SEMİ TEKTAŞ/Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü ve CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Nilay Kökkılınç, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine ilişkin basın toplantısı gerçekleştirdi. CHP İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlenen toplantıda, kadın cinayetlerinin nedenleri ve şiddetin önlenmesine yönelik alınması gereken tedbirler ele alındı. Gümrükçü, kadın cinayetlerinin toplumsal bir sorun haline geldiğini vurgularken Kökkılınç, yasal düzenlemelerden eğitim politikalarına, silah erişiminin sınırlandırılmasından kadınların korunmasına kadar çeşitli önerilerini sıraladı.

GÜMRÜKÇÜ: 25 YILDA SORUNLAR ÇÖZÜLEMEDİ

CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, Türkiye’nin uzun yıllardır çözülemeyen sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek iktidarın ekonomi başta olmak üzere birçok alanda çözüm üretemediğini savundu.

Gümrükçü, “Yaklaşık 25 yıldır Türkiye’yi yöneten Adalet ve Kalkınma Partisi, maalesef 25 yılın sonunda hiçbir sorunu çözememiş durumda. Başta ekonomi olmak üzere birçok alanda olumsuzluklar yaşıyoruz. Bu süreçte artık ülkeyi yönetebilir olmaktan çıktıklarını görüyoruz. Gördüğümüz kadarıyla ne fon ne de başka bir konuda çözüm üretebilecek durumdalar” dedi.

Türkiye’nin geçmişinden gelen sorunların da çözülemediğini ifade eden Gümrükçü, toplumla barışma ve bütün yurttaşları kucaklama sürecinin mümkün olduğunu ancak geçmişteki girişimlerin olumsuz sonuçlandığını söyledi.

“KADIN CİNAYETLERİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

Türkiye’deki toplumsal sorunların yalnızca etnik kimlikler üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Gümrükçü, kadın-erkek eşitsizliğine dikkat çekti.

Kadın cinayetlerinin yıllardır devam ettiğini vurgulayan Gümrükçü, Cumhuriyet’in kadın hakları açısından önemine değinerek şunları söyledi:

“Türkiye’de ve dünyada çelişkiler var. Kadın-erkek çelişkisi de bunlardan biri. Maalesef bu topraklarda kadın cinayetleri bir kanun haline gelmiş durumda. Yüz yıldır, bin yıldır bu durum değiştirilemiyor. Cumhuriyet’in 100 yıllık tarihinde Cumhuriyet, bir kadın devrimi olarak kadın-erkek eşitliğini temel alan pek çok sosyal politika üretti. Kadının toplumsal yaşamdaki yerini yükseltti. Dünyada ilk defa kadınlara seçme ve seçilme hakkını verdi. Kadını erkekle eşit hale getirdi. ‘Sofradaki yeri öküzümüzden sonra gelendir’ diye şiirlerin yazıldığı bir ülkede, kadınla erkeğin eşit olduğu günleri yaşattı Cumhuriyet.”

Kadınların her gün baskı ve şiddetle karşı karşıya kaldığını söyleyen Gümrükçü, geçen hafta İzmir’in Menemen ilçesinde yaşanan kadın cinayetini hatırlatarak toplantının temel gündeminin kadın cinayetleri olduğunu ifade etti.

KÖKKILINÇ: SON 10 GÜNDE İZMİR’DE ÜÇ KADIN ÖLDÜRÜLDÜ

CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Nilay Kökkılınç ise kadın cinayetlerinin Türkiye’nin ve İzmir’in kanayan yarası olduğunu belirterek son dönemde yaşanan cinayetlere dikkat çekti.

Kökkılınç, “Bugün sizlerle ülkemizin ve elbette kentimizin kanayan yarası olan, erkekler tarafından gerçekleştirilen kadın cinayetlerini Cumhuriyet Halk Partisi olarak protesto etmek ve aynı zamanda değerlendirmek amacıyla bir araya geldik” dedi.

Son 10 günde İzmir’de üç kadının, aynı süreçte Adana’da da genç bir kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü belirten Kökkılınç, yaşananların toplumda derin üzüntü yarattığını söyledi.

Öldürülen kadınların aileleri tarafından sevgi ve özenle yetiştirildiğini vurgulayan Kökkılınç, kadınların yakın çevrelerindeki erkekler tarafından yaşamdan koparıldığını ifade etti.

Türkiye’de çok sayıda sivil toplum kuruluşunun ve meslek örgütünün kadın cinayetlerinin boyutunu verilerle ortaya koyduğunu belirten Kökkılınç, “Ne yazık ki görüyoruz; her geçen gün kadına karşı şiddet ve ölümle sonuçlanan vakalar katlanarak artmaya devam ediyor” diye konuştu.

“KADIN CİNAYETLERİNİN ÖNLENMESİNDE EKSİKLİKLER VAR”

Kadına yönelik şiddetle mücadelede yürürlükteki yasaların yeterince önleyici ve caydırıcı olup olmadığının sorgulanması gerektiğini belirten Kökkılınç, uygulamadaki eksikliklere dikkat çekti.

Kökkılınç, şiddeti önlemek için alınan tedbirlerin zamanında uygulanıp uygulanmadığının, kamu görevlileri ve kolluk kuvvetlerinin olası ihmallerinin sorgulanıp sorgulanmadığının ve yargılama süreçlerinin ne kadar hızlı ilerlediğinin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.Kadın cinayetlerinde yaşamını yitiren kadınların geride bıraktığı çocukların, ailelerin ve yakınlarının korunması ve desteklenmesinin de önem taşıdığını vurguladı.

“TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ EĞİTİMİ VERİLMELİ”

Kadınların erkeklerle eşit yurttaşlar olduğu bilincinin erken yaşlardan itibaren kazandırılması gerektiğini ifade eden Kökkılınç, ailede, okullarda, kamu kurumlarında ve toplumsal yaşamın farklı alanlarında eğitim verilmesi çağrısında bulundu.

Kadınların yaşam tercihleri ve medeni haklarını kullanma konusunda özgür olması gerektiğini belirten Kökkılınç, hiçbir kişinin kadınlar üzerinde mülkiyet hakkı bulunmadığının topluma anlatılması gerektiğini söyledi.

Birleşmiş Milletler tarafından da kullanılan toplumsal cinsiyet eşitliği kavramına dikkat çeken Kökkılınç, kadınların yaşam hakkının güçlü biçimde korunması gerektiğini vurguladı.

İzmir'de oda başkanına kanlı saldırı!
İzmir'de oda başkanına kanlı saldırı!
İçeriği Görüntüle

SİLAHSIZLANMA ÇAĞRISI

Kadın cinayetlerinde ateşli silahların kullanımına dikkat çeken Kökkılınç, silaha erişimin kolay olmasının şiddetin sonuçlarını ağırlaştırabildiğini belirtti.

Silah taşıma yetkisi bulunan kolluk kuvvetleri, kamu görevlileri ve güvenlik personeli için periyodik psikolojik testler uygulanmasını öneren Kökkılınç, bu kişilerin öfke kontrolü açısından değerlendirilmesi ve silah taşıma yetkilerinin bu değerlendirmeler doğrultusunda yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti.
Kökkılınç, “Ülkemizde silahsızlanma çağrısı yapıyoruz. Silahlara erişim bu denli kolay olmamalıdır” dedi.

Medya ve televizyon yayınlarında kullanılan eril dile ve şiddet içeriklerine de değinen Kökkılınç, silah kullanımını özendiren gösterimlerden kaçınılması gerektiğini belirtti. Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) bu konuda gerekli hassasiyeti göstermesi çağrısında bulundu.

KORUMA VE UZAKLAŞTIRMA TEDBİRLERİ ETKİNLEŞTİRİLMELİ

Kökkılınç, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için dijital teknolojilerden daha fazla yararlanılması gerektiğini belirterek koruma ve uzaklaştırma kararlarının daha etkin uygulanmasını istedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın cinayetlerine ilişkin her dosyada mutlaka müdahil olması gerektiğini savunan Kökkılınç, kadın hakları alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının da davalara katılabilmesine olanak sağlayacak yasal düzenlemeler yapılmasını önerdi.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarıyla iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Kökkılınç, boşanma, velayet ve mal paylaşımına ilişkin adli dosyalarda tarafların psikologlar tarafından da izlenmesi gerektiğini söyledi.
Cezaların caydırıcı olması ve adalete erişimin hızlandırılması gerektiğini belirten Kökkılınç, şiddet faillerine uygulanan yaptırımların medyada daha fazla yer almasının önemine dikkat çekti.

SIĞINMA EVLERİNİN KAPASİTESİ ARTIRILMALI

Kadınların şiddetten uzaklaşabilmesi için barınma olanaklarının artırılması gerektiğini vurgulayan Kökkılınç, sığınma evlerinin sayısının ve kapasitesinin kentlerin kadın nüfusuna ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesini istedi.

Sığınma evlerinin yanı sıra kadınların barınma ihtiyacını karşılayabilecek konuk evlerinin de oluşturulması gerektiğini ifade eden Kökkılınç, bu konuda sivil toplum kuruluşlarından destek alınabileceğini belirtti.

SENDİKAL SÖZLEŞMELERDE YAPTIRIM ÖNERİSİ

Eğitimin kadına yönelik şiddetle mücadelede önemli bir yere sahip olduğunu belirten Kökkılınç, ilköğretimden başlayarak eğitimin her kademesinde, ailelerde, topluluklarda, kamu kurumlarında ve askerlikte toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimleri verilmesini önerdi.

Kadın hakları, kadınların saygınlığı, özgürlüğü ve yaşam tercihleri konusunda toplumsal bilincin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Kökkılınç, sendikal sözleşmelere de kadına yönelik şiddet uygulayan kişilerin iş akdinin feshine kadar uzanabilecek yaptırım hükümleri konulması çağrısında bulundu.

SPOR VE KÜLTÜR-SANAT VURGUSU

Çocukların ve gençlerin sporla, kültürle ve sanatla iç içe bir yaşam kurmalarının desteklenmesi gerektiğini belirten Kökkılınç, sağlıklı iletişim becerilerinin geliştirilmesi ve öfke kontrolünün desteklenmesinin önemine değindi.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede uluslararası sözleşmeler kapsamında iş birliği ve dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini de ifade eden Kökkılınç, açıklamasını kadınların yaşam hakkının önemini vurgulayarak tamamladı.

Kökkılınç, “Kadının yaşam hakkının en önemli insan haklarından biri olduğunu bir kez daha vurguluyor, bugüne dek erkekler tarafından katledilerek yaşamını yitirmiş tüm kadınları saygıyla anıyorum” ifadelerini kullandı.

Kaynak: SEMİ TEKTAŞ