Haftanın en kritik işlem günlerinden birine uyanan piyasalar, dünden devraldığı yukarı yönlü ivmeyi sabahın ilk saatlerinde çok daha agresif bir boyuta taşıdı. Yatırımcıların ve ekonomi dünyasının yakından takip ettiği gram altın, sadece birkaç saat içinde gösterdiği performansla piyasa dinamiklerini yeniden şekillendirdi. Dün akşam saatlerinde kapanışını bir önceki güne kıyasla yüzde 0,4 oranında bir primle 7 bin 300 lira seviyesinden gerçekleştiren gram altın, yeni işlem gününün sabahında adeta bir sıçrama yaşadı. Saatler 09.25'i gösterdiğinde, dünkü kapanış rakamının üzerine yüzde 0,9 oranında güçlü bir artış daha ekleyerek 7 bin 333 lira seviyesine demir attı. Sadece iç piyasa değil, küresel çapta altın yatırımcılarının referans aldığı ons altın fiyatları da benzer bir kaderi paylaşıyor. Uluslararası emtia piyasalarında işlem gören ons altın, yüzde 0,9 gibi dikkate değer bir prim yaparak 5 bin 198 dolar bandına kadar yükseldi. Bu eşzamanlı yükseliş, altın piyasasının önümüzdeki günlerde çok daha hareketli seanslara gebe olduğunun en net teknik göstergesi olarak uzmanların notları arasına girmiş durumda.

İzmir'de kreş krizi: Bakanlıktan Büyükşehir'e resmi 'kapatın' tebligatı
İzmir'de kreş krizi: Bakanlıktan Büyükşehir'e resmi 'kapatın' tebligatı
İçeriği Görüntüle

Kritik abd ve iran masası piyasaların yönünü çizecek

Altın fiyatlarındaki bu sert yukarı yönlü hareketin arkasında yatan en temel jeopolitik gelişme, hiç şüphesiz bugün gerçekleşmesi planlanan ABD-İran görüşmesi olarak öne çıkıyor. Orta Doğu coğrafyasında uzun süredir devam eden ve zaman zaman küresel enerji koridorlarını tehdit edecek boyuta ulaşan gerilimlerin masaya yatırılacağı bu zirve, varlık fiyatlamalarında bir numaralı katalizör işlevi görüyor. Diplomatik kanallardan gelecek her türlü olumlu veya olumsuz sinyal, doğrudan emtia piyasalarında sert kırılmalara yol açma potansiyeli taşıyor. Analistler, masadan çıkacak olası bir uzlaşmazlık veya yaptırım kararının, piyasalardaki risk iştahını anında bıçak gibi keseceğini ve fonların hızla güvenli liman olan altına kayacağını öngörüyor. Yıllardır süregelen karşılıklı hamlelerin ve nükleer anlaşmazlıkların gölgesinde yapılacak olan bu toplantı, sadece iki ülkenin diplomatik ilişkilerini değil, aynı zamanda küresel yatırım fonlarının stratejilerini de baştan aşağı yeniden yazdıracak bir ağırlığa sahip.

Dolar endeksindeki erime ve gümrük tarifeleri endişesi

Yatırımcıların altına yönelmesindeki tek sebep jeopolitik satranç tahtasındaki hamleler değil. Amerika Birleşik Devletleri merkezli makroekonomik kararlar ve küresel ticaret savaşlarının yeniden alevlenme ihtimali, piyasalardaki korku endeksini sürekli olarak canlı tutuyor. Özellikle doların diğer majör para birimleri karşısında gözle görülür bir şekilde değer kaybetmesi, dolar üzerinden fiyatlanan ons altının cazibesini artırarak alım iştahını kabartıyor. Bununla birlikte, Washington yönetiminin agresif bir şekilde masada tuttuğu gümrük tarifeleri politikası, uluslararası ticaretin maliyetlerini artırma ve küresel enflasyonu yeniden körükleme riski taşıyor. Ticaret duvarlarının yükseldiği, tedarik zincirlerinin zedelendiği ve enflasyonist baskıların kalıcı hale geldiği senaryolarda yatırımcılar geleneksel olarak nakit tutmak yerine değer koruma aracı olarak altına sığınıyor. Bu karmaşık ve öngörülemez tablo, altının sadece dönemsel bir yükseliş değil, yapısal bir ralli içinde olabileceği tartışmalarını da alevlendiriyor.

İç piyasada güvenli liman arayışı rekor üstüne rekor kırdırıyor

Uluslararası piyasalardaki bu ateşli tablo, Türkiye iç piyasasında da anında karşılık buluyor ve Kapalıçarşı başta olmak üzere tüm fiziki altın piyasalarında ciddi bir hareketlilik gözlemleniyor. Küresel çaptaki küresel belirsizlikler, yerli yatırımcının portföyündeki altın ağırlığını artırması için yeterli bir zemin sunuyor. Türk halkının geleneksel tasarruf aracı olan ve enflasyona karşı bir kalkan olarak görülen fiziki altın türlerinde sabah saatleri itibarıyla ekranlara yansıyan rakamlar, yükselişin boyutunu gözler önüne seriyor. Küçük yatırımcının en çok tercih ettiği ürünlerin başında gelen çeyrek altın, aynı dakikalarda 12 bin 260 lira gibi tarihi bir fiyat etiketinden alıcı buluyor. Daha büyük montanlı birikim sahiplerinin radarında olan ve yastık altı yatırımların gözdesi sayılan Cumhuriyet altını ise 48 bin 640 lira seviyesinden işlem görerek psikolojik sınırları zorlamaya devam ediyor. İç piyasadaki döviz kurlarının genel seyri ve onstaki bu çift haneli dolarlık artışlar birleştiğinde, TL bazlı altın fiyatlarındaki rekorların önümüzdeki günlerde de tazelenebileceği öngörülüyor.

Gözler açıklanacak olan kritik makroekonomik verilerde

Piyasalar bir yandan siyasi arenadaki gelişmeleri fiyatlarken, diğer yandan gün boyu veri akışının yoğun olduğu bir ekonomi takvimini takip ediyor. Altın fiyatlarının yön tayininde, merkez bankalarının para politikalarına ışık tutacak olan ekonomik göstergeler hayati bir önem taşıyor. Yurt içinde bugün gözler, Türkiye İstatistik Kurumu ve Merkez Bankası tarafından açıklanacak olan dış ticaret dengesi rakamları ile ekonomik güven endeksine çevrilmiş durumda. Özellikle dış ticaret açığındaki daralma veya genişleme eğilimleri, döviz talebini ve dolayısıyla yerel altın fiyatlarını yakından ilgilendiriyor. Bunun yanı sıra haftalık para ve banka istatistikleri, yurt içi yerleşiklerin döviz ve altın mevduatlarındaki değişimi göstermesi açısından piyasa yapıcıları tarafından titizlikle incelenecek. Yurt dışı cephesinde ise Avrupa ekonomisinin nabzını tutan Avro Bölgesi tüketici güven endeksi ile ekonomik güven endeksi verileri ekranlara düşecek.

İstihdam piyasası ve faiz indirimi beklentilerinin altınla dansı

Amerika Birleşik Devletleri sınırları içinden gelecek veriler, küresel ons fiyatlamasında her zaman olduğu gibi bugün de son sözü söyleme potansiyeli taşıyor. Özellikle ABD'de haftalık olarak yayımlanan işsizlik maaşı başvuruları, dünyanın en büyük ekonomisinde çarkların ne hızda döndüğüne dair en güncel ipucunu veriyor. Beklentilerin üzerinde gelecek bir işsizlik maaşı başvurusu, ABD ekonomisinde bir soğumaya ve istihdam pazarında daralmaya işaret edeceği için, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirim döngüsünü hızlandırabileceği beklentisini doğuracaktır. Faizlerin düşmesi, altın gibi faiz getirisi olmayan emtiaların fırsat maliyetini azalttığı için doğrudan yukarı yönlü bir rüzgar yaratır. Tam tersi bir senaryoda, yani istihdam piyasasının çok güçlü kalmaya devam etmesi durumunda ise faizlerin daha uzun süre yüksek kalacağı endişesiyle altında kısa süreli kar satışları veya düzeltme hareketleri yaşanması muhtemel görünüyor. Uzmanlar, veri akışının yoğun olduğu bu tarz işlem günlerinde yatırımcıların yüksek volatiliteye (oynaklık) karşı dikkatli olmaları ve anlık panik işlemlerinden kaçınmaları gerektiği konusunda peş peşe uyarılarda bulunuyor.

Kaynak: haber merkezi