GÜNLÜK yaşamın merkezine yerleşen telefonlar, sosyal medya akışları ve çevrim içi platformlar, bireylerin gündelik düzenini belirleyen unsurlar haline geldi. Uzman Psikolog Işıl Bektaş, son dönemde başvuru nedenlerinde belirgin bir değişim gözlemlediklerini belirterek, özellikle davranışsal bağımlılık alanında dikkat çeken bir artış yaşandığını söyledi. Bektaş, artan ekran süresi, çevrim içi oyunlara başlama yaşının düşmesi ve yaygınlaşan dijital bağımlılık modellerinin daha geniş kesimlerde görüldüğünü ifade etti.
KAÇIŞIN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ
Başvurular yüzeyde “fazla kullanım” gibi görünse de, derinde daha karmaşık bir tablo bulunduğunu dile getiren Bektaş, “Karşımıza gelen durum çoğu zaman bir duygusal düzenleme sorunu oldu. Kişi mutlu olduğu için değil, zorlandığı için ekrana yöneldi” dedi. Bektaş’a göre yalnızlık, değersizlik hissi, başarısızlık korkusu ve ilişkilerde yeterince görülmeme duygusu, danışanların en sık dile getirdiği başlıklar arasında yer aldı. Bektaş, bireylerin çoğu zaman bağımlı oldukları nesneye değil, onun sağladığı kısa süreli rahatlama hissine bağlandığını vurgulayarak, “Bu nedenle davranışsal bağımlılık çoğu zaman bir haz arayışı değil, bir kaçış biçimi olarak ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.
YÜK ARTTI ZEMİN GENİŞLEDİ
Bağımlılığı açıklamanın yalnızca bireysel irade ile mümkün olmadığını belirten Bektaş, son yıllarda artan yalnızlık, tükenmişlik ve gelecek kaygısı gibi unsurların bu davranışların zeminini genişlettiğini söyledi. Danışanların yaşadıklarının ilk bakışta bireysel gibi göründüğünü ancak arka planda ekonomik belirsizlik ve hızlanan yaşam temposunun etkili olduğunu dile getiren Bektaş, özellikle “yetişememe” ve “yetersizlik” hissinin farklı kuşaklarda ortaklaştığını ifade etti.
DIŞARIDAN GÜÇLÜ GÖRÜNEN HAYATLAR
Bağımlılıkla ilgili en yaygın yanlışlardan birinin, bu durumun belirli bir kesime ait olduğu düşüncesi olduğunu belirten Bektaş, gerçekte çok daha geniş bir tablo bulunduğunu söyledi. Bektaş, “Bağımlılıkla mücadele eden pek çok kişi dışarıdan bakıldığında oldukça işlevsel göründü. Çalıştı, sorumluluklarını yerine getirdi, sosyal hayatın içinde yer aldı. Bu görünüm, sorunun uzun süre fark edilmemesine neden oldu” dedi. “İsterse bırakır” düşüncesinin en yanıltıcı yaklaşımlardan biri olduğuna dikkat çeken Bektaş, bağımlılığın irade zayıflığına indirgenmesinin hem yardım arama sürecini geciktirdiğini hem de bireyde yoğun bir suçluluk duygusu yarattığını ifade etti.
BAŞLAMA YAŞI DÜŞTÜ
Başvuru profillerine de değinen Bektaş, özellikle gençlerde bağımlılık eğiliminin belirgin şekilde arttığını söyledi. Ergenlik ve erken yetişkinlik döneminde yardım arayışının yükseldiğini belirten Bektaş, bağımlılığın çoğu zaman kimlik gelişimi sürerken devreye girdiğini kaydetti. Orta yaş grubunda ise farklı bir sürecin ortaya çıktığını aktaran Bektaş, uzun süre “kontrol bende” düşüncesiyle sürdürülen davranışların zamanla daha ağır sonuçlara yol açtığını ifade etti. Bu durumun, bağımlılığın tek bir yaş grubuna özgü olmadığını açık biçimde gösterdiğini vurguladı.
SESSİZ ALIŞKANLIKLAR
En az fark edilen risk alanının, zamanla normalleşen alışkanlıklar olduğunu belirten Bektaş, bireyin dışarıdan işlevselliğini korusa da iç dünyasında artan bir huzursuzluk ve boşluk hissi yaşadığını söyledi. Sürekli oyalanma ihtiyacı, sessizlikle kalamama ve ekransız zaman geçirememe gibi belirtilerin giderek sıradan kabul edildiğine dikkat çeken Bektaş, bu normalleşmenin yanıltıcı olduğunu ifade etti. Bektaş, sözlerini şöyle sürdürdü; “Bir davranışın tercih mi yoksa kaçınma yolu mu olduğunu ayırt etmek gerekiyor. Çünkü davranışsal bağımlılık çoğu zaman ani bir krizle değil, sessiz alışkanlıklarla başladı.”

Uzman Psikolog Işıl Bektaş kimdir?
Almanya doğumlu olan Işıl Bektaş, üniversite öncesi eğitimini Almanya’da tamamladı. Psikoloji lisansını Ege Üniversitesi’nde, yüksek lisansını ise Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Madde Bağımlılığı Anabilim Dalı’nda yaptı. Milli Eğitim Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı kurumlarda görev aldı. Yetişkin, ergen, çift ve ailelerle çalışan Bektaş, halen Türk Psikologlar Derneği Bağımlılık Birimi İzmir Çalışma Grubu’nda koordinatörlük yapıyor ve bağımlılık alanındaki çalışmalarını sürdürüyor.





