İzmir'de 30 Ekim 2020 depreminin ardından hız kazanan yapı envanteri çalışmaları, kentteki binaların deprem güvenliğine ilişkin önemli veriler ortaya koydu. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Bornova ve Bayraklı'da gerçekleştirilen incelemelerde 3 bin 844 binanın ayrıntılı mühendislik değerlendirmesi açısından öncelikli olduğu belirlendi. Kentte yaklaşık 100 bin yapının ön incelemeden geçirilmesi, deprem hazırlıklarının yalnızca fay hatları ve zemin özellikleriyle sınırlı olmadığını, mevcut yapı stokunun da ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini gösterdi. Özellikle eski yönetmeliklere göre inşa edilen binalar, taşıyıcı sistemlerinde değişiklik yapılan yapılar ve zemin koşullarından etkilenebilecek konutlar açısından mühendislik incelemeleri büyük önem taşıyor.

Bornova'da 2 bin 830, Bayraklı'da bin 14 bina

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 26 Nisan 2025 tarihinde açıkladığı yapı envanteri sonuçlarına göre, Bornova'da 2 bin 830, Bayraklı'da ise bin 14 bina ileri değerlendirme açısından öncelikli grupta yer aldı. Böylece iki ilçede toplam 3 bin 844 yapının daha ayrıntılı incelenmesi gerektiği ortaya çıktı. Bu sonuç, söz konusu binaların tamamının depreme dayanıksız olduğu veya resmi olarak riskli yapı ilan edildiği anlamına gelmiyor. Belediyenin gerçekleştirdiği ön değerlendirmeler, yapıların özelliklerine göre inceleme önceliğinin belirlenmesini sağlıyor. Binaların deprem performansının kesin olarak ortaya konulabilmesi için ayrıntılı mühendislik analizlerine ihtiyaç duyuluyor.

İzmir'de kaç bina riskli yapı ilan edildi?

Deprem güvenliği konusunda en çok merak edilen konuların başında, İzmir'de resmi olarak riskli yapı statüsüne alınan bina sayısı geliyor. Ancak yapı envanteri çalışmalarında öncelikli değerlendirme grubuna alınan binalarla 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilen binalar farklı kategorilerde değerlendiriliyor. Bir binanın hukuken riskli yapı olarak belirlenebilmesi için Bakanlık tarafından lisanslandırılmış kuruluşların ilgili mevzuata uygun teknik inceleme gerçekleştirmesi gerekiyor. Bu nedenle Bornova ve Bayraklı'da belirlenen 3 bin 844 yapı, İzmir'deki resmi riskli bina sayısı olarak kabul edilemiyor. Kent genelinde riskli yapı ilan edilen binaların güncel toplamının, yapılan tespitlerin ve güçlendirme çalışmalarının birlikte değerlendirilmesi İzmir'in deprem güvenliği tablosunun daha net anlaşılmasını sağlayacak.

Karşıyaka'da 23 bin bina mercek altına alındı

İzmir'deki yapı envanteri çalışmalarının önemli aşamalarından biri Karşıyaka'da gerçekleştirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi iş birliğinde yürütülen çalışmalarda 27 mahallede yaklaşık 23 bin binanın saha incelemesi tamamlandı. Yapıların mevcut durumları, fiziksel özellikleri ve taşıyıcı sistemlerine ilişkin bilgiler toplandı. Temmuz 2026'da yapılan açıklamada, arşiv taraması ve projelerin dijitalleştirilmesi çalışmal arının sürdüğü, binalar için kimlik belgeleri hazırlanmasının hedeflendiği belirtildi. Bu çalışmalarla kentteki yapıların özelliklerinin kayıt altına alınması ve deprem güvenliği açısından daha ayrıntılı değerlendirmelere temel oluşturulması amaçlanıyor.

1999 öncesi binalarda oturanlar dikkat

İzmir'deki konutların deprem güvenliği açısından değerlendirilmesinde binaların inşa edildiği dönem önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Özellikle eski deprem yönetmeliklerine göre yapılan yapıların güncel mühendislik kriterleriyle incelenmesi önem taşıyor. Türkiye'de 1998 yılında yayımlanan deprem yönetmeliğini 2007'de yürürlüğe giren düzenlemeler izledi. Günümüzde kullanılan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği ise 1 Ocak 2019 tarihinde uygulanmaya başlandı. Ancak bir binanın 1999 öncesinde yapılmış olması, tek başına depreme dayanıksız olduğunu göstermiyor. Aynı şekilde yeni bir binanın da yalnızca yapım yılına bakılarak güvenli olduğu söylenemiyor. Beton kalitesi, kullanılan donatı, taşıyıcı sistemin tasarımı, uygulama koşulları ve binanın geçmişte geçirdiği müdahaleler deprem performansını doğrudan etkiliyor.

Bu belirtiler varsa inceleme gerekebilir

Binalarda gözlemlenen bazı yapısal sorunlar, mühendislik değerlendirmesi yapılmasını gerektirebiliyor. Özellikle kolon ve kirişlerdeki belirgin çatlaklar, beton dökülmeleri, donatıların açığa çıkması ve taşıyıcı elemanlarda meydana gelen deformasyonlar dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor. Binaların zemin katlarında gerçekleştirilen tadilatlar da deprem güvenliği açısından önem taşıyor. Kolonların kesilmesi, kirişlere müdahale edilmesi veya taşıyıcı sistemin onaylı projeye aykırı biçimde değiştirilmesi yapının deprem davranışını olumsuz etkileyebiliyor. Bununla birlikte her çatlak taşıyıcı sistem hasarı anlamına gelmiyor. Bir binada gözle görülür çatlak bulunmaması da yapının deprem güvenliğini garanti etmiyor.

Türkiye'nin depremde en riskli kentleri belli oldu! İzmir kaçıncı sırada?
Türkiye'nin depremde en riskli kentleri belli oldu! İzmir kaçıncı sırada?
İçeriği Görüntüle

İzmir'in zemini de ayrıntılı inceleniyor

Yapıların deprem güvenliği açısından değerlendirilmesinde zemin koşulları da büyük önem taşıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Bornova ve Karşıyaka'da yürütülen mikrobölgeleme araştırmaları kapsamında zemin büyütmesi, yeraltı suyu koşulları, sıvılaşma potansiyeli ve diğer jeolojik tehlikeler incelendi. Karşıyaka'daki çalışmalarda 113 sondaj kuyusu açılırken bazı noktalarda 400 metre derinliğe ulaşıldı. Ayrıca 100 noktada konik penetrasyon testi gerçekleştirildi ve yaklaşık 6 bin laboratuvar deneyi yapıldı. Elde edilen verilerin olası depremlerde zemin davranışının anlaşılmasına ve gelecekteki yapılaşma kararlarına katkı sağlaması hedefleniyor.

Konak ve Bayraklı'da 300 sondaj noktası

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Eylül 2026'da açıkladığı programa göre, mikrobölgeleme çalışmalarının yeni aşamasında Konak ve Bayraklı'da yaklaşık 4 bin hektarlık alanın incelenmesi planlandı. İki ilçede toplam 300 sondaj noktası belirlendi. Bunların 170'i Konak'ta, 130'u ise Bayraklı'da yer alıyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla Bornova, Karşıyaka, Konak ve Bayraklı'da yaklaşık 13 bin hektarlık alanın zemin özelliklerinin ayrıntılı biçimde ortaya konulması hedefleniyor. Ancak bir bölgenin zemin özelliklerinin bilinmesi, o bölgedeki bütün binaların aynı deprem riskini taşıdığı anlamına gelmiyor. Yapıların taşıyıcı sistemleri ve temel tasarımları da ayrı ayrı değerlendirilmeli.

Oturduğunuz binanın güvenliğini nasıl öğrenebilirsiniz?

İzmir'de yaşayan vatandaşlar, yapı envanteri çalışmaları kapsamında oluşturulan bina kimlik sistemi aracılığıyla yaşadıkları yapılara ilişkin bazı temel bilgilere ulaşabiliyor. Bornova ve Bayraklı'da gerçekleştirilen ön değerlendirmelere ilişkin bilgiler, belediyenin Bizİzmir platformundaki yapı envanteri uygulamasından sorgulanabiliyor. Ancak bu bilgiler, binanın deprem performansını kesin olarak ortaya koyan teknik raporların yerine geçmiyor. Yapısının güvenliğinden şüphe duyan vatandaşların yetkin mühendislerden ayrıntılı değerlendirme talep etmesi gerekiyor. 6306 sayılı Kanun kapsamında resmi riskli yapı tespiti yaptırmak isteyenler ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından lisanslandırılmış kuruluşlara başvurabiliyor.

Deprem güvenliğinde kapsamlı inceleme önemli

İzmir'de yürütülen yapı envanteri ve zemin araştırmaları, kentin deprem hazırlıkları açısından önemli bir veri birikimi oluşturuyor. Bornova ve Bayraklı'da 3 bin 844 yapının ileri inceleme açısından öncelikli grupta bulunması, Karşıyaka'da yaklaşık 23 bin binanın saha incelemesinin tamamlanması ve farklı bölgelerde sürdürülen zemin araştırmaları, yapı güvenliğinin çok yönlü değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. İzmir'de yaşayan vatandaşlar açısından en önemli konu ise oturdukları binanın deprem performansının bilinmesi. Uzmanlar, yalnızca binanın yaşına veya dış görünümüne göre karar verilmemesi, gerektiğinde ayrıntılı mühendislik incelemesi yaptırılması gerektiğine dikkat çekiyor.

Kaynak: AJANSLAR