Türkiye'nin kış mevsimine girmeye hazırlandığı bu günlerde milyonlarca abonenin gözü kulağı enerji faturalarına yapılacak olası düzenlemelere çevrilmiş durumdaydı. Konuya ilişkin en yetkili isimden beklenen net açıklama geldi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, bütçe dengelerini ve küresel piyasaları yakından takip ettiklerini belirterek mevcut fiyat tarifelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Bayraktar, vatandaşların bütçesini doğrudan ilgilendiren elektrik ve doğalgaz zammı konusunda şu an için herhangi bir fiyat artışı planlamadıklarını bildirdi. Sonbahar dönemi boyunca piyasa şartlarını izlemeye devam edeceklerini vurgulayan Bayraktar, Ekim ve Kasım aylarında herhangi bir fiyat değişikliğinin gündemlerinde yer almadığını kamuoyuna duyurdu.

Gelişmekte olan küresel enerji krizlerine karşı Türkiye'nin kendi altyapısını güçlendirdiğini ifade eden Bakan, kış öncesinde depolama tesislerinin tamamen hazır hale getirildiğini bildirdi. Yaz aylarından itibaren yürütülen koordineli çalışmalar neticesinde yeraltı doğalgaz depolarındaki doluluk oranı Temmuz ayı itibarıyla yüzde 100 seviyesine ulaştı. Depoların ağzına kadar dolu olduğunu belirten Bakanlık, kış sezonu boyunca evlerde ve sanayi tesislerinde herhangi bir arz sıkıntısının yaşanmayacağının garantisini verdi.

Karadeniz gazında Osman Gazi hamlesiyle üretim kapasitesi ikiye katlanıyor

Türkiye'nin mavisulardaki enerji arama ve üretim stratejisinde tarihi bir viraj daha geride bırakılıyor. Filyos'ta karada yürütülen işleme faaliyetlerinin ardından, artık üretimin doğrudan deniz üzerinde yapılacağı yeni bir döneme geçiliyor. Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu ile Türk petrol ve doğalgaz tarihinde bir ilke imza atıldığını belirten Bayraktar, dev yapının teknik detaylarını paylaştı. Yaklaşık 3 futbol sahası büyüklüğünde, 56 metre genişliğinde ve yakma kulesiyle birlikte denizin üzerinde 40 katlı bir gökdelen yüksekliğine ulaşan dev platform, bünyesindeki 21 ayrı modülle tam teşekküllü bir doğalgaz işleme tesisi işlevi görecek.

Karadeniz'in ortasında konumlandırılan bu dev sanayi tesisi, karadan 170 kilometre uzaklıkta gazı yerinde işleyip boru hatlarıyla Filyos'a, oradan da Türkiye genelindeki konutlara ulaştıracak. Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu sayesinde Karadeniz'deki günlük üretim 20 milyon metreküpe çıkarılacak. 2027 yılı itibarıyla tam kapasiteyle devreye girecek olan bu sistem, bugünkü piyasa değerleriyle günlük 10 milyon dolar, yıllık ise yaklaşık 3,6 milyar dolarlık yerli üretim değeri yaratacak. Halihazırda 4 milyon hanede kullanılan yerli doğalgaz, bu tesisin katkısıyla doğrudan 8 milyon haneye ulaşmış olacak. Üstelik bu tesisin ikizi olan ikinci platformun imalatı süratle devam ediyor. 2028 yılı itibarıyla ikinci platformun da devreye girmesiyle birlikte günlük üretim 45 milyon metreküpe erişecek ve Türkiye'deki her 4 haneden 3'ü kendi ürettiği gazı kullanır hale gelecek.

Gabar ve Adıyaman sahalarında kara üretimi rekor seviyelere ulaşıyor

Türkiye'nin sadece denizlerde değil, karadaki hidrokarbon arama çalışmalarında da sevindirici gelişmeler yaşanıyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yürütülen yoğun arama faaliyetleri meyvelerini vermeye devam ediyor. Özellikle Şırnak bölgesinde yer alan Gabar üretimi günlük 84 bin varil seviyesine ulaşarak Cumhuriyet tarihinin rekor kıran sahalarından biri oldu. Sahadaki potansiyelin 100 bin varilin üzerine çıkabileceğini işaret eden Bakanlık, Gabar'ın batı kesimlerinde son derece önemli yeni petrol rezervi keşiflerinin eşiğinde olunduğunu müjdeledi. Teknik doğrulama süreçlerinin ardından yeni rezerv miktarlarının kamuoyuyla paylaşılacağı açıklandı.

Öte yandan geçmişte üretimi düşüşe geçen sahalarda da yeni teknolojilerle rekolte artışı sağlanıyor. Üretiminin 10 bin varilin altına gerilediği düşünülen Adıyaman sahasında gerçekleştirilen yeni keşifler ve açılan kuyular sayesinde mevcut kapasite yüzde 50 oranında artırılarak günlük 15 bin varil seviyesine çıkarıldı. Deniz arama filosunun beşinci üyesi olan sondaj gemisi ise Batı Karadeniz'deki Akçabeyli kuyusunda su yüzeyinden itibaren 6 bin metre derinliği hedefleyen derin deniz sondajı faaliyetlerine kesintisiz devam ediyor.

Türkiye Petrolleri küresel pazarda büyüyor ve Kerkük sahalarına ortak oluyor

Sınır ötesi enerji diplomasisinde de vites artıran Türkiye, küresel ölçekteki dev projelere adını yazdırıyor. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), dünyanın en zengin hidrokarbon yataklarından biri kabul edilen Irak'taki Kerkük sahalarına resmi olarak ortak oldu. Yaklaşık 3 milyar varil ham petrol rezervine sahip olduğu değerlendirilen dev sahanın yüzde 15'lik hissesini satın alan Türkiye, 2027 yılından itibaren bu dev devasa yatırımın finansal ve fiziki payını almaya başlayacak. Irak'ın yanı sıra Afrika ve Asya coğrafyasında da aktif saha satın alma hamleleri yürütülüyor.

Libya'da biri denizde, biri ise karada olmak üzere iki ayrı arama sahasını portföyüne katan Türkiye, Somali karasularında ikinci bir sondaj hazırlığı yürütürken, Pakistan'a gönderilen sismik arama gemisiyle de yeni fırsatları değerlendiriyor. Uluslararası birleşme, satın alma ve hisse devri stratejileriyle hareket eden şirket, toplamda günlük 1 milyon varil üretim hedefleyen küresel bir enerji aktörüne dönüşmeyi amaçlıyor.

Akkuyu Nükleer Santrali'nde geri sayım başladı ve 2040 vizyonu açıklandı

Türkiye'nin ilk nükleer güç santralı olan Akkuyu Nükleer Santrali projesinde de tarihi bir aşamaya gelindi. Birinci reaktör inşaatının sonuna yaklaşıldığını bildiren Enerji Bakanlığı, tesis bünyesinde 1090 ayrı teknik testin eş zamanlı olarak sürdürüldüğünü kaydetti. Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilecek olan nükleer yakıt yüklemesi işleminin bu yıl bitmeden tamamlanması ve birinci reaktörün üretime başlaması hedefleniyor. Projedeki tüm reaktörler tam kapasiteyle faaliyete geçtiğinde, tek başına Türkiye'nin toplam elektrik ihtiyacının yüzde 10'unu karşılayacak. Sinop ve Trakya bölgelerinde kurulması planlanan ikinci ve üçüncü nükleer santraller için ise Güney Kore, Kanada, Çin ve Rusya yetkilileriyle nükleer santral müzakereleri çok yönlü olarak yürütülüyor.

Geleceğin enerji mimarisini şekillendirecek olan 2040 vizyonu ise merkezine tamamen elektrifikasyonu alıyor. Ulaştırma sektöründeki elektrikleşme oranını artırmayı hedefleyen devlet politikası kapsamında, 2040 yılında Türkiye yollarında 17 ila 20 milyon arasında elektrikli ve hibrit araç bulunması hedefleniyor.

Benzine indirim geliyor: İzmir'de fiyatlar değişecek
Benzine indirim geliyor: İzmir'de fiyatlar değişecek
İçeriği Görüntüle

Öte yandan adil enerji kullanımı ve devlet kaynaklarının verimli aktarılması amacıyla uygulanan enerji sübvansiyonu sisteminde kademeli modele devam ediliyor. Piyasa değeri bin metreküpü 1000 doları bulan doğalgazın vatandaşlara 220 dolar karşılığında sunulduğunu belirten bakanlık, devlet desteğinin yüzde 50'nin üzerinde olduğunu vurguladı. Yüksek tüketim yapan grubun destekleme programından çıkarıldığı bu adil modelde, elektrikte yıllık 4 bin kilovatsaat olan limitin 2027 yılı için daha aşağı seviyelere çekilmesi ve yüksek tüketim yapan abonelerin gerçek maliyetler üzerinden faturalandırılması hedefleniyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ