İzmir'deki faciadan ders alınmadı mı? İstanbul’da 14 yaşındaki çocuk akıma kapıldı
İzmir'deki faciadan ders alınmadı mı? İstanbul’da 14 yaşındaki çocuk akıma kapıldı
İçeriği Görüntüle

ÖMER CEYLAN- Son dönemde pop müziğin aktığı yatak kabuk değiştirirken, aradan sıyrılıp kendi sesini duyurmayı başaran az sayıda isimden biri Selin. Londra’nın çok kültürlü atmosferinden İzmir’in imbatına uzanan hayat hikayesi, yaptığı müziğin rengine de doğrudan yansıyor. Tüketimin hızlandığı, şarkıların saniyeler içinde kaybolup gittiği bir çağda o, hikaye anlatıcılığından vazgeçmeyen tarafıyla dikkat çekiyor. Ne pırıltılı ışıkların büyüsüne kaptırıyor kendini ne de popüler kültürün klişelerine teslim oluyor. Müziği şöhret kapısı değil, hayatı anlamlandırma biçimi olarak gören genç sanatçıyla üretim süreçlerinden dijital baskılara, cebindeki yayımlanmamış albümlerden İzmir’deki köklerine kadar uzanan bir sohbet gerçekleştirdik.

Img 9522.Jpg (1)

"Hiçbir Şarkımın Silinmesini İstemem"

Geçmişte ürettiği hiçbir eserden pişmanlık duymadığını vurgulayan Selin, şarkı yazarken tamamen kendi hayatından beslendiğini söyledi: "Şarkı yazarken yaşadığım şeyleri, duygularımı ve yaşanmışlıklarımı ele alıyorum." Ürettiği her parçanın kendisinden bir iz taşıdığına dikkat çeken genç sanatçı, "Her şarkımda bana ait bir şeyler var, bu yüzden hiçbirinin silinmesini istemem" diye konuştu. Son dönemde dilinden düşürmediği eserini de içtenlikle paylaşan Selin, "Farkında Değildin benim için çok özel, sanırım onu biraz daha fazla seviyorum şu aralar" ifadelerini kullandı.

"Keşke Eskilere Dönsekte Bu Akım Olma Gerçeği Olmasa"

Milyonlarca dinlenmeye ulaşmasına rağmen günümüz dijital dünyasının getirdiği zorunluluklardan dert yanan başarılı isim, sosyal medyanın müzik üzerindeki baskısını eleştirdi. Sosyal medyayı aktif kullanmanın bazen şarkıların önüne geçebildiğini belirten Selin, "Sürekli içerik üretmek bir yandan çok keyifli ama bir yandan da zor ve yorucu olabiliyor. Bazen keşke eskilere dönsek de bu akım olma ve dikey video çekme gerçeği henüz hayatımıza girmemiş olsa diyorum" dedi.

Müzik sektöründe bir kadın sanatçı olarak var olmanın sadece vokal yapmaktan ibaret olmadığını dile getiren genç müzisyen, "Kadın erkek fark etmeksizin, sanırım sadece iyi şarkı söylemek yeterli olmuyor" değerlendirmesinde bulundu. Sanatçının kendisini her alanda beslemesi gerektiğinin altını çizen Selin, "Şarkı yazmak, müzik dinlemek, yeni şeyler katmak, yeni albümler dinlemek, dans etmek, bedenine ve zihnine iyi bakmak gerekiyor" diyerek sözlerini sürdürdü.

Img 9525.Jpg (1)

"Tek Kişilik Masa Tamamen Anlatmak İstediğim Hikayelerden Oluşuyor"

Çekmecesindeki yayımlanmamış albümlere değinen ve dinleyicilerinden hiçbir şey saklamadığını belirten Selin, "Saklamak istediğim bir şey yok aslında, o dönemde yaptığım şarkılar o zamanki duygularıma aitti" diye konuştu. Özellikle Tek Kişilik Masa albümünün kişisel dünyasını yansıttığını belirten sanatçı, "O albüm tamamen yaşadığım, saklamak istemediğimi ve anlatmak istediğim hikayelerden oluşuyor" dedi. Dinleyicisiyle kurduğu bağın şeffaflığına inandığını vurgulayan genç isim, "Beni daha iyi tanısın herkes diye hep yaparım müziğimi, umarım uzun senelerim de bunu yaparak geçer" temennisinde bulundu.

"Elimden Müziğimi ve Bu Güzel Anıları Alsalar Çok Üzülürüm"

Gündemdeki şöhret kavramına mesafeli durduğunu ve müziği sadece insanlarla bağ kurma aracı olarak gördüğünü söyleyen Selin, "Şöhret kelimesi bana çok büyük bir kavram gibi geliyor, kendimi şöhret ya da ünlülük gibi kavramların içinde görmüyorum" ifadelerini kullandı. Konserlerde dinleyiciyle kurduğu o saf temasın kendisi için en büyük ödül olduğunu aktaran sanatçı, "Konserlerde biriyle göz göze gelip yazdığım sözlerin onda bir karşılık bulduğunu görmek bana iyi hissettiriyor" dedi. Geleceğe dair tek endişesini samimiyetle paylaşan Selin, "O yüzden şöhret demeyelim, benim elimden müziğimi ve bu paylaştığım güzel anıları alsalar çok ama çok üzülürüm" diye ekledi.

Img 9524.Jpg (2)

"İzmir Benim İçin Her Zaman Ayrı Bir Yerde"

Ege ile olan güçlü bağına değinen Selin, yarı İzmirlilik hikayesini paylaşırken, "Annem İzmirli, çocukluğumdan beri yaz tatillerim İzmir'de geçti" dedi. İngiltere ile Türkiye arasında geçen yıllara rağmen İzmir’in hayatındaki yerinin değişmediğini belirten sanatçı, "Uzun yıllar Birleşik Krallık'ta yaşadık, sonrasında İstanbul-Londra arasında gidip gelmelerim oldu; İzmir benim için her zaman ayrı bir yeri olan, kendimi ait hissedebildiğim bir yer" diyerek sözlerini noktaladı.

Kaynak: ÖMER CEYLAN