İzmir ve Göztepe camiasının yakından tanıdığı Prof. Dr. Emre Alkin’in, kardeşi Prof. Dr. Kerem Alkin ile birlikte yürütülen fon soruşturmasında verdiği ifadenin ayrıntıları kamuoyuna yansıdı. Emre Alkin, Altınbaş Holding’in Göztepe’de söz sahibi olduğu dönemde uzun süre Göztepe Sportif A.Ş. Yönetim Kurulu Üyeliği yapmıştı. Daha sonra Türkiye Futbol Federasyonu Genel Sekreterliği görevinde de bulunan Alkin’in Tera Grubu’ndaki görevi ve soruşturma kapsamında verdiği yanıtlar dikkat çekti.

Savcılıktan 280 milyarlık soru

Soruşturmanın en çarpıcı başlıklarından biri Tera Yatırım’ın piyasa değerindeki yükseliş oldu. Savcılık, Emre ve Kerem Alkin’e şirketin yaklaşık 1,4 milyar TL olan piyasa değerinin bir yıl içinde 280 milyar TL seviyesine nasıl ulaştığını sordu. Emre Alkin, holdingin büyümesiyle birlikte iştiraklerinin de değerleneceği yönünde piyasada bir algı oluşmuş olabileceğini söyledi. Borsa tarafındaki işlemler konusunda ise doğrudan bilgisi bulunmadığını ifade etti. Kerem Alkin ise hisse ve fonlarda kimlerin alım veya satış yaptığının SPK incelemeleriyle daha net ortaya çıkabileceğini belirterek yükselişte arz-talep dengesine işaret etti.

İstifalar peş peşe geldi

İfadelerde dikkat çeken bir diğer başlık iki kardeşin görevlerinden art arda ayrılması oldu. Emre Alkin, Tera Portföy Yönetim A.Ş.’de Temmuz 2026’da bağımsız yönetim kurulu üyesi olduğunu ve 17 Eylül’de istifa ettiğini anlattı. Kerem Alkin ise Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’de Mayıs 2025’ten itibaren bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, 18 Eylül’de görevinden ayrıldığını söyledi. Savcılık, iki kardeşin bir gün arayla istifa etmesiyle daha sonra yaşanan fon krizi arasında bağlantı bulunup bulunmadığını da sordu. Kerem Alkin, iki gelişmenin birbirinden bağımsız olduğunu savundu.

“İki ayda sadece tanışma toplantısı yapıldı”

Emre Alkin’in ifadesinde Tera Portföy’deki yaklaşık iki aylık görev süresi de gündeme geldi. Alkin, görev yaptığı dönemde yalnızca bir tanışma toplantısına katıldığını, sonrasında herhangi bir yönetim kurulu toplantısı yapılmadığını söyledi. Şirketin imza sirkülerinde adının bulunmadığını da belirten Emre Alkin, hisse alım-satım kararları konusunda bilgisinin olmadığını ifade etti.

Kerem Alkin: 16 ayda üç toplantı

Kerem Alkin ise yaklaşık 16 ay süren yönetim kurulu üyeliği döneminde, hatırladığı kadarıyla yalnızca üç yönetim kurulu toplantısı gerçekleştirildiğini söyledi. Alkin, toplantıların az yapılmasını Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen’in yoğunluğuyla açıkladı. Hisse alım-satım süreçlerine katılmadığını, bu işlemlerin şirketin ilgili birimleri tarafından yürütüldüğünü savundu.

54 sayfalık risk raporu dikkat çekti

Kerem Alkin’in ifadesinde öne çıkan bir diğer ayrıntı ise şirket için hazırladığı risk raporları oldu. Alkin, riskin erken saptanması komitesi kapsamında 2025’te bir, 2026’da ise iki rapor hazırladığını anlattı. Ayrıca 2026’nın ikinci yarısına ilişkin 54 sayfalık kapsamlı bir risk raporu hazırladığını söyledi. Kerem Alkin, kendi sorumluluk alanında olağan dışı veya anormal bir durum tespit etmediğini ifade etti. Ancak avukatları, hazırlanan raporlarda likidite, menkul değerler ve ani fon çıkışlarına ilişkin ayrıntılı uyarılar bulunduğunu belirtti. Savunmada, toplu para çıkışı halinde şirketin sorun yaşayabileceğinin raporlarda yer aldığı da kaydedildi.

“Sermaye piyasası hakkında yeterli bilgim yok”

Kerem Alkin’in ifadesindeki en dikkat çekici cümlelerden biri ise sermaye piyasalarına ilişkin oldu. Alkin, kendisinin ve ailesinin borsa, fon veya sermaye piyasalarında yatırım yapmadığını belirterek, “Sermaye piyasası hakkında yeterli bilgim bulunmamaktadır. Bu nedenle herhangi bir işlem gerçekleştirmiyorum” şeklinde beyanda bulundu. Yaklaşık 16 ay boyunca bir yatırım şirketinde bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan Alkin’in bu açıklaması, soruşturma tutanağının dikkat çeken bölümlerinden biri oldu.

Hastaneden kaçtı otogarda yakalandı!
Hastaneden kaçtı otogarda yakalandı!
İçeriği Görüntüle

“Odası, kartviziti, mail adresi yoktu”

Kerem Alkin’in avukatları da savunmada, müvekkillerinin şirkette bağımsız yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle kendisine ait oda, kartvizit ve kurumsal e-posta adresi bulunmadığını ifade etti. Savunmada bunun, Alkin’in şirket yönetimine karşı bağımsız ve mesafeli duruşunun göstergesi olduğu öne sürüldü.

Kararları kimlerin aldığı soruldu

Savcılık, Tera Grubu’ndaki yatırım kararlarının kimler tarafından alındığını da iki kardeşe sordu. Kerem Alkin, karar mekanizmasında yönetim kurulu başkanı, icradan sorumlu yönetim kurulu üyesi, genel müdür ve genel müdür yardımcılarını işaret etti. Emre Alkin ise hisse senedi kararları hakkında bilgisi bulunmadığını, şirket satın alma ve satış görüşmelerini ağırlıklı olarak Emre Tezmen’in yürüttüğünü söyledi.

Göztepe bağlantısı dikkat çekiyor

Emre Alkin’in soruşturmadaki ifadesinin İzmir açısından dikkat çekmesinin temel nedeni, geçmişte Göztepe’de üst düzey yönetici olarak görev yapmış olması. Altınbaş Holding döneminde Göztepe Sportif A.Ş. Yönetim Kurulu’nda uzun yıllar görev alan Alkin, sarı-kırmızılı kulübün yönetim süreçlerinde aktif rol üstlenmişti. Bugün ise adı, kardeşi Kerem Alkin ile birlikte Tera Grubu’na ilişkin soruşturmanın en çok tartışılan başlıklarından biri olan 1,4 milyar TL’den 280 milyar TL’ye çıkan piyasa değeri ve fon hareketleriyle ilgili savcılık sorularına verdiği yanıtlarla gündemde.

Soruşturmada kritik başlıklar

Dosyada bundan sonraki süreçte Tera Yatırım’ın piyasa değerindeki sert yükselişin hangi yatırımcı ve işlemler üzerinden gerçekleştiği, fon çıkışı risklerinin şirket yönetimince ne zaman bilindiği, Kerem Alkin’in hazırladığı risk raporlarının nasıl değerlendirildiği ve iki kardeşin peş peşe gelen istifalarının şirket içindeki gelişmelerle bağlantılı olup olmadığı araştırılacak. Alkin kardeşlerin avukatları ise müvekkilleri hakkında olağan dışı para transferi veya mal varlığı artışı gösteren bir SPK ya da MASAK raporunun kendilerine sunulmadığını savundu.

Kaynak: AJANSLAR