Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 2023 yılında gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayı sürecine ilişkin iddialar kapsamında açılan ceza davasının görülmesine devam edildi. Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sunan savcı, sanıklar hakkında farklı hukuki değerlendirmelerde bulundu. İddianamede sanıklara Siyasi Partiler Kanunu’nun 112’nci maddesinde düzenlenen "oylamaya hile karıştırma" suçlaması yöneltilirken, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılama yürütülüyor.
Savcılığın mütalaasında yer alan ceza ve beraat talepleri
Duruşmada görüşünü belirten savcı, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in de aralarında yer aldığı sanık grubu hakkında ceza talep etti. Mütalaada Ekrem İmamoğlu ve Özgür Çelik ile birlikte Erkan Aydın, Mehmet Kılınçarslan, Metin Gülerkaya, Nihat Yeşiltaş, Rıza Akpolat ve Serhat Can Eş’in fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olduğu kaydedildi. Bu kapsamda ilgili sanıkların Siyasi Partiler Kanunu ve Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları istendi.
Buna karşın, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Hüseyin Yaşar ve Özgen Nama hakkında ise mevcut deliller çerçevesinde suça iştirak ettiklerine dair somut kanıt bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi talep edildi. Dosyada ayrıca tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, eski CHP Parti Meclisi üyesi Baki Aydöner ve diğer sanıkların yargılama süreçleri yer alıyor.
İtiraz ettiler
Duruşmada söz alan Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Çağlar Çağlayan, mahkemede dinlenen tanık beyanlarına ilişkin detaylı açıklamalarda bulundu. Duruşmada dinlenen Ali Abbas Ertürk ve Çetin Kızılbulut ile daha önce dinlenen tanıkların kendilerine yöneltilen iddiaları reddettiğini vurgulayan Çağlayan, tanık Emirhan Akçadağ’ın beyanlarının doğrudan görgüye dayanmadığını ifade etti. Akçadağ’ın anlatımlarının çıkarım ve duyumlara dayandığını belirten savunma makamı, ortada para verildiğine ya da oyların satın alındığına dair somut bir olayın bulunmadığını kaydetti.
Avukat Çağlayan, kurultay salonundaki odaların CHP Genel Merkezi tarafından yapılan planlama dahilinde siyasetçilere tahsis edildiğini ve Özgür Özel’e ayrılan odada siyasi görüşmeler yapılmasının doğal olduğunu belirtti. Tanık beyanlarının dedikodu ve söylem düzeyinde kaldığını savunan Çağlayan, somut kanıt olmaması sebebiyle ceza verilmesinin hukuken mümkün olmadığını söyledi. Öte yandan, İBB davası itirafçısı Adem Soytekin’in delegelere daire verildiği yönündeki iddialarını çürüten beyanların dava dosyasına ekleneceği bildirildi. Mahkeme heyeti, incelemelerin tamamlanması amacıyla bir sonraki duruşma tarihini 11 Kasım olarak belirleyerek celseyi erteledi.




