SİNAN GENÇ/ Takvimler 24 Eylül 1996’yı gösteriyordu. İzmir’de TRT Stüdyoları’nda düzenlenen bir törende Türk müziğinin efsane ismi Zeki Müren, kendisine verilen ödülü almak için sahnedeydi. O an, sanat hayatının en anlamlı anlarından biri olacaktı. Ancak ödülünü aldığı sırada geçirdiği kalp krizi, Türkiye’yi yasa boğan acı habere dönüştü. Türk müziğinin “Sanat Güneşi” Zeki Müren, İzmir’de hayata veda etti. Aradan 30 yıl geçti. Ancak onun sesi, yorumları ve İzmir’le kurduğu özel bağ hâlâ unutulmadı.
24 Eylül 1996 sabahı İzmir’de başlayan son yolculuk
24 Eylül 1996…
İzmir için sıradan bir gün değildi. Türk müziğinin “Sanat Güneşi” Zeki Müren, yıllar sonra yeniden kameraların karşısındaydı. Uzun süredir sahnelerden uzak yaşayan, sağlık sorunları nedeniyle Bodrum’daki evinde daha sakin bir hayat sürdüren Müren, TRT İzmir Televizyonu’nun hazırladığı özel program için İzmir’e gelmişti. Programın adı, hayatını anlatan “Batmayan Güneş Zeki Müren” çalışmasıydı. Bu program kapsamında sanatçıya özel bir ödül verilecekti. O gün TRT İzmir Stüdyolarında sanat dünyasından önemli isimler, yapım ekibi ve sevenleri vardı. Kimse birkaç saat sonra Türkiye’nin en büyük sanatçılarından birinin son anlarına tanıklık edeceğini bilmiyordu.
Ödülünü aldı, stüdyoda fenalaştı
Zeki Müren, törende kendisine verilen ödülü almak üzere sahneye çıktı. Alkışlar arasında ödülünü alan sanatçı için o an, aslında sanat hayatının büyük bir teşekkür gecesiydi. Ancak kısa süre sonra rahatsızlandı.
Salonda bulunanlar önce bunun bir fenalaşma olduğunu düşündü. Sağlık ekipleri hemen müdahale etti. Müren’in kalp krizi geçirdiği anlaşıldı. İzmir’deki TRT stüdyolarında başlayan müdahale süreci, acı haberle sonuçlandı. Zeki Müren, 24 Eylül 1996’da İzmir’de hayatını kaybetti.
Türkiye haberi ekranlardan öğrendi
O dönem internet ve sosyal medyanın olmadığı yıllardı. Türkiye, Zeki Müren’in ölüm haberini televizyonlardan ve radyolardan öğrendi. Haber kısa sürede ülkenin dört bir yanına yayıldı. Milyonların sevdiği ses susmuştu. Bir dönem sahneleri dolduran, şarkılarıyla nesillere ulaşan sanatçı artık yoktu.
İzmir Fuarı’nın unutulmaz yıldızı
İzmir için Zeki Müren demek biraz da Fuar demekti. Bir dönem Türkiye’nin dört bir yanından insanların akın ettiği İzmir Enternasyonal Fuarı, sanatçıların en büyük sahnesiydi. Gazinolar, ışıklı sahneler, kalabalık kuyruklar, müzik sesleri ve yaz gecelerinin heyecanı İzmir’in belleğinde yer etti. O yıllarda Fuar’a gelen herkesin merak ettiği isimlerin başında Zeki Müren gelirdi. Çiğli Havaalanı’nda çiçeklerle karşılanan, kaldığı otelde hayranları tarafından takip edilen, sahne kostümleri ve zarafetiyle her yıl konuşulan Zeki Müren, özellikle Manolya Gazinosu’ndaki sahneleriyle İzmir gecelerinin simgesi olmuştu. Her yıl “Bu yıl nasıl çıkacak?” sorusu sorulur, giydiği kıyafetler, sahne tarzı ve yorumladığı şarkılar günlerce konuşulurdu.
“Manolya” ağacı altında yaşayan hatıra
Bir manolya ağacı ve ölümsüzleşen bir şarkı
İzmir Fuarı’nda Zeki Müren’in iz bıraktığı en özel hatıralardan biri de bugün hâlâ yaşayan o büyük manolya ağacı… İzmir’de anlatılanlara göre Zeki Müren, Fuar alanındaki bu manolya ağacından çok etkilenmiş, ağacın zarif görüntüsü ve kokusundan ilham alarak “Manolya” şarkısına hayat vermişti. Yıllarca sahne aldığı Manolya Gazinosu’nun da bu isimle anılması, Zeki Müren ile manolya kelimesi arasında İzmir’de unutulmaz bir bağ oluşturdu. Fuar gecelerinde sahneye çıkan Zeki Müren’in, program öncesi ya da sonrasında bu ağacın bulunduğu bölümde vakit geçirdiği, ağacın güzelliğinden etkilendiği anlatılır. Bugün Kültürpark’ta, 26 Ağustos kapısı tarafında bulunan büyük manolya ağacı, yalnızca bir ağaç değil; bir dönemin İzmir’ini, Fuar gecelerini ve Zeki Müren’in kentte bıraktığı izleri temsil ediyor. Ağacın altında bulunan Zeki Müren büstü de bu özel hatırayı yaşatıyor. Bir zamanlar o ağacın gölgesinde dolaşan, Fuar’ın ışıkları altında şarkılarını söyleyen Zeki Müren’in sesi bugün hâlâ İzmir’in hafızasında yankılanıyor. Zeki Müren’in İzmir’le bağını anlatan en özel hatıralardan biri de Manolya ağacı. Sanatçının sevdiği ve adına şarkılar yaptığı bilinen manolya ağacı, bugün de İzmir Fuarı’nın hafızasında özel bir yere sahip. Fuar alanında, 26 Ağustos kapısı tarafında bulunan büyük bir manolya ağacının altında Zeki Müren’in büstü yer alıyor. Bu büst, yalnızca bir sanatçının anısını değil; İzmir’in eski fuar gecelerini, gazino kültürünü ve bir dönemin müzik coşkusunu da yaşatıyor.
İşte o şarkı
Zeki Müren'in unutulmaz Manolyam şarkısının sözleri:
Uzun yıllar bekledim, hakikat oldu rüyam
Uzun yıllar bekledim, hakikat oldu rüyam
Koklamaya kıyamam, benim güzel Manolya'm
Koklamaya kıyamam, benim güzel Manolya'm
Nazlı çiçeğimsin sen, sevdana dayanamam
Nazlı çiçeğimsin sen, sevdana dayanamam
Koklamaya kıyamam, benim güzel Manolya'm
Koklamaya kıyamam, benim güzel Manolya'm
Bir dönemin İzmir geceleri
Eskiden Fuar zamanı İzmir’de evler misafirlerle dolar, otellerde yer bulunmazdı. Aileler, komşular ve akrabalar aylar öncesinden plan yapar; gazino biletleri alınır, evlerde hazırlanan börekler, dolmalar, kurabiyeler sepetlere konur, Fuar yolları tutulurdu. Çocuklar için lunaparkın ışıkları, paraşüt kulesi, göldeki kayıklar ve sanatçıların sahne aldığı gazinolar unutulmaz bir dünyanın kapısını açardı. Ancak birçok İzmirli için o gecelerin en özel adı yine Zeki Müren’di.
İzmir’den sonsuzluğa uzanan ses
Zeki Müren yalnızca güçlü sesiyle değil; konuşması, sahne terbiyesi, besteleri, şiirleri ve seyircisine duyduğu saygıyla da milyonların sevgisini kazandı. Ardında yüzlerce eser, unutulmaz yorumlar ve sanat eğitimi gören çocuklara uzanan büyük bir miras bıraktı. Bugün İzmir’de bir manolya ağacının altında duran büstü, geçmişin o renkli Fuar gecelerini hatırlatıyor. Bir zamanlar sahnelerden yükselen sesiyle İzmir gecelerine eşlik eden Zeki Müren, aradan geçen 30 yıla rağmen hâlâ aynı şarkıyla anılıyor:
“Bir Demet Yasemen… Aşkımın tek hatırası…”
İzmir’in hafızasında yer eden o güzel ses için…
Saygı, sevgi ve özlemle.













