SİNAN GENÇ/ Türkiye, Cumhuriyet'in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü 10 Kasım'da ebediyete uğurlayışının 88'inci yıl dönümünde anmaya hazırlanırken, İzmir'deki bir mezarlıkta unutulmaya yüz tutmuş bir Cumhuriyet kadınının hikâyesi dikkat çekiyor. Her yıl milyonlarca kişinin ziyaret ettiği Anıtkabir'in yapımında yıllarca kontrol şefi olarak çalışan Sabiha Rıfat Gürayman, hayatının son yıllarını İzmir'de geçirdi ve 2003 yılında burada hayata veda etti. Erkeklerle aynı sıralarda mühendislik eğitimi alarak dönemin kalıplarını yıkan, Fenerbahçe'nin erkek voleybol takımında şampiyonluk yaşayan ve Atatürk'ün ebedi istirahatgâhının inşasında önemli sorumluluklar üstlenen Gürayman, Bayraklı'daki Doğançay Mezarlığı'na defnedildi. Ancak Cumhuriyet tarihine adını yazdıran bu kadının mezarının yıllar sonra bakımsız halde bulunması, İzmir açısından hüzünlü bir vefa hikâyesine dönüştü. İzmirli mezar bakım görevlisi İsmail Öztürk'ün 2025 yılında gerçekleştirdiği bakım ise bu unutulmuş hikâyeyi yeniden gündeme taşıdı.

Ekran Görüntüsü 2026 11 07 193402119026228 2861674 E9A0D2Fc6C8Cf8E526841D3339E222Ac

Anıtkabir'i inşa eden kadının mezarı bakımsız bulundu

İzmir'in Bayraklı ilçesindeki Doğançay Mezarlığı'nda mezar bakım hizmeti veren İsmail Öztürk, 2025 yılında Sabiha Rıfat Gürayman'ın kabrinin bakımsız olduğunu fark etti. Mezarın bulunduğu durum karşısında büyük üzüntü yaşayan Öztürk, Türkiye'nin ilk kadın mühendislerinden birinin hatırasına sahip çıkmak için harekete geçti. Gürayman'ın mezarının bakımını gerçekleştiren Öztürk'ün anlattıkları, 19 Mayıs 2025 tarihinde yayımlanan haberle kamuoyuna taşındı. Anıtkabir'in inşasında görev alan, Cumhuriyet'in kadınlara açtığı yolun en önemli temsilcilerinden biri olan Gürayman'ın kabrinin bu durumda bulunması, yalnızca bir mezarın bakımsızlığı değil, tarihî bir değerin yeterince hatırlanmaması açısından da dikkat çekti.

S A B I H A 1Mezar9-1

"O Anıtkabir'i yaptı, ben de onun mezarına baktım"

Sabiha Rıfat Gürayman'ın mezarını kendi imkânlarıyla temizleyip bakımını yapan İsmail Öztürk, yaşadığı üzüntüyü şu sözlerle anlattı:

“Türkiye'nin ilk yüksek inşaat mühendisi Sabiha Gürarman'ın bakımsız mezar fotoğraflarını çekip size göndermek istemedim. İnanın çok üzüldüm. Böyle bir kişinin mezarının İzmir'de olması bir onurdur. Mezar bakımsızdı, çok üzüldüm. O Anıtkabir'i yaptı, ben de Atamızın ölüm yıl dönümünde Sabiha Hanım'ın mezarına baktım, en azından içim rahatladı.”

Öztürk'ün 2025 yılında yaptığı bu açıklama, Cumhuriyet'in öncü kadınlarından birine gösterilen bireysel vefayı ortaya koydu. Gürayman'ın mezarının günümüzdeki bakım durumuna ilişkin yeni bir tespit bulunmazken, İzmirli mezar bakım görevlisinin davranışı 10 Kasım öncesinde yeniden önem kazandı.

Mezar12-1

Atatürk'ün naaşı 15 yıl boyunca müzede kaldı

Sabiha Rıfat Gürayman'ın yaşamını tarihî açıdan önemli kılan en büyük görevi, Mustafa Kemal Atatürk'ün ebedi istirahatgâhı Anıtkabir'in inşasında üstlendiği sorumluluk oldu. Atatürk, 10 Kasım 1938 tarihinde saat 09.05'te İstanbul Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yumdu. Naaşı, İstanbul'da düzenlenen törenlerin ardından Ankara'ya getirildi ve 21 Kasım 1938'de Ankara Etnografya Müzesi'nde hazırlanan geçici istirahatgâhına yerleştirildi. Atatürk'ün naaşı, Anıtkabir tamamlanıncaya kadar 15 yıl boyunca burada muhafaza edildi. Bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusuna yakışır kalıcı bir anıt mezar yapılması için çalışmalar başlatıldı. Ankara'nın Rasattepe bölgesinde inşa edilmesine karar verilen Anıtkabir'in mimari projesi Emin Onat ve Orhan Arda tarafından hazırlandı.

Anitkabir 1953 (2)

Anıtkabir'in yapımında yıllarca başmühendis olarak çalıştı

9 Ekim 1944 tarihinde temeli atılan Anıtkabir'in inşaatında görev alan mühendislerden biri de Sabiha Rıfat Gürayman oldu. 1945 yılında yapının kontrol şefliği görevine getirilen Gürayman, inşaatın teknik denetiminde yıllarca sorumluluk üstlendi. Dönemin devlet yöneticileriyle bir araya gelerek çalışmalara ilişkin bilgiler verdi. Cumhuriyet'in ilk kadın yüksek mühendislerinden birinin, Türkiye'nin en önemli anıt yapılarından birinde böylesine önemli bir görev üstlenmesi, dönemin koşulları açısından tarihî bir başarıydı. Gürayman, yalnızca Anıtkabir'in inşasında değil, 1953 yılında Atatürk'ün naaşının yeni istirahatgâhına nakledilmesi için oluşturulan resmî komisyonda da görev aldı. Türkiye'nin dört bir yanında yas ve saygıyla anılan Atatürk'ün naaşı, 10 Kasım 1953 tarihinde büyük bir devlet töreniyle Etnografya Müzesi'nden Anıtkabir'e taşındı.

362243513 1697909474015851 4068451720317422920 N-1126396893 196201828664820 1826201378907115995 N

Atatürk'e minnet borcunu böyle ödedi

Sabiha Rıfat Gürayman açısından Anıtkabir'deki görevin yalnızca mesleki bir sorumluluk olmadığı, yaşam öyküsünü anlatan biyografik kaynaklarda da yer alıyor. Gürayman'ın, Anıtkabir'in kontrol mühendisliği görevine getirildiğinde Türk kadınlarına eğitim ve meslek hayatının kapılarını açan Atatürk'e duyduğu minnetin bir bölümünü bu çalışmayla ödeyebileceğini ifade ettiği aktarılıyor. Henüz Cumhuriyet'in ilk yıllarında erkek öğrencilerle aynı sınıflarda mühendislik eğitimi alan bir kadının, yıllar sonra Atatürk'ün anıt mezarının inşasında görev üstlenmesi, Cumhuriyet devrimlerinin somut sonuçlarından biri oldu.

54018128 1345451068941073 3393506226674335744 N50003343 10215078380406244 1934893418366894080 N

Türkiye'nin ilk kadın mühendislerinden biriydi

1910 yılında dünyaya gelen Sabiha Rıfat Gürayman, Cumhuriyet'in ilk kuşak kadın mühendisleri arasında yer aldı. 1927 yılında Mühendis Mekteb-i Âlîsi'ne giren Gürayman, 1933 yılında yüksek mühendis olarak mezun oldu. Günümüzde İstanbul Teknik Üniversitesi adıyla bilinen kurumda mühendislik eğitimi alan ilk kadın öğrenciler arasında bulunan Gürayman, meslek yaşamında çok sayıda önemli projede çalıştı. Bayındırlık Bakanlığı bünyesinde görev alan genç mühendis, köprü, okul, hastane ve kamu binalarının yapımında sorumluluk üstlendi. Ankara-Beypazarı yolunda inşasında çalıştığı köprü, kadın mühendis tarafından yapılması nedeniyle halk arasında "Kız Köprüsü" olarak anılmaya başladı. Gürayman'ın mesleki başarıları, kadınların mühendislik alanında öncü olmasının simgelerinden biri haline geldi.

YENİ Parti'de kurultay telaşı! İzmir'de 72 bin üye sandığa gidiyor
YENİ Parti'de kurultay telaşı! İzmir'de 72 bin üye sandığa gidiyor
İçeriği Görüntüle

31562302 10156175218073186 8406431366285003118 N-117425099 10154760244414900 14469503400599260 N

Fenerbahçe'nin erkek takımındaki tek kadın oyuncuydu

Sabiha Rıfat Gürayman'ın hayatındaki bir başka sıra dışı başarı ise spor alanında yaşandı. Henüz üniversite öğrencisiyken voleybolla ilgilenmeye başlayan Gürayman, Fenerbahçe'nin ilk kadın voleybolcularından biri oldu. 1920'li yılların sonunda kadın voleybol takımlarının sayısının son derece sınırlı olması nedeniyle Fenerbahçe Kadın Voleybol Takımı, karşılaşacak rakip bulmakta zorlandı. Ancak Gürayman, voleybolu bırakmak yerine erkek sporcularla birlikte oynamaya devam etti. Gösterdiği başarı sayesinde Fenerbahçe'nin erkek voleybol takımına dahil edildi. Böylece Türkiye'de erkeklerle aynı takımda resmî voleybol karşılaşmasına çıkan ilk kadın sporculardan biri olarak tarihe geçti.

Beş erkekle birlikte İstanbul şampiyonu oldu!

Sabiha Rıfat Gürayman, 1929 yılında Fenerbahçe'nin İstanbul şampiyonluğunu kazanan voleybol takımında forma giydi. Beş erkek oyuncuyla aynı takımda mücadele eden genç kadın, dönemin toplumsal koşulları düşünüldüğünde Türk spor tarihinde sıra dışı bir başarıya imza attı. Fenerbahçe yönetimi, 28 Ocak 1929 tarihli bir yazıyla Gürayman'ın erkek takımında gösterdiği cesaret ve başarıyı kutladı. Kulübün erkek voleybol takımında şampiyonluk yaşayan Gürayman, ilerleyen yıllarda kadın voleybolunun öncü isimlerinden biri olarak anıldı. Bugün Türkiye Kadın Millî Voleybol Takımı'nın uluslararası başarılarıyla milyonları ekran başına topladığı düşünüldüğünde, yaklaşık bir asır önce erkeklerle birlikte sahaya çıkan Gürayman'ın hikâyesi daha da anlam kazanıyor. Bir zamanlar karşısına çıkacak kadın takımı bulamayan genç bir sporcunun öncülüğü, bugün Türkiye'de milyonlarca kız çocuğunun voleybol hayaline uzanan tarihî sürecin önemli halkalarından biri oldu.

54018128 1345451068941073 3393506226674335744 N

Bütün servetini şehit çocuklarına bıraktı

Sabiha Rıfat Gürayman'ın Cumhuriyet değerlerine bağlılığı, yalnızca mühendislik ve spor alanındaki çalışmalarıyla sınırlı kalmadı. Hayatı boyunca eğitim ve toplumsal gelişime önem veren Gürayman, maddi birikimini de çocukların eğitimine katkı sağlamak amacıyla değerlendirdi. Çocuğu bulunmayan Gürayman, sahip olduğu mal varlığını İstanbul Teknik Üniversitesi Vakfı ile Fevzi Akkaya Temel Eğitim Vakfı'na bağışladı. Bu bağışlar aracılığıyla özellikle şehit çocuklarının eğitim masraflarının karşılanmasına destek olmayı amaçladı. Cumhuriyet'in kendisine açtığı eğitim imkânlarından yararlanarak mühendis olan Gürayman, yaşamı boyunca elde ettiği birikimi başka çocukların geleceğine katkı sunmak için kullandı.

Hayatının son yıllarını İzmir'de geçirdi

Sabiha Rıfat Gürayman, 1963 yılında kamu görevinden emekliye ayrıldıktan sonra yaşamını eşi Remzi Gürayman ile sürdürdü. Eşinin 1993 yılında hayatını kaybetmesi üzerine İzmir'e yerleşti. Kentte yaşayan yeğeni Beyhan Susup'un yanına taşınan Gürayman, yaşamının son yıllarını İzmir'de geçirdi. Türkiye'nin mühendislik ve spor tarihine damga vuran öncü kadın, 4 Ocak 2003 tarihinde 93 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi İzmir'in Bayraklı ilçesindeki Doğançay Mezarlığı'na defnedildi. Anıtkabir'in inşasında sorumluluk üstlenen, Türkiye'nin önemli kamu yapılarına imza atan ve servetini çocukların eğitimine bağışlayan Gürayman'ın yaşamı böylece İzmir'de sona erdi.

Ekran Görüntüsü 2026 11 07 193434

Anıtkabir'de emeği, İzmir'de unutulan mezarı kaldı

Sabiha Rıfat Gürayman'ın 2003 yılında toprağa verildiği mezarın, 2025 yılında bakımsız halde bulunması Cumhuriyet tarihinin önemli isimlerine gösterilen vefayı yeniden tartışmaya açtı. Gürayman'ın yaşamının son yıllarında İzmir'de yakınlarının bulunduğu biliniyor. Ancak ölümünden sonra mezarının hangi aralıklarla ziyaret edildiği veya bakımının kimler tarafından üstlenildiği konusunda doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor. Buna karşılık İsmail Öztürk'ün mezarı bakımsız halde bulduğu ve bakımını gerçekleştirdiği biliniyor. Türkiye'nin ilk kadın mühendislerinden birinin İzmir'de bulunan kabrinin düzenli bakımının ve tarihî kimliğinin korunması, yalnızca ailevi bir sorumluluk değil, kentin kültürel hafızası açısından da önem taşıyor.

Ataturk Defin 2Ataturk Defin 1

10 Kasım öncesi İzmir'e vefa çağrısı

Atatürk'ün ölümünün 88'inci yıl dönümüne yaklaşılırken Sabiha Rıfat Gürayman'ın yaşam öyküsü, İzmir'e önemli bir tarihî sorumluluğu da hatırlatıyor. Anıtkabir'in yapımında yıllarca görev yapan, Fenerbahçe'nin erkek voleybol takımında şampiyon olan, mühendislik alanında kadınlara öncülük eden ve servetini şehit çocuklarının eğitimine bağışlayan Gürayman'ın hatırası, yaşadığı son şehirde daha görünür hale getirilmeyi hak ediyor. Mezarı başında bir bilgilendirme levhası oluşturulması, düzenli bakımının sağlanması ve yaşam öyküsünün yeni kuşaklara aktarılması, İzmir'de hayata geçirilebilecek somut vefa adımları arasında bulunuyor.

S A B I H A 1

Bir tarafta Atatürk'ün ebedi istirahatgâhı Anıtkabir'in inşasında görev üstlenen bir Cumhuriyet kadını, diğer tarafta İzmir'de bakımsız olduğunu fark ettiği mezarı kendi elleriyle temizleyen İsmail Öztürk... Gürayman'ın yaşamından geriye kalan bu hikâye, 10 Kasım öncesinde yalnızca bir anma değil, Cumhuriyet'in öncü isimlerinin hatıralarına nasıl sahip çıkıldığına ilişkin önemli bir soruyu da gündeme taşıyor.

O, Atatürk'ün ebedi istirahatgâhının inşasına emek verdi. Yıllar sonra kendi mezarına ise İzmirli bir mezar bakım görevlisi sahip çıktı.

Kaynak: HABER MERKEZİ