Türkiye genelinde yasa dışı göç, evrakta sahtecilik ve usulsüz vatandaşlık işlemlerine karşı yürütülen kararlı mücadele kapsamında İzmir'de kritik bir adli süreç tamamlandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda hareket eden emniyet birimleri, sahte evrak düzenleyerek yabancı uyruklu şahısların yasal statülerini değiştirmeye çalışan organize bir yapıyı mercek altına aldı. Yapılan istihbari ve teknik takipler neticesinde, İzmir merkezli faaliyet gösteren şüphelilerin, resmî belgede sahtecilik yöntemiyle Suriye uyruklu kişilerin vatandaşlık müracaatlarını usulsüz şekilde yönlendirdikleri ve bu yasadışı hizmet karşılığında yüksek miktarlarda haksız kazanç elde ettikleri tespit edildi.
İl Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturmada, şebekenin çalışma metodolojisi adım adım deşifre edildi. Yasal mevzuata ve resmi prosedürlere aykırı şekilde düzenlenen sahte evraklarla Türk vatandaşlığı başvurusunda bulunulmasını sağlayan şüphelilerin, bu yolla kamu kurumlarını yanıltmayı hedefledikleri belirlendi. Dosya kapsamında, suça karıştığı ve sahte evrak imkanlarından yararlanmak istediği değerlendirilen 43 yabancı uyruklu şahsın şüpheli sıfatıyla ifadelerine başvuruldu.
İki ilde eş zamanlı düzenlenen baskınlarda üç şüpheli yakalandı
Elde edilen somut bilgi, belge ve delillerin adli makamlara sunulmasının ardından operasyon düğmesine basıldı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen talimat doğrultusunda, 24 Eylül 2026 tarihinde sabahın erken saatlerinde İzmir ve Ankara illerinde önceden belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Güvenlik güçlerinin adrese gerçekleştirdiği nokta operasyonlarda, şebekenin organizatör kanadında yer alan 3 ana şüpheli kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Yakalanan şüphelilerden 2'sinin İzmir'de, 1'inin ise Ankara'da ikamet ettiği öğrenildi.
Gözaltına alınan kişilerin ikametgahlarında ve iş yerlerinde yapılan detaylı aramalarda, yasadışı faaliyetlerin boyutunu gözler önüne seren çok sayıda materyale el konuldu. Aramalarda, haksız kazançtan elde edildiği değerlendirilen 49.700 TL nakit para, yabancı uyruklu şahıslara ait 3 adet kimlik belgesi, 2 adet yabancı pasaport, 3 adet geçici koruma kimlik belgesi ve şebekenin dijital veri trafiğinde kullandığı 3 adet dizüstü bilgisayar ele geçirilerek muhafaza altına alındı.
Ele geçirilen dijital materyaller ve sahte belgeler incelemeye alındı
Baskınlar neticesinde el konulan sahte pasaportlar, kimlik kartları ve geçici koruma kimlik belgesi örnekleri, kriminal polis laboratuvarında incelemeye alındı. Belgelerin hangi matbaa veya dijital ortamlarda basıldığını, sahteciliğin boyutunu ve basım tekniklerini belirlemek amacıyla uzman ekiplerce detaylı analizler yürütülüyor. Ayrıca ele geçirilen 3 adet bilgisayar ve dijital veri depolama aygıtı, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü uzmanları tarafından geriye dönük iletişim ve işlem trafiğinin tespiti amacıyla mercek altına alındı.
Gözaltına alınan 3 şüphelinin Emniyet Müdürlüğü'ndeki sorgu ve ifade alma işlemleri devam ederken, şebekenin olası diğer bağlantılarının ve iş birliği yaptığı farklı kişilerin de deşifre edilmesi için adli süreç titizlikle sürdürülüyor. Yetkililer, göçmen kaçakçılığı ve evrakta sahtecilik yoluyla kamu düzenini ve vatandaşlık kurumunu hedef alan suç odaklarına karşı yürütülen mücadelenin il genelinde ve ülke çapında tavizsiz bir şekilde devam edeceğini vurguladı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmanın çok yönlü ve derinlemesine olarak yürütüldüğünü kamuoyuna bildirdi.




