YENİ Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, İstanbul Çağlayan Adliyesi'ne giderek kendisi ve ailesi hakkında ortaya atılan milyonlarca avroluk yatırım ve para transferi iddialarına ilişkin hukuki süreç başlattı. Sarıgül, 27 Ekim 2026 tarihli dilekçesini İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Dolandırıcılık Bürosuna sunduğunu açıkladı. Beş kişiden şikâyetçi olan Sarıgül, kamuoyuna yansıyan sözleşmelerin, banka dekontlarının ve noter belgelerinin sahte olduğunu öne sürdü.
100 milyon avroluk iddiaları reddetti
Sosyal medya hesabından yazılı açıklama yapan Sarıgül, kendisi ve ailesiyle ilişkilendirilen 10 milyon ve 100 milyon avroluk para transferlerinin gerçeği yansıtmadığını savundu. Sarıgül, söz konusu tutarlarda herhangi bir ödeme almadıklarını belirterek, “Şahsıma, aileme veya şirketimize bu tutarlarda herhangi bir para transferi gerçekleşmemiştir” ifadelerini kullandı. İddiaların dayanağı olarak gösterilen banka dekontlarının gerçek bir bankacılık işlemini yansıtmadığını ileri süren Sarıgül, belgelerin incelenmesini istedi.
Yatırım vaadiyle başlayan süreç
Olayların geçmişine ilişkin bilgi veren Sarıgül, Sinan Çampınar isimli kişinin Türkiye'ye doğrudan yatırım yapmak isteyen uluslararası yatırımcılar bulunduğunu söyleyerek kendisiyle iletişime geçtiğini anlattı. Sarıgül, görüşmeler sırasında sunulan yatırım projelerinin gerçeği yansıtmadığının ve gerekli finansman kapasitesinin bulunmadığının anlaşılması üzerine temasları kestiklerini belirtti. 16 Aralık 2025 tarihinde taraflar arasında sulh ve ibra protokolü imzalandığını açıklayan Sarıgül, bu belgeyle daha önce düzenlenen sözleşmelerin geçersizliğinin kabul edildiğini ve tarafların birbirlerinden herhangi bir hak veya alacaklarının bulunmadığının kararlaştırıldığını ifade etti.
“Bizden 4 milyon avro istediler”
Sarıgül, söz konusu kişiler tarafından kendisi ve ailesinden 4 milyon avro talep edildiğini öne sürdü. İddialara dayanak gösterilen belgelerde ciddi usulsüzlükler bulunduğunu savunan Sarıgül, 7 Ağustos 2024 tarihli iki ayrı sözleşmede noter olarak gösterilen kişinin noterlik yetkisinin bulunmadığının Birleşik Krallık'taki ilgili kurum tarafından doğrulandığını ileri sürdü. Ayrıca Almanya'daki ticaret sicili kayıtlarına göre bazı şirketlerin kuruluş işlemlerinin tamamlanmadığını veya resmî kayıtlarının bulunmadığını iddia etti.

Beş isim hakkında şikâyetçi oldu
Mustafa Sarıgül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu suç duyurusu dilekçesinde şu beş kişiden şikâyetçi olduğunu açıkladı:
-
Sinan Çampınar
-
Enver Çampınar
-
Diyar Çampınar
-
Marc Baeriswyl
-
Kai Precat
Sarıgül, bu kişilerin bağlantılı olduğunu öne sürdüğü eylemlerinin, hazırlanan sözleşmelerin ve ileri sürülen mali taleplerin bütün yönleriyle araştırılmasını istedi.
“Mağdur olan ben ve ailemdir”
Hakkındaki iddialara sert tepki gösteren Sarıgül, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Şahısların ortaya koyduğu belgeler, sözleşmeler, banka dekontları, noter tasdikleri sahtedir, üretilmiştir. Burada dolandırılmak istenen ve mağdur olan ben ve ailemdir.” Sarıgül, 2026/188167 sayılı soruşturma dosyasına sunduğu dilekçe ve eklerinin incelenmesiyle olayların gerçek boyutunun ortaya çıkacağını belirtti. Hukuki haklarını kullanmaya devam edeceğini vurgulayan Sarıgül, adaletin yerini bulacağına inandığını ifade etti. Sarıgül'ün dile getirdiği sahtecilik ve dolandırıcılık iddiaları henüz yargı kararıyla kesinleşmedi. Şikâyete konu belgelerin gerçekliği ve tarafların iddiaları, adli makamların yürüteceği inceleme sonucunda açıklığa kavuşacak.






