EKONOMİ

Özgener: Mikro politikalar gecikmeden devreye alınmalı

İZTO Başkanı Mahmut Özgener, enflasyonla mücadelede kararlılığın sürmesi gerektiğini ancak reel sektörü rahatlatacak mikro politikaların hızla devreye alınmasının şart olduğunu söyledi.

Abone Ol

İzmir Ticaret Odası’nın (İZTO) şubat ayı olağan meclis toplantısında konuşan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, enflasyonla mücadele sürecine dikkat çekerek, makro istikrarın yanında reel sektörü rahatlatacak mikro adımların hızla atılması gerektiğini vurguladı. Özgener, “Enflasyonu kalıcı biçimde düşürmeden sanayide yaşanan sıkıntıları sürdürülebilir şekilde çözmek mümkün değil. Ancak bu süreçte farklı sektör ve bölgelerde oluşan baskıyı azaltacak mikro politikalar gecikmeden devreye alınmalı” dedi.

İZTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda İzmir ekonomisi, sanayi üretimi ve turizm başlıkları masaya yatırıldı.

İzmir–Selanik hattında yeni dönem

Konuşmasında Türkiye ile Yunanistan arasındaki diplomatik temaslara da değinen Özgener, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle gerçekleşen Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in ziyaretinin ekonomik açıdan önemli sonuçlar doğurabileceğini söyledi.

Özellikle İzmir Limanı ile Selanik Limanı arasında planlanan Ro-Ro seferlerinin iki ülke arasındaki ticaret ve lojistik bağları güçlendireceğini belirten Özgener, “Bu adım, yalnızca iki liman arasında taşımacılığı artırmakla kalmayacak; İzmir’den başlayıp Selanik üzerinden Avrupa’ya uzanan entegre bir denizyolu taşımacılığı zinciri oluşturacak” ifadelerini kullandı. Bu gelişmenin turizm iş birlikleri açısından da yeni bir kapı aralayacağını sözlerine ekledi.

Enflasyon düşüyor ama baskı sürüyor

Türkiye ekonomisinde yaklaşık 31 aydır devam eden dezenflasyon programına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özgener, enflasyonun düşüş eğiliminde olduğunu ancak henüz hedeflenen seviyelere ulaşmadığını söyledi. Mevcut tabloya bakıldığında Merkez Bankası hedeflerinin üzerinde seyreden bir enflasyonla karşı karşıya olunduğunu kaydetti.

Sıkı para politikasının sürdürülmesinin zorunlu olduğunu dile getiren Özgener, bu durumun finansal koşulları ağırlaştırdığını ve reel sektör üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti. Özellikle üretim, yatırım ve istihdam kararlarının bu ortamda daha zor alındığını ifade eden Özgener, iş dünyasının dile getirdiği kaygıların haklı ve anlaşılır olduğunu söyledi.

Sanayide alarm veren başlıklar

Sanayi sektöründe yaşanan sıkıntılara dikkat çeken Özgener, finansmana erişim zorluğu, yüksek işletme sermayesi ihtiyacı, reel kur baskısı ve iç talepteki daralmanın firmaları zorladığını dile getirdi. Kapasite kullanım oranlarında görülen dalgalanmanın da üretim planlamasını güçleştirdiğini belirten Özgener, özellikle emek yoğun ve KOBİ ağırlıklı sektörlerde baskının daha net hissedildiğini söyledi.

“Teknik olarak altını çizmemiz gereken nokta şu: Enflasyonu kalıcı biçimde düşürmeden sanayideki sorunlara kalıcı çözüm üretmek mümkün görünmüyor” diyen Özgener, makro hedeflerden taviz verilmemesi gerektiğini vurguladı.

Üç başlıkta mikro hamle çağrısı

Özgener, enflasyonla mücadele kararlılığı sürerken sektörel ve bölgesel farklılıkları gözeten adımların eş zamanlı olarak atılması gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda üç temel alana işaret etti.

İlk olarak, finansal sıkılık döneminde nakit akışı bozulan ancak üretim kapasitesi güçlü firmalar için performans kriterine bağlı geçici likidite destek mekanizmaları oluşturulması gerektiğini söyledi.

İkinci olarak, yoğun rekabet baskısı altındaki sektörlerde kapasite kaybını önlemek amacıyla verimlilik ve teknoloji yatırımı şartına bağlı dönüşüm desteklerinin devreye alınmasını önerdi.

Üçüncü olarak ise bölgesel maliyet farklılıklarını dengelemek için üretim ve ihracat odaklı firmalara yönelik seçici ve geçici maliyet azaltıcı uygulamaların tasarlanmasının önemine dikkat çekti.

Özgener, “Makro istikrar ile mikro dayanıklılığın birlikte sağlanması gerektiğine inanıyoruz. Aksi halde bazı sektörlerde toparlanma süreci beklenenden daha sancılı olabilir” değerlendirmesinde bulundu.