ÖZGE UYANIK/ 13 bin 219 mağazada 70 bin 647 çalışanın bulunduğu belirtilen A101’de çalışan işçilerin temel çalışma koşullarının iyileştirilmesini isteyen Sosyal-İş, “Suyumuzu istiyoruz! Yemek ücretlerimizin iyileştirilmesini istiyoruz! Oturma ve dinlenme hakkımızı istiyoruz! Bunların hiçbiri lüks değildir” diyerek taleplerini sıraladı. Eylemde sendika adına açıklama yapan Leyla Topaloğlu, A101 işçilerinin yaşadığı sorunların bireysel değil, örgütlü mücadeleyle çözülmesi gereken sorunlar olduğunu belirterek şunları söyledi:

“A101 işçisi yalnız değildir”

“Bugün İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Antalya’da aynı anda A101 mağazalarının önündeyiz. Aynı sözü söylemek için buradayız. A101 işçisi yalnız değildir! Buradayız çünkü A101 mağazalarında çalışan emekçilerin yıllardır yaşadığı sorunları biliyoruz. Buradayız çünkü bu sorunların tek tek işçilerin kişisel meselesi olmadığını biliyoruz. Ve buradayız çünkü artık bu sorunlara karşı örgütlü bir mücadeleyi büyütmeye karar verdik. Bugün A101’in mağazalarının önünden açıkça söylüyoruz: Büyüyoruz! Örgütleniyoruz! Haklarımızı alacağız!”

Whatsapp Image 2026 10 01 At 19.06.31

“Suyumuzu istiyoruz”

A101 çalışanlarının gün boyunca raf dizdiğini, kasa başında durduğunu, ürün taşıdığını ve mağazaların açılıp kapanmasında görev aldığını belirten Topaloğlu, işçilerin temel ihtiyaçlarından biri olan suya dahi ücret ödeyerek ulaşmak zorunda kaldığını söyledi.

“SUYUMUZU İSTİYORUZ!

A101 işçisi gün boyunca çalışıyor. Raf diziyor. Kasa başında duruyor. Ürün taşıyor. Depoya giriyor. Mağazayı açıyor, kapatıyor. Saatlerce ayakta kalıyor. Ama susadığında kendi çalıştığı mağazada satılan suyu satın almak zorunda kalıyor.

Buradan A101 patronuna soruyoruz: Bir işçinin içeceği suyun hesabını yapıp, sonra da sağda solda hayırlar yapacağım demekle vefalı bir insan olduğunu mu düşünüyorsun? Yaptıracağın hastanenin parası işçiye vermediklerindir. Sahip olduğun servet işçilerin alın terinden çaldıklarındır.

İşçinin suyu üzerinden tasarruf ederek, doğduğun şehre vefa borcunu ödemiş olmuyorsun.

Sen ancak işçinin susuzluğu üzerinden kâr hesabı yaparsın.

Su en temel ihtiyaçtır. Biz suyumuzu istiyoruz.

SUYUMUZU ALACAĞIZ!”

“Yemek ücretimiz 158 TL”

Hayat pahalılığına da dikkat çeken Topaloğlu, A101 işçilerinin iki yıldır aynı yemek ücretiyle çalıştırıldığını savundu. Günlük 330 TL olarak belirtilen devlet tarafından belirlenen tutara karşılık A101’de çalışanlara günlük 158 TL yemek ücreti verildiğini öne sürdü.

“YEMEK ÜCRETİMİZ İYİLEŞTİRİLSİN!

Market işçisi düşük ücretlerle hayat pahalılığı altında yaşamaya çalışıyor. Kiralar yüksek. Gıda pahalı. Ulaşım pahalı. Hayatın her alanında maliyetler artıyor. Ama işçinin yemek desteği bu hayatın gerçeklerinden kopuk kaldığında, bunun bedelini yine işçi ödüyor. A101 işçisi 2 yıldır aynı yemek ücreti ile çalıştırılıyor. Verilen yemek ücreti devletin belirlediği günlük 330 TL olan ücretin yarısından bile daha az. A101 patronunun işçiye reva gördüğü yemek ücreti günlük 158 TL. Varın siz hesaplayın bu şirketin insafsızlığını.

İşçinin boğazından tasarruf edip spor kulüplerine para mı yağdıracaksın? Yok öyle yağma!

Yemek ücretlerinin insanca yaşam koşullarına uygun hale getirilmesini istiyoruz. Bu bir lütuf değildir. Bu, çalışan insanın en temel ihtiyaçlarından biridir. A101 yönetimine çağrımız açık: Yemek ücretlerini en az devletin belirlediği günlük 330 TL, yani aylık 8 bin 580 TL seviyesine çıkarın!

VERMİYOR MUSUNUZ? ALACAĞIZ!”

Whatsapp Image 2026 10 01 At 19.06.31 (1)

“İşçi makine değildir”

Market çalışanlarının uzun saatler boyunca ayakta çalıştırılmasına da tepki gösteren Topaloğlu, oturarak çalışma ve dinlenme hakkının güvence altına alınmasını istedi.

“OTURARAK ÇALIŞMA HAKKIMIZI İSTİYORUZ!

Şimdi en temel sorulardan birini soruyoruz: İşçi neden oturamıyor? Neden saatlerce ayakta durmak zorunda? Neden işçinin birkaç dakika dinlenmesi sorun haline getiriliyor? Siz işçiyi makine olarak görüyor olabilirsiniz. Ama şunu iyi bilin: İşçi makine değildir!

Sigara ve abur cubura dev zam kapıda: Paket başına 20 TL 'halk sağlığı' vergisi geliyor!
Sigara ve abur cubura dev zam kapıda: Paket başına 20 TL 'halk sağlığı' vergisi geliyor!
İçeriği Görüntüle

İşçinin bedeni şirketin malı değildir. İşçi yorulur. Ayağı ağrır. Beli ağrır. Dinlenmeye ihtiyaç duyar. Ve işçi dinlenir! Oturmak tembellik değildir. Dinlenmek suç değildir. Yasal hak olan sağlıklı çalışma koşullarının gereğidir. Biz A101 mağazalarında çalışan emekçilerin oturarak çalışma ve dinlenme hakkının güvence altına alınmasını istiyoruz.

OTURMA HAKKIMIZI VERMİYOR MUSUNUZ? ALACAĞIZ!”

“İşçiyi müşteriyle karşı karşıya getirmeyin”

A101 çalışanlarının son dönemde sosyal medyada hedef gösterilmesine de tepki gösteren Topaloğlu, şirket politikalarından kaynaklanan sorunların bedelinin market çalışanlarına ödetilmemesi gerektiğini ifade etti.

“İŞÇİYİ MÜŞTERİYLE KARŞI KARŞIYA GETİRMEYİN!

Bir de son dönemde büyüyen başka bir sorun var. Market çalışanları sosyal medyada hedef gösteriliyor. Şirketin kâr uğruna, bile isteye, planlı bir şekilde yaptığı hatalar üzerinden bütün market emekçileri linç ediliyor. İşçiler kameraya alınıyor, teşhir ediliyor, hakarete uğruyor. İnsanların hayat pahalılığına, düşük ücretlere ve ağır çalışma koşullarına karşı biriken öfkesi, çoğu zaman en görünür yerde duran işçiye yöneltiliyor.

Biz buna karşı çıkıyoruz. Çünkü fiyatları market işçisi belirlemiyor. Ücretleri market işçisi belirlemiyor. Personel sayısını market işçisi belirlemiyor. Çalışma koşullarını market işçisi belirlemiyor. Kasanın arkasındaki işçi de bu hayat pahalılığının içinde yaşıyor. Markete alışveriş yapmaya gelen müşteri de emeğiyle geçiniyor. Biz birbirimizin düşmanı değiliz. İşçiyi müşterinin karşısına, müşteriyi işçinin karşısına diken bu düzeni değiştirmek için örgütleniyoruz. Öfkemizi birbirimize değil, bizi bu koşullarda yaşatan düzene yönelteceğiz.”

“Çözümümüz ortak: Örgütlenmek”

Topaloğlu, A101 çalışanlarına da örgütlenme çağrısında bulundu.

“A101 İŞÇİLERİNE ÇAĞRIMIZDIR!

A101’de çalışıyorsan ve susadığında su konusunda sorun yaşıyorsan, yemek ücretinin yetersiz olduğunu düşünüyorsan, saatlerce ayakta çalışmaktan yoruluyorsan, dinlenme hakkının kısıtlandığını düşünüyorsan, iş yükünün her geçen gün arttığını hissediyorsan, yalnız değilsin.

Senin yaşadığın sorunları aynı mağazada çalışan arkadaşın da yaşıyor. Başka mağazadaki işçi de yaşıyor. Başka şehirlerdeki A101 işçileri de yaşıyor. O halde çözümümüz de ortak:

ÖRGÜTLENMEK!

Bir işçi tek başına kaldığında şirketler çok güçlü ve yenilmez görünebilir, ancak işçiler yan yana geldiğinde, birleştiğinde kazanan mutlaka örgütlü işçiler olur…”

“Bir mağazanın sesi yüzlerce mağazanın sesi olabilir”

Eylemlerin yalnızca bir günlük protesto olmadığını belirten Topaloğlu, sendikanın mağazalarda işçilerle buluşacağını ve örgütlenme çalışmalarını sürdüreceğini söyledi.

“BUGÜN BEŞ ŞEHİRDEYİZ!

Bugün İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Antalya’da ve Diyarbakır’da A101 mağazalarının önündeyiz. Beş şehirde aynı sözü söylüyoruz:

A101 İŞÇİSİ YALNIZ DEĞİLDİR!

Bu eylem bugün burada bitmeyecek. Mağazalara gireceğiz. İşçilerle konuşacağız. Haklarımızı anlatacağız. Sorunlarımızı birlikte belirleyip, örgütleneceğiz.

Çünkü biz biliyoruz:

Bir mağazada başlayan örgütlenme, bütün mağazalara yayılabilir. Bir işçinin cesareti başka bir işçiye güç verebilir. Bir mağazanın sesi yüzlerce mağazanın sesi olabilir.”

“Bunların hiçbiri lüks değil”

Açıklamanın sonunda A101 yönetimine çağrıda bulunan Topaloğlu, taleplerinin temel çalışma koşulları olduğunu vurguladı.

“A101 YÖNETİMİNE SON SÖZÜMÜZ:

Suyumuzu istiyoruz! Yemek ücretlerimizin iyileştirilmesini istiyoruz! Oturma ve dinlenme hakkımızı istiyoruz! Bunların hiçbiri lüks değildir. Bunların hiçbiri ayrıcalık değildir. Bunlar insanca çalışmanın temel koşullarıdır. Ve biz bu taleplerin peşini bırakmayacağız.

Bugün dört şehirdeyiz. Yarın on şehirde olacağız. Daha fazla işçiyle buluşacağız. Daha fazla işçiyle örgütleneceğiz. A101 işçileri örgütlendikçe, A101 yönetimi bu sesi daha fazla duyacak.

Biz geliyoruz. Örgütleniyoruz. Mücadele ediyoruz ve haklarımızı alacağız!”

Kaynak: HABER MERKEZİ