İzmir'in Beydağ ilçesinde yıllardır faaliyet gösteren kalker ocağı için yeni bir genişleme süreci başladı. Menderes ve Sarıkaya mahalleleri sınırlarında bulunan S.200800701 (ER.3161392) ruhsat numaralı sahaya ilişkin ÇED Başvuru Dosyası, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından genel formata uygun bulunarak ÇED sürecine alındı.
Ruhsat Gökhan Özen adına kayıtlı. Sahadaki madencilik faaliyetlerini ise 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamında yapılan rödovans sözleşmesiyle Öz Özen Kardeşler Kum Ocağı Taşımacılık Hizmetleri Hayvancılık İnşaat Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yürütüyor. Şirketin Beydağ'daki işletmesi için 11 Mayıs 2031'e kadar geçerli hava emisyonu konulu çevre izni bulunuyor.
Projede üretim miktarının artırılması değil, çalışma sahasının genişletilmesi öngörülüyor.
Alan 48,67 hektara çıkacak
Mevcut ÇED alanı 24,75 hektar. Buna üç yeni çalışma poligonu eklenecek. Yeni alanların 17,78 hektarı birinci, 2,21 hektarı ikinci ocak sahası olarak kullanılacak. Üçüncü poligonda ise 1,07 hektarlık pasa alanı ile 0,54 hektarlık bitkisel toprak depolama sahası yer alacak.
Daha önce ÇED Yönetmeliği kapsamı dışında değerlendirilen 2,32 hektarlık atölye ve makine parkı da proje bütünlüğüne dahil edildiğinde toplam alan 48,67 hektara ulaşacak.
Buna karşılık üretim kapasitesi değişmeyecek. Yıllık 1,4 milyon ton olarak verilen ocak kapasitesi yeni dosyada “toplam kazı” olarak tanımlanıyor. Bunun yaklaşık 1 milyon 330 bin tonunun kalker, 70 bin tonunun ise pasa olması öngörülüyor. Kırma-eleme tesisi yıllık 399 bin ton, mekanik plentmiks tesisi ise saatte 500 ton kapasiteyle çalışmayı sürdürecek.
Projenin toplam yatırım bedeli 50,99 milyon lira. Bu tutarın 22,49 milyon liralık bölümünü mülkiyet ve orman izinleri, ağaçlandırma bedeli ile teminat oluşturuyor.
Yeni ocaklarda patlatma olmayacak
Genişleme projesinde çevresel etkiler açısından öne çıkan en önemli değişikliklerden biri patlatma yöntemiyle ilgili.
Mevcut ocak sahasında delme ve patlatmayla üretim sürecek. Buna karşılık yeni açılacak 17,78 ve 2,21 hektarlık iki ocak sahasında patlayıcı kullanılmayacak. Kalker, ekskavatör ve yükleyici gibi iş makineleriyle sökülecek.
Yeni alanlarda ve mevcut ocakta bundan sonraki üretimde 10 metre yüksekliğinde ve 8 metre genişliğinde basamaklar oluşturulacak. Basamak şev açısı 70, genel şev açısı ise 41 derece olacak. Mevcut sahadaki eski basamaklarda yükseklik 12 metre, genel şev açısı 44 dereceydi.
Yerleşime 250 metre
Projenin yerleşim alanları ile tarım ve su kaynaklarına yakınlığı ÇED sürecinin önemli başlıkları arasında.
Dosyada ÇED alanlarına yaklaşık 250 metre mesafede yapılar bulunduğu belirtiliyor. Ancak başvuru dosyasının farklı bölümlerinde bu yapıların yönüne ilişkin bilgiler birbiriyle örtüşmiyor. Bu nedenle mesafe açısından kesinleşen veri yaklaşık 250 metre olarak öne çıkıyor.
En yakın hassas kullanım alanı olarak gösterilen köy camisi ise yaklaşık 500 metre uzaklıkta.
Beydağ Barajı proje alanının yaklaşık 1.100 metre güneydoğusunda, Küçük Menderes Nehri de yaklaşık 900 metre güney-güneybatısında bulunuyor. Sahanın hemen yanında, Beydağ Barajı Sulama Projesi için DSİ'ye verilen 7,39 hektarlık hammadde üretim izin alanı da yer alıyor. Bu alan mevcut projeye dahil değil.
Planlarda tarım, mevzuatta orman alanı
Sahanın arazi statüsü de ÇED sürecinin dikkat çeken başlıklarından biri.
Proje alanı İzmir-Manisa 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'nda “tarım arazisi” gösteriminde kalıyor. Buna karşılık mevcut ÇED alanı ile genişleme için belirlenen yeni poligonlar, 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında orman sayılan alanlar içerisinde bulunuyor.
Dosyada üretim ve nakliye faaliyetleri sırasında çevredeki tarım arazilerine zarar verilmeyeceği taahhüt ediliyor. Olası bir zararın ise faaliyet sahibi tarafından karşılanacağı belirtiliyor. Nakliye sırasında tarım arazilerinin izinsiz kullanılmayacağı, yolların tozu bastırmak amacıyla düzenli olarak nemlendirileceği de alınması öngörülen önlemler arasında.
Proje sahası aynı zamanda Tarım ve Orman Bakanlığının avlak haritasına göre Beydağ Devlet Avlağı sınırlarında kalıyor.
Günlük 143 metreküp su
İşletmenin günlük toplam su ihtiyacı 143,04 metreküp olarak hesaplandı. Bunun 80 metreküpü plentmiks üretiminde, 31,1 metreküpü ise stok alanlarının sulanmasında kullanılacak.
İçme suyu damacana ile karşılanacak, diğer kullanım suyu sahaya taşınacak. İşletmede çalışacak 15 kişiden kaynaklanacak evsel katı atık miktarı günlük 16,35 kilogram olarak hesaplandı.
Evsel atıksular mevcut sızdırmasız fosseptikte toplanacak ve İZSU denetimindeki vidanjörlerle alınarak uygun noktaya götürülecek.
Proje sahasının içinde sürekli akan bir dere bulunmuyor. Beydağ Barajı'nın sağ sahilinin yaklaşık 240 metre kotunda olması nedeniyle bu seviyenin altında madencilik yapılmayacağı belirtiliyor. Dere yataklarının daraltılmaması ve kuru dere yataklarının madencilik faaliyetlerinde kullanılmaması da proje taahhütleri arasında.
Tosbağa ve yarasa dikkat çekiyor
ÇED dosyasındaki flora çalışmasında 20 familyaya ait 40 bitki türü kaydedildi. Bunların arasında endemik tür bulunmadığı belirtildi.
Fauna incelemesinde üç amfibi, beş sürüngen, 13 kuş ve altı memeli türü ele alındı. Adi tosbağa (Testudo graeca), IUCN Kırmızı Listesi'nde VU yani “Zarar Görebilir” kategorisinde bulunuyor.
Memeliler arasında yer alan büyük nalburunlu yarasa (Rhinolophus ferrumequinum) ise IUCN sınıflandırmasında LC kategorisinde olmasına karşın, dosyada esas alınan ulusal Red Data Book değerlendirmesinde “V-Tehdit altında” kategorisinde gösteriliyor.
İncelenen 13 kuş türünün tamamı IUCN açısından LC kategorisinde. Ancak bazı kuşların dosyada kullanılan ulusal sınıflandırmada farklı risk gruplarında yer aldığı görülüyor.
Proje alanı korunan alan statüsündeki bir saha içerisinde değil. Dosyaya göre en yakın korunan alan yaklaşık 25,75 kilometre uzaklıktaki Gölcük Gölü Sulak Alanı.
Gürültü hesabı sınırda
Yerleşime olan mesafe nedeniyle gürültü hesabı projedeki kritik çevresel başlıklardan biri.
ÇED dosyasında, bütün iş makinelerinin ve ekipmanların aynı anda ve birbirine en yakın konumda çalıştığı senaryo üzerinden hesaplama yapıldı. Buna göre gündüz dönemi için 65 dBA'lık sınır değerin 235 metre mesafeden itibaren sağlandığı belirtildi.
En yakın yapının yaklaşık 250 metre uzakta olması nedeniyle dosyada gürültü sınır değerinin aşılmasının beklenmediği değerlendirmesi yapılıyor.
Ancak bu sonuç doğrudan sahada yapılmış bir gürültü ölçümüne değil, matematiksel modellemeye dayanıyor. İşletme döneminde çevresel gürültü yönünden ayrıca değerlendirme yapılması ve gerekli olması halinde yetkili kuruluşlarca akustik rapor hazırlanması öngörülüyor.
Tozla mücadele için kırma-eleme tesisindeki toz kaynaklarının kapalı sistemde tutulduğu, kritik noktalarda pulverize su kullanıldığı belirtiliyor. Nakliye yollarının sulanması, araç hızlarının sınırlandırılması ve kuvvetli rüzgâr sırasında çalışmalara ara verilmesi de dosyada yer alan önlemler arasında.
Aktif tektonik kuşakta
ÇED dosyasında AFAD Türkiye Deprem Tehlike Haritası esas alınarak saha için PGA 475 değeri 0,298 g olarak verildi.
Proje alanı, Batı Anadolu'nun aktif tektonik yapısında ve Küçük Menderes'in doğu-batı uzanımlı graben sistemi içinde bulunuyor. Bölgesel jeolojinin temel unsurlarından birini Menderes Masifi'ne ait metamorfik kayaçlar oluşturuyor.
Halk da sürece katılacak
ÇED sürecinin başlamasının ardından proje için İnceleme-Değerlendirme Komisyonu oluşturulacak. Bölgede Halkın Bilgilendirilmesi ve Sürece Katılımı Toplantısı yapılacak.
Toplantıda vatandaşların dile getireceği görüş ve itirazlarla kurumların değerlendirmeleri ÇED sürecine dahil edilecek. Ardından ayrıntılı ÇED Raporu hazırlanacak, komisyon tarafından incelenecek ve süreç Bakanlığın vereceği “ÇED Olumlu” ya da “ÇED Olumsuz” kararıyla sonuçlanacak.
Süreç tamamlanıncaya kadar vatandaşlar projeye ilişkin görüş, soru ve önerilerini İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne veya Bakanlığa iletebilecek.
Aynı sahada daha önce de genişleme istendi
Ruhsat sahasının ÇED geçmişi 2013 yılına uzanıyor. O yıl 650 bin ton/yıl ocak ve 264 bin ton/yıl kırma-eleme kapasitesi için “ÇED Gerekli Değildir” kararı verildi.
2019 yılının şubat ayında ocak kapasitesi 950 bin tona çıkarılırken kırma-eleme kapasitesi 264 bin tonda kaldı. Aynı yıl haziran ayında saatte 500 ton kapasiteli mekanik plentmiks tesisi ÇED kapsamı dışında değerlendirildi.
Aralık 2019'da ise ocak kapasitesi 1,4 milyon ton/yıla, kırma-eleme kapasitesi 399 bin ton/yıla çıkarıldı ve proje için yeniden “ÇED Gerekli Değildir” kararı verildi. 2020'de 2,32 hektarlık atölye, araç parkı ve şantiye alanı için de ÇED Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına gerek olmadığı yönünde Bakanlık görüşü verildi.
Aynı ruhsat sahasında 27 Temmuz 2021'de 49,83 hektarlık başka bir genişleme projesiyle ÇED başvurusu yapılmıştı. Faaliyet sahibinin sahayı yeniden değerlendirme kararı alarak sürecin sonlandırılmasını istemesi üzerine Bakanlık 10 Ağustos 2021'de başvuruyu kapattı.
Bugünkü başvuru ise önceki süreçte alınan kurum görüşleri ve çevresel değerlendirmeler dikkate alınarak yeniden hazırlandı. Bu kez üretim miktarı artırılmadan çalışma alanının genişletilmesi ve yeni ocak sahalarında patlatmaya gidilmemesi planlanıyor.




