Türkiye’de şüpheli kadın ölümleri her geçen gün artarken, olayların önemli bir bölümü aydınlatılamadan kayıtlara geçiyor. Kadınların cansız bedenleri evlerinde, sokakta, bahçede ya da su kenarlarında bulunuyor; ölüm nedenleri çoğu zaman “yüksekten düşme” veya “intihar” olarak kaydediliyor. Ocak ayından bu yana ortalama her iki günde bir en az bir kadının şüpheli şekilde hayatını kaybettiği basına yansıdı. Şubat ayının başından itibaren ise en az 16 kadın ölümü “şüpheli” olarak kaydedildi.
1 GÜNDE 6 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ
Kadın örgütlerinin verilerine göre son bir ayda 5 kadın yüksekten düşme sonucu yaşamını yitirdi. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, yalnızca bir gün içinde altı kadının öldürüldüğünü duyurdu. Bu kadınlardan üçünün boşanmak istemesi, ikisinin ise boşanmış olması nedeniyle hedef alındığı belirtildi.
İstanbul Arnavutköy’de Filiz Şağbangül, boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından üç çocuğunun gözü önünde bıçaklanarak öldürüldü. Gebze’de Aylin Polat Dağ, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan erkek tarafından istasyonda silahla vuruldu.
Van’da Gönül Alkan, Osmaniye’de İlknur Kor, Aksaray’da Kübra Kılıç ile kuzeni Zeynep Ayaz da ayrıldıkları veya boşandıkları erkekler tarafından öldürülen kadınlar arasında yer aldı.
Arka arkaya eylemler düzenleyen Platform, bu vakaların ardından kadın cinayetlerinin önlenebileceğini, 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanması çağrısını yineledi. Öldürülen kadınların uzaklaştırma kararı olduğuna dikkat çeken Plarform, kararların kağıt üzerinde kaldığını vurguladı.
“KADINLARIN YAŞAM HAKKI CİDDİYE ALINMIYOR”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya da Türkiye’de son 24 saat içinde 6 kadının öldürülmesine tepki gösterdi. Öldürülen kadınlardan üçünün hakkında uzaklaştırma kararı bulunmasına rağmen korunamadığını belirten Kaya, bunun devletin riskten haberdar olduğu halde gerekli önlemleri almadığını gösterdiğini söyledi.
BAKANLIKLAR GÖREVLERİNİ YERİNE GETİRMEDİ
Kaya, koruma kararlarının uygulanmadığını ifade ederek, şöyle konuştu:
“Uzaklaştırma kararı olan erkekler, kadınları sokak ortasında öldürebiliyorsa; koruma kararları uygulanmıyor demektir. Denetim yapılmıyor demektir. Fail takibi yapılmıyor demektir. Kadınların yaşam hakkı ciddiye alınmıyor demektir. Buradan açıkça söylüyorum; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı görevini yerine getirmemiştir. Risk altındaki kadınları izleme, koruma ve destek mekanizmalarını işletmemiştir. Şiddeti önleme sistemini kâğıt üzerinde bırakmıştır. İçişleri Bakanlığı caydırıcılığı sağlayamamıştır. Uzaklaştırma kararlarının denetimini etkin yapamamıştır. Fail takibini eksiksiz gerçekleştirememiştir. Ve siyasi sorumluluk makamı olan iktidar, kadınların yaşam hakkını koruyamamıştır.”
Her kadın cinayetinden sonra taziye mesajı yayımlamanın sorumluluğu ortadan kaldırmadığını vurgulayan Kaya, “Kadınlar ölürken açıklama yapmak vicdanı temizlemez. Devletin asli görevi yaşam hakkını korumaktır. Koruma kararı verdiği kadını koruyamayan bir sistem çökmüş demektir. Kadınların yaşam hakkı için görevini yapmayan herkes hesap vermelidir. Koruma kararlarını uygulamayan, denetlemeyen, ciddiye almayan her kamu görevlisi sorumludur” diye konuştu.
“UZAKLAŞTIRMA KARARLARI ÖLÜM BELGESİ OLMAYACAK”
Bakanlıkların birbirine pas atarak bu vebalden kurtulamayacağını dile getiren Kaya, “Kadın cinayetleri kader değildir. Bu ölümler önlenebilirdi ama önlenmedi. Ve biz bunu unutmayacağız. Kadınların yaşam hakkı için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Ve bu ülkede uzaklaştırma kararları ölüm belgesi olmayacak!" dedi.
“DÜŞME” VAKALARI DİKKAT ÇEKİYOR
Kadın örgütleri özellikle yüksekten düşme şeklinde kaydedilen ölümlerin artmasına da dikkat çekiyor. 2025 yılında 297 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybederken 294 kadın cinayeti işlendi; böylece ilk kez şüpheli ölümler cinayetleri geçti.
Ocak ve şubat aylarında da benzer vakalar yaşandı:
Batman’da 22 yaşındaki bir kadın, Mardin’de 76 yaşındaki Türkiye Tunç, Siirt’te Dilek Danış ve İstanbul Beyoğlu’nda 21 yaşındaki Kübra Kölge yüksekten düşme sonucu yaşamını yitirdi. Aynı gün Rize’de üniversite öğretim üyesi Gülçin Bilgin Turna da 10. kattan düşerek hayatını kaybetti.
“ETKİN SORUŞTURMA” ÇAĞRISI
Kadın örgütleri ve hak savunucuları, artan şüpheli ölümler karşısında soruşturmaların intihar ihtimaliyle sınırlandırılmaması gerektiğini belirterek kapsamlı inceleme yapılmasını talep ediyor.
Şubat ayının ilk günlerinden bu yana basına yansıyan en az 16 şüpheli ölüm vakası, kadınlara yönelik şiddetin yalnızca cinayetlerle sınırlı olmadığını, karanlıkta kalan çok sayıda dosya bulunduğunu bir kez daha ortaya koydu.