Yapay zekâ, şirketlerin üretimden pazarlamaya, insan kaynaklarından stratejik karar alma süreçlerine kadar çalışma biçimlerini değiştiriyor. Dünya genelinde işletmelerin büyük bölümü bu teknolojiyi kullanmaya başlarken, Türkiye'deki şirketlerin dönüşüme ne ölçüde hazır olduğu tartışılıyor. Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), bu değişimin iş dünyasına etkilerini ele almak amacıyla çevrim içi olarak “Yapay Zekâ ve Veri Odaklı Dönüşüm Semineri” düzenledi. Uygulamalı Veri Analitiği Eğitmeni Dr. Atilla Yardımcı'nın katıldığı etkinlikte, şirketlerin sahip oldukları verileri nasıl ekonomik değere dönüştürebileceği, yapay zekâ destekli karar alma mekanizmaları, üretim ve Ar-Ge süreçlerinde yeni teknolojilerin kullanımı değerlendirildi.
Dünyada yüzde 88, Türkiye'de yüzde 7,5
Seminerin açılışında konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, yapay zekâ kullanımındaki küresel yükselişe dikkat çekti. Stanford Üniversitesi'nin 2026 Yapay Zekâ Endeksi Raporu'na atıfta bulunan Özhelvacı, 2025 yılında araştırma kapsamındaki kuruluşların yüzde 88'inin yapay zekâyı en az bir iş fonksiyonunda kullandığını, üretken yapay zekâ kullanımının ise yüzde 70'e ulaştığını belirtti. Türkiye'deki tabloya da değinen Özhelvacı, TÜİK verilerine göre yapay zekâ kullanan girişimlerin oranının 2021'de yüzde 2,7 iken 2025'te yüzde 7,5'e yükseldiğini söyledi. 250 ve üzeri çalışanı bulunan büyük ölçekli işletmelerde ise bu oranın yüzde 24,1 olduğunu kaydetti. İki araştırmanın kapsamı ve örneklemi farklı olsa da açıklanan veriler, yapay zekânın Türkiye'deki işletmeler arasında henüz sınırlı düzeyde yaygınlaştığını ortaya koyuyor.
Yapay zekâ en çok nerede kullanılıyor?
Özhelvacı'nın paylaştığı TÜİK verilerine göre, Türkiye'de yapay zekâ kullanan girişimlerin teknolojiden yararlandığı alanlar şöyle:
Şirketlerin yapay zekâ kullanım alanları
2025 TÜİK verileri – Yapay zekâ kullanan girişimler arasında
Üretim ve hizmet süreçleri
%41,1
Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri
%41,0
İşletme süreçleri ve yönetim
%40,0
Bir işletme yapay zekâyı birden fazla faaliyet alanında kullanabilir.
"Asıl mesele yapay zekâya sahip olmak değil"
Yapay zekânın yalnızca rutin işleri hızlandıran veya belirli görevleri otomatikleştiren bir araç olarak görülmemesi gerektiğini belirten Özhelvacı, asıl rekabetin şirketlerin sahip oldukları verilerden anlamlı sonuçlar çıkarabilmesinde yaşandığını ifade etti. Özhelvacı, “Bugün asıl dönüşüm; şirketlerin sahip oldukları veriyi nasıl yönettikleri, bu veriden nasıl anlam ürettikleri ve elde ettikleri içgörüleri ne ölçüde doğru ve hızlı kararlara dönüştürebildikleriyle gerçekleşiyor. Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olan, yalnızca yapay zekâ araçlarına sahip olmak değil; doğru veriyi, doğru teknolojiyle ve doğru yönetim anlayışıyla bir araya getirebilmek olacak” dedi.
İzmir ekonomisi için yaratıcı yıkım uyarısı
EGİAD'ın hazırladığı “Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir – Üçüz Dönüşüm ile İşgücü Piyasasının Yeniden Tasarımı” raporuna da değinen Özhelvacı, yapay zekânın yalnızca mevcut iş modellerini geliştirmediğini, bazı çalışma biçimlerini köklü şekilde değiştirdiğini söyledi. Ekonomist Joseph Schumpeter'in yaratıcı yıkım yaklaşımını hatırlatan Özhelvacı, yeni teknolojilerin mevcut ekonomik yapıların yerini daha yenilikçi üretim ve iş modellerine bırakmasında önemli rol oynadığını vurguladı. Yapay zekâ ve veri analitiğinin bu dönüşümün temel unsurları arasında bulunduğunu belirten Özhelvacı, iş dünyasının yalnızca değişime uyum sağlamasının yeterli olmayacağını, dönüşüme yön verebilecek bir anlayış geliştirmesi gerektiğini dile getirdi.
"Dönüşümü izleyen değil, yöneten şirketlere ihtiyacımız var"
Dijital dönüşümün yalnızca yeni yazılım ve teknolojilere yatırım yapmaktan ibaret olmadığını ifade eden Özhelvacı, şirketlerin insan kaynağını, yönetim anlayışını ve karar alma süreçlerini de bu değişime hazırlaması gerektiğini söyledi. Özhelvacı, “EGİAD olarak hedefimiz; üyelerimizin bu değişimi dışarıdan izleyen değil, kendi şirketlerinde yöneten ve geliştiren liderler olmasıdır. Yapay zekâyı yalnızca teknolojik bir araç olarak değil, şirketlerimizin rekabet gücünü artıracak stratejik bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz” diye konuştu.
İş dünyasında artık sorulması gereken soru değişti
Miuul'un katkılarıyla düzenlenen seminerde yapay zekâ ve veri okuryazarlığının gelecek dönemde iş dünyasının temel yetkinlikleri arasında yer alacağına dikkat çekildi. Şirketlerin teknolojiyi satın almaktan çok, onu doğru insan kaynağı ve yönetim stratejisiyle birleştirmesi gerektiğini belirten Özhelvacı, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “İş dünyasında artık soru, 'Yapay zekâyı kullanacak mıyız?' değil; 'Yapay zekâyı ne kadar doğru, verimli ve stratejik kullanacağız?' sorusudur. Teknoloji hızla değişiyor. Rekabet avantajını ise bu değişimin hızına yetişenlerden çok, onu doğru okuyup kendi iş modeline dönüştürebilenler elde edecek.”




