Kademeli emeklilik, Emeklilikte Yaşa Takılanlar düzenlemesinin ardından sosyal güvenlik gündeminin en fazla takip edilen başlıklarından biri haline geldi. Özellikle 8 Eylül 1999 sonrası sigorta başlangıcı bulunan çalışanlar, işe giriş tarihleri nedeniyle EYT kapsamının dışında kaldıkları için yeni bir düzenleme yapılıp yapılmayacağını yakından izliyor.
2026 yılı içerisinde konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne farklı soru önergeleriyle taşınması da beklentileri artırdı. Ancak Meclis kayıtlarında kademeli emeklilikle ilgili soru önergelerinin bulunması, düzenlemenin yasalaştığı ya da yeni emeklilik koşullarının yürürlüğe girdiği anlamına gelmiyor.
Mevcut durumda çalışanların emeklilik hesabında yürürlükte bulunan sosyal güvenlik mevzuatındaki yaş, prim günü ve sigortalılık süresi koşulları esas alınıyor.

Kademeli emeklilik Meclis gündeminde
Kademeli emeklilik talebi 2026 yılında çeşitli soru önergeleri aracılığıyla TBMM gündemine taşındı. Bu önergelerde özellikle 8 Eylül 1999 tarihinden sonra çalışma hayatına başlayanların emeklilik koşullarının yeniden ele alınmasına yönelik talepler öne çıktı.
30 Ocak 2026 tarihinde verilen ve 7/39694 esas numarasını taşıyan soru önergesinde, 8 Eylül 1999 sonrasında işe başlayan çalışanlara kademeli emeklilik hakkı verilmesine yönelik değerlendirmeler soruldu. Söz konusu önergeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından 29 Haziran 2026 tarihinde yanıt verildi.
Konuyla ilgili bir başka adım ise 3 Haziran 2026 tarihinde geldi. 7/45214 esas numarasıyla kayıtlara giren soru önergesinde de kademeli emeklilik düzenlemesine ilişkin talepler gündeme getirildi. Bu önerge 17 Ağustos 2026 tarihinde cevaplandı.
25 Haziran 2026 tarihinde verilen 7/46181 esas numaralı soru önergesinde de 8 Eylül 1999 sonrasında sigortalı olanlara kademeli emeklilik hakkı sağlanması konusu gündeme taşındı. Paylaşılan bilgilere göre bu önerge için henüz yanıt süreci tamamlanmış değil.
Önerge verilmesi yasa çıktığı anlamına gelmiyor
Kademeli emeklilik konusunda en fazla karıştırılan noktalardan biri de TBMM’ye sunulan soru önergeleri ile kanun teklifleri arasındaki fark.
Milletvekillerinin bir konu hakkında ilgili bakanlıklardan bilgi istemek amacıyla verdiği soru önergeleri doğrudan yeni bir hak oluşturmuyor. Dolayısıyla kademeli emekliliğe ilişkin soru önergelerinin Meclis kayıtlarına girmesi, çalışanların emeklilik koşullarının değiştiği anlamına gelmiyor.
Yaş ve prim şartlarında değişiklik yapılabilmesi için gerekli kanuni düzenlemenin yasama sürecinden geçmesi ve yürürlüğe girmesi gerekiyor. Bu nedenle çalışanların emeklilik hesaplarını mevcut mevzuata göre yapmaları önem taşıyor.

En çok 1999 sonrası çalışanlar bekliyor
Tartışmanın merkezinde 8 Eylül 1999 sonrası sigortalı olan çalışanlar bulunuyor. EYT düzenlemesiyle 8 Eylül 1999 ve öncesinde sigorta girişi bulunan belirli çalışanlar açısından yaş koşulunun kaldırılması, bu tarihin hemen sonrasında işe başlayanlarda kademeli bir sistem talebini beraberinde getirdi.
Çalışanların beklentisi, sigorta başlangıç tarihine göre değişen yaş ve prim koşullarının oluşturulması. Böyle bir sistemin hayata geçirilmesi halinde işe giriş tarihi ilerledikçe emeklilik yaşı ve prim günü şartlarının da kademeli biçimde değişmesi gündeme gelebilir.
Ancak bunun nasıl uygulanacağına ilişkin yürürlüğe girmiş resmi bir kademeli emeklilik tablosu bulunmuyor.
Mevcut sistemde şartlar nasıl uygulanıyor?
SGK'nın mevcut uygulamasında, 8 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 tarihleri arasında ilk kez 4/a kapsamında sigortalı olan çalışanlar açısından belirlenen emeklilik koşulları geçerliliğini koruyor.
Bu dönemde ilk kez sigortalı olan kadın çalışanlar için 58, erkek çalışanlar için ise 60 yaş koşulu bulunuyor. Bunun yanında 7 bin prim günü şartının yerine getirilmesi gerekiyor.
Mevzuatta alternatif emeklilik koşulu da bulunuyor. Buna göre kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaşın tamamlanmasının yanı sıra 25 yıllık sigortalılık süresi ve en az 4 bin 500 prim günü şartı aranıyor.
30 Nisan 2008 sonrasında ilk kez hizmet akdiyle çalışmaya başlayanlarda ise yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları 5510 sayılı Kanun kapsamında belirleniyor. Bu gruptaki çalışanların emeklilik koşulları sigorta başlangıç tarihi ve prim ödeme süresi gibi kriterlere göre farklılaşabiliyor.

İnternetteki emeklilik tablolarına dikkat
Kademeli emeklilik tartışmalarının yoğunlaşmasıyla birlikte internet ve sosyal medya platformlarında çok sayıda yaş ve prim tablosu paylaşılmaya başladı. Bu tablolarda sigorta başlangıç yılına göre farklı emeklilik yaşı ve prim günü hesaplamaları yer alıyor.
Ancak söz konusu tabloların resmi bir düzenleme gibi değerlendirilmemesi gerekiyor. Çünkü 8 Eylül 1999 sonrasında sigortalı olanlara yönelik yürürlüğe girmiş yeni bir kademeli emeklilik sistemi bulunmuyor.
Dolayısıyla sosyal medyada "yeni emeklilik tablosu", "kademeli emeklilik şartları belli oldu" veya benzeri ifadelerle dolaşıma sokulan hesaplamalar mevcut mevzuatın yerine geçmiş resmi koşullar değil.
Yeni bir düzenleme yapılması halinde hangi sigorta başlangıç tarihlerinin kapsama alınacağı, kadın ve erkek çalışanlar için hangi yaş sınırlarının uygulanacağı, kaç prim gününün isteneceği ve sigortalılık süresinin hesaba nasıl katılacağı yasal düzenlemeyle netleşecek.
Yaş ve prim şartları henüz değişmedi
Çalışanların en fazla merak ettiği konuların başında kademeli emeklilik yaş şartı geliyor. Ancak şu aşamada 8 Eylül 1999 sonrası sigorta başlangıcı bulunan çalışanlar için kabul edilmiş yeni bir yaş skalası açıklanmış değil.
Aynı durum prim günleri için de geçerli. İnternette 5 bin, 5 bin 500, 6 bin veya farklı prim günlerinin yer aldığı çeşitli senaryolar bulunmasına rağmen bunların tamamını kapsayan yürürlüğe girmiş resmi bir kademeli emeklilik düzenlemesi mevcut değil.
Bu nedenle emeklilik planlaması yapan çalışanlar açısından bugün için bağlayıcı olan şartlar, mevcut sosyal güvenlik mevzuatındaki koşullar olmaya devam ediyor.

Kademeli emeklilik için tarih belli değil
Kademeli emeklilik ne zaman çıkacak sorusunun yanıtı da henüz netleşmiş değil. 2026 yılı içerisinde konunun TBMM gündemine soru önergeleriyle taşınmış olması çalışanların beklentisini canlı tutsa da bunun doğrudan düzenlemenin yasalaşacağı anlamına gelmediğinin altını çizmek gerekiyor.
Kademeli emekliliğin yürürlüğe girebilmesi için yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç bulunuyor. Böyle bir düzenlemenin yasalaşması halinde kapsam, sigorta başlangıç tarihleri, yaş şartı, prim günü ve uygulamanın başlangıç tarihi de kesinleşecek.
Şu an için 8 Eylül 1999 sonrası çalışanlara yeni bir emeklilik hakkı tanıyan yürürlükte bir kanun bulunmuyor. Bu nedenle "kademeli emeklilik çıktı" şeklindeki iddiaların aksine mevcut yaş ve prim koşulları uygulanmaya devam ediyor.




