Dünya tıp camiasının saygın isimlerinden biri olan, Türkiye’de modern organ nakli sisteminin kurucusu kabul edilen Prof. Dr. Mehmet Haberal, Orta Doğu’da artan sivil kayıplar karşısında sessiz kalmadı. Bir bilim insanı ve cerrah olarak insan hayatının değerine dikkat çeken Haberal, ABD ve İsrail’in saldırılarını sert sözlerle eleştirerek sivillerin hedef alınmasını insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak nitelendirdi.

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kıbrıs Türk Tarihi Araştırma Merkezi ve Kıbrıs Kültür Derneği tarafından düzenlenen “Dr. Ayten Berkalp’ın Yaşadıklarıyla Kıbrıs Türk Milli Mücadelesi” başlıklı konferansta konuşan Haberal’ın sözleri salonda yalnızca bir akademik değerlendirme olarak değil, aynı zamanda güçlü bir vicdan çağrısı olarak yankı buldu. Tıp dünyasının önde gelen isimlerinden biri olarak kürsüye çıkan Haberal, savaşların yarattığı yıkımı ve sivillerin hedef alınmasının kabul edilemezliğini açık bir dille ifade etti.

Bir cerrahın dünyaya seslenişi

Konuşmasında hayatını insan kurtarmaya adamış bir hekim olarak konuştuğunu özellikle vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Haberal, savaşın yarattığı yıkımı anlatırken tıp dünyasının verdiği mücadeleyle savaşın yarattığı ölüm arasındaki çelişkiye dikkat çekti.

Haberal, hekimlerin bir insanı hayatta tutabilmek için günlerce uykusuz çalıştığını, ameliyathanelerde zamanla yarıştıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Biz hekimler bir insanın yaşaması için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Bazen bir bebeğin hayata tutunabilmesi için günlerce hastanenin içinde yaşıyoruz. Ama birileri bir düğmeye basıyor ve tek bir bomba ile yüzlerce insanın hayatını yok edebiliyor.”

Bu sözleriyle savaşın yalnızca askeri bir çatışma olmadığını vurgulayan Haberal, sivillerin hedef alınmasının hiçbir şekilde savaş olarak tanımlanamayacağını söyledi. Ona göre bu durum açıkça insanlığa karşı suç niteliği taşıyor.

Whatsapp Image 2026 03 16 At 08.42.44

Uzmandan kritik uyarı: “Güneşe aldanmayın” önümüzdeki 15 gün bu belirtilere dikkat
Uzmandan kritik uyarı: “Güneşe aldanmayın” önümüzdeki 15 gün bu belirtilere dikkat
İçeriği Görüntüle

"Masumların ölümü karşısında sessizlik olmaz"

Haberal konuşmasının devamında özellikle sivil ölümleri üzerinde durdu. Kadınların, çocukların ve savunmasız insanların hedef alınmasının hiçbir siyasi gerekçeyle meşrulaştırılamayacağını ifade eden Haberal, savaşın ortasında kalan sivillerin dramının tüm insanlık için bir utanç olduğunu söyledi.

“Masum insanların öldürüldüğü bir yerde ne adaletten söz edilebilir ne de medeniyetten” diyen Haberal, insan hayatını değersiz gören bir anlayışın hangi güç tarafından savunulursa savunulsun kabul edilemeyeceğini belirtti.

Haberal’a göre insan hayatının değeri, herhangi bir siyasi hesaplaşmanın ya da askeri stratejinin üzerinde tutulmalı. Çünkü savaşın ortasında hayatını kaybeden her sivil, insanlığın ortak vicdanında derin bir yara bırakıyor.

"Masum kanının üzerine medeniyet kurulamaz"

Konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri, Haberal’ın medeniyet ve insanlık kavramları üzerine yaptığı değerlendirmeler oldu.

Haberal, modern dünyanın gelişmişlik iddialarına rağmen sivillerin bombalar altında hayatını kaybettiğini hatırlatarak, medeniyet kavramının yalnızca teknoloji ve güçle ölçülemeyeceğini vurguladı.

“Masum kanının üzerine medeniyet kurulamaz” diyen Haberal, insanlık tarihinin en büyük ilerlemelerinin aslında insan hayatını koruma çabasından doğduğunu belirtti. Ona göre bilim, teknoloji ve ilerleme insan hayatını savunmadığı sürece anlamını kaybediyor.

Bu sözler salonda bulunan akademisyenler ve katılımcılar tarafından uzun süre alkışlandı.

Whatsapp Image 2026 03 16 At 08.42.44 (2)

Bilim dünyasına sert çağrı

Konuşmasının son bölümünde Prof. Dr. Mehmet Haberal, yalnızca siyasi liderlere değil, dünyadaki bilim insanlarına da önemli bir çağrıda bulundu.

Haberal’a göre bilim insanlarının görevi yalnızca araştırma yapmak ya da bilgi üretmek değil. Aynı zamanda insanlığın değerlerini savunmak da bilim dünyasının sorumlulukları arasında yer alıyor.

“Bilim insanları insanlığın vicdanını temsil eder” diyen Haberal, akademik dünyanın yaşanan trajediler karşısında sessiz kalmasının büyük bir ahlaki boşluk yaratacağını söyledi.

Haberal, uluslararası akademik çevrelerin barış çağrılarını daha güçlü şekilde dile getirmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“Eğer bilim dünyası bu vahşet karşısında susarsa, insanlığın vicdanı da susmuş olur.”

Bu nedenle dünyanın önde gelen bilim insanlarının ve akademik kurumlarının barış için daha güçlü bir duruş sergilemesi gerektiğini ifade etti.

Kaynak: Haber Bülteni