YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 10 Ekim Katliamı davasını takip etmek üzere bulunduğu Ankara Adliyesi önünde gündeme dair çok sert değerlendirmelerde bulundu. Son günlerde tartışmalara yol açan fon skandalı ve ekonomi politikaları üzerinden iktidara yüklenen Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Ekonomi güçlü, borsa güvenli" açıklamalarını eleştirdi.
"455 bin tekil kullanıcıyı soydular"
Fon skandalının Türkiye'de devletin konumunu ve denetim mekanizmalarını yeniden tartışmaya açtığını vurgulayan Özgür Özel, olayın milyonlarca küçük yatırımcıyı etkilediğine dikkati çekti. Yaklaşık 7 milyon borsa yatırımcısının yarısının 10 bin liranın altındaki küçük birikimlerle borçlarını kapatma umudu taşıdığını belirten Özel, şu ifadeleri kullandı:
"Memlekette 2 milyon kişiyi göz göre göre dolandırdılar. Hem de sizin sağınızda, solunuzda, yanınızda, kabinenizde bulunan kişilerin efendim 'Tera fonda paralarını değerlendiriyorlar, Tera fon onların, Tera fon yönetimi onların' deyip onlara güvenen, bilhassa da size çok yakın, oyunu çoğu size veren insanlar size güvendiler, buraya para koydular ve düpedüz soyuldular. Bu insanlar açısından neresi güvende?"
MASAK operasyonuna "zamanlama" uyarısı
Konuşmasında ayrıca MASAK istihbarat sisteminde Erdoğan ve yakınları ile bazı bakanların bilgilerinin sorgulandığı iddialarına yönelik yürütülen ve FETÖ bağlantılı 22 kişiyi kapsayan operasyona da değinen Özel, sürecin zamanlamasının manidar olduğunu savundu. İşin kime ulaşıyorsa ulaşsın üzerine gidilmesi gerektiğini ifade etti.
10 Ekim Gar Katliamı davası vurgusu
10 Ekim Ankara Gar Katliamı'nın 11. yılına girilirken görülen duruşmayı da takip eden Özgür Özel, davanın dördüncü kez değişen mahkeme heyetiyle sürdüğünü hatırlattı. Katliamın iki IŞİD militanının üzerine yıkılarak kapatılamayacağını belirten Özel, iki canlı bombanın başkentin göbeğine hiçbir aramaya takılmadan gelmesinde sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin mutlaka yargılanması gerektiğini söyledi.
Davanın önündeki zamanaşımı tehlikesine dikkat çeken Özel, mahkemenin bu olayı "insanlığa karşı suç" olarak kabul etmesi gerektiğini vurgulayarak adalet çağrısını yineledi.




