Müslümanlar için rahmet, bereket ve bağışlanma ayı olan Ramazan, akşam ezanıyla birlikte kurulan iftar sofralarında manevi bir buluşmaya dönüşüyor. Gün boyu tutulan oruç ibadetinin ardından yapılan iftar, sadece fiziki bir açlığın giderilmesi değil; şükür, teslimiyet ve dua ile taçlanan bir ibadet anı olarak kabul ediliyor. Bu nedenle iftar duası ve oruç açarken okunacak niyazlar, Ramazan boyunca en çok araştırılan ve merak edilen konular arasında yer alıyor.
İslam geleneğinde iftar vakti, duaların kabulüne vesile olan müstesna zaman dilimlerinden biri olarak görülür. Bu an, kulun sabrının ardından Rabbine yöneldiği ve şükrünü dile getirdiği özel bir vakittir.

Oruç nasıl açılmalı?
İslam kaynaklarında, iftar vaktinin girdiğinin anlaşılmasıyla birlikte orucun geciktirilmeden açılması tavsiye edilir. Peygamber Efendimiz’in (sav) iftarını öncelikle hurma ile açtığı, hurma bulunmadığında su ile iftar ettiği rivayet edilir. Hurma hem doğal şeker içeriği hem de sindirimi kolay yapısı nedeniyle uzun süren açlığın ardından vücuda hızlı enerji sağlar.
Su ile oruç açmak ise vücudu arındırıcı ve sindirim sistemini hazırlayıcı bir etki oluşturur. Bu nedenle iftarın hurma veya su ile açılması, hem sağlık hem de sünnet açısından önerilen bir uygulama olarak kabul edilir.
İftar duası Arapça okunuşu
İftar anında okunabilecek en bilinen iftar duası şu şekildedir:
“Allahümme leke sumtu ve bike âmentü ve aleyke tevekkeltü ve alâ rızkıke eftartü ve savme’l-ğadi min şehri Ramazane neveytü feğfirlî mâ kaddemtü ve mâ ahhartü.”
İftar duasının Türkçe anlamı
Bu duanın anlamı şöyledir:
“Allah’ım! Senin rızan için oruç tuttum, sana inandım ve sana güvendim. Senin verdiğin rızıkla orucumu açtım. Ramazan ayının yarınki orucuna da niyet ettim. Geçmiş ve gelecek günahlarımı bağışla.”
Bu dua, kulun hem ibadet bilincini hem de Allah’a teslimiyetini ifade eden anlamlı bir niyaz olarak iftar sofralarında sıkça okunur.
İftar anında okunabilecek diğer dualar
İftar vakti yalnızca tek bir dua ile sınırlı değildir. Müminler, içlerinden geldiği şekilde Allah’a yönelerek niyazda bulunabilir. İftar sırasında okunabilecek yaygın dualardan biri şöyledir:
“Allah’ım! Senin rızan için oruç tuttum, sana inandım, sana güvendim. Senin rızkınla orucumu açtım. Ey bağışlaması bol Rabb’im, beni, ailemi ve bütün müminleri koru. Ülkemize huzur ve güven ver, bizlere dayanma gücü nasip et.”

Bir diğer rivayet edilen dua ise şöyledir:
“Bismillahi vel hamdü lillahi, Allahümme leke sumtü ve alâ rızkıke eftartü ve aleyke tevekkeltü, sübhaneke ve bi hamdike tekabbel minnî inneke entes semiul alim.”
Anlamı:
“Allah’ım! Senin için oruç tuttum, senin rızkınla orucumu açtım ve sana tevekkül ettim. Seni hamdinle tesbih ederim. Benden kabul buyur. Şüphesiz sen işiten ve bilensin.”
İftar vaktinin manevi değeri ve kabul edilen dualar
İslam alimleri, iftar vaktini duaların geri çevrilmediği mübarek zamanlardan biri olarak değerlendirmiştir. Gün boyu sabırla geçirilen sürenin ardından yapılan dua, kulun teslimiyetini ve şükrünü ifade eder. Bu nedenle iftar anında sadece ezber dualar değil, kişinin kendi diliyle yaptığı içten yakarışların da büyük değer taşıdığı kabul edilir.
Sahabeden Abdullah bin Ömer’in iftar vakti yaptığı şu dua da bu anlayışı yansıtır: “Allah’ım, bütün kâinatı kuşatan rahmetinin hakkı için beni affet ve günahlarımı bağışla.”
İftar duası bir şükür ve teslimiyet ifadesidir
İftar duası, sadece orucun açıldığı bir anın sözlü ifadesi değil; sabrın ardından gelen şükrün ve kulluğun dile getirilişidir. Gün boyu açlık ve susuzlukla sabreden mümin, iftar anında Rabbine yönelerek hem nimete şükreder hem de affını diler. Bu yönüyle iftar duası, Ramazan’ın ruhunu en yoğun şekilde yansıtan ibadet anlarından biri olarak kabul edilir.





