatör olarak spora ilginin çığ gibi büyümesiyle paralel olarak diz yaralanmalarında da ciddi bir artış yaşandığına dikkat çeken Kehribar, hasar gören menisküs dokusunun her zaman onarılamadığını belirtti. Aşırı parçalanmış ve dikilemeyecek duruma gelmiş dokuların zorunlu olarak dizden çıkarıldığını hatırlatan uzman hekim, bu noktada devreye giren nakil işleminin hayati bir kurtarıcı olduğunu vurguladı. Bu işlemin sıradan bir cerrahi olmadığını, derin bir bilgi birikimi ve üst düzey teknolojik altyapı gerektirdiğini anlatan Doç. Dr. Kehribar, "Uyguladığımız tedavi yönteminde sentetik veya yapay bir materyal kullanmıyoruz. Sağlık Bakanlığı'nın uluslararası standartlardaki onayından geçmiş, kadavradan elde edilen gerçek insan dokularını hastalarımıza naklediyoruz. Bu değerli dokular eksi 80 derecelik özel soğutucu dolaplarda muhafaza ediliyor. Hasta polikliniğimize başvurduğunda, hasarlı olmayan diğer sağlam dizinin yüksek çözünürlüklü MR'ını çekerek o dizin üç boyutlu anatomik haritasını çıkarıyoruz. Elde ettiğimiz bu milimetrik ölçülere en uygun menisküs dokusunu doku bankası stoklarından bularak, soğuk zincir kurallarını asla ihlal etmeden transferini gerçekleştiriyor ve hastamızı ameliyata hazırlıyoruz" sözleriyle sürecin hassasiyetini özetledi.

Genç yaşta kireçlenme kabusuna son veren neşter

Menisküs dokusunun diz ekleminin adeta amortisörü görevi gördüğünü ve eksikliğinin çok ağır bedelleri olduğunu hatırlatan hekimler, nakil cerrahisinin uzun vadedeki koruyucu etkisine dikkat çekiyor. Üniversite hastanesinde bugüne kadar gerçekleştirilen başarılı operasyonlar sayesinde birçok sporcunun yeşil sahalara ve salonlara geri döndüğünü müjdeleyen uzmanlar, menisküsü alınan dizlerin hızla ve acımasızca kireçlenmeye mahkum olduğunun altını çiziyor. Doç. Dr. Kehribar, "Bilinçsiz müdahalelerle veya çaresizlikten ötürü menisküsünü henüz çok genç yaşlarda kaybeden hastalar, maalesef 30'lu yaşlara geldiklerinde dayanılmaz diz ağrılarıyla boğuşuyor ve çoğu zaman tek çare olarak eklem protezi ameliyatlarına yönlendiriliyorlar. İşte uyguladığımız bu nakil işlemi, hastaların kaybettikleri eklem fonksiyonlarını yeniden kazanması ve dizin biyomekanik sağlığının uzun yıllar korunması açısından paha biçilemez bir değere sahip. Tıbbi felsefe olarak bizler öncelikle yırtılan kendi dokusunun onarılmasından, dikilmesinden yanayız. Ancak tıbbın sınırlarının zorlandığı, onarımın imkansız olduğu o zorlu vakalarda kadavradan nakil yöntemini devreye sokarak hastalarımıza adeta yeni bir hayat sunuyoruz" dedi.

Bilimsel vizyon canlı yayında tıp camiasıyla paylaşıldı

Düzenlenen bu dev organizasyon, sadece cerrahi başarılarıyla değil, akademik düzeydeki bilgi paylaşımıyla da kentin tıp tarihindeki yerini aldı. DEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Birhan Yılmaz, üniversite çatısı altında görev yapan birbirinden değerli öğretim üyelerinin, dünya standartlarında kompleks cerrahi işlemlere imza attığını ve söz konusu nakil operasyonlarının bu akademik gücün en somut göstergesi olduğunu dile getirdi. DEÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serdar Bayrak da kürsüde yaptığı konuşmada, düzenlenen bu vizyoner buluşmanın tıp eğitimi ve uzmanlık sonrası gelişim açısından taşıdığı büyük öneme temas etti. İzmir sınırlarını aşarak Türkiye'nin dört bir yanından hekimleri buluşturan tıp sempozyumu, oldukça titiz planlanmış iki ayrı modülde icra edildi. Etkinliğin sabah oturumlarında alanında otorite kabul edilen uzman hekimler, diz cerrahisindeki en yeni teknikleri, güncel literatür verilerini ve kendi klinik tecrübelerini kürsüden meslektaşlarına aktardı. Öğleden sonraki nefes kesen ikinci bölümde ise Türkiye'de bir ilke imza atılarak; eş zamanlı olarak iki farklı ameliyathaneden konferans salonuna canlı ve interaktif yayın bağlantısı kuruldu. Salondaki yüzlerce katılımcı hekim, menisküs kök tamiri ve zorlu transplantasyon ameliyatlarını dev ekranlardan anbean izleyerek, ameliyatı gerçekleştiren cerrahlarla anında soru-cevap yapma ve cerrahi stratejileri eş zamanlı gözlemleme fırsatı yakaladı.