Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in avukatları, müvekkillerinin cezaevindeki tutukluluk sürecine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Soyer hakkında yürütülen soruşturmalar kapsamında "yedeğin yedeği" olarak adlandırılan ve tutukluluğun uzatılmasına gerekçe gösterilen üçüncü dosyada da iddianamenin hazırlandığı bildirildi.
"Suçlama isimleri değişiyor, eylem gösterilemiyor"
Soruşturma süreçlerinde suçlama başlıklarının sürekli değiştirildiğini ancak somut hiçbir delil sunulamadığını dile getiren savunma heyeti, dosyaların ayrılmasının amacının tutukluluk süresini uzatmak olduğunu beyan etti. Avukatlar açıklamalarında şu değerlendirmelerde bulundu:
"Başından beri söylediğimiz gibi; dosyalar ayrılıyor, soruşturmaların numaraları ve hukuki nitelendirmeler değişiyor ancak Tunç Soyer’e yöneltilen olaylar bütünü değişmiyor ve bir tane suç sayılan eylemi gösterilemiyor. İlk iddianamede Soyer’in kişisel menfaat elde etmediği bizzat savcılıkça yazılmış, MASAK raporları da bunu doğrulamıştır. Yalnızca iddia edilen suç isimleri değiştirilerek tutukluluk süresi uzatılmaktadır."
"Hangi belge sahtedir, Soyer ile ilişkisi nedir?"
Üçüncü dosyada Soyer’e bu kez "resmi belgede sahtecilik" suçlamasının yöneltildiğine dikkat çeken avukatlar, iddianamede somut hiçbir bağ kurulmadığını ifade etti. Savcılık makamına net sorular yönelten savunma heyeti, şu hususların cevapsız kaldığını vurguladı:
-
"Tunç Soyer kimin, ne kadarlık zimmetine, nasıl yardım etmiştir?"
-
"Hangi belge sahtedir ve bunun Tunç Soyer ile ilişkisi nedir?"
15 aydır süren tutukluluğa ve düzenlenen son iddianameye rağmen somut tek bir sahte belgenin gösterilemediğini belirten avukatlar, bir kişinin kendisine yöneltilen fiili ve suçlamayı bilmesinin en temel anayasal hak olduğunu dile getirdi.
"Yedeğin yedeği de bitti, derhal tahliye edilmeli"
Soyer hakkında yürütülen yargı sürecinde artık haksız tutukluluğa son verilmesi gerektiğini kaydeden avukatlar, açıklamalarının sonunda şu çağrıyı yaptı:
"Yedeğin yedeği üçüncü dosyada da sonunda iddianame düzenlenmiştir. Artık yapılması gereken, 456 gündür süren bu haksız tutukluluğa son vermektir."




