İNCİ ONGUN- İzmir’de yaşayan Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu heykeltıraş ve görsel sanatlar öğretmeni Ebru Duman, yıllardır beklediği kadrolu atamayı alamadığı için mesleğini yapamıyor. Sınıfta olması gereken Ebru öğretmen, geçinebilmek için sokakta piyango bileti satıyor. Umut dağıtan Ebru öğretmenin tek umudu ‘öğretmenlik’ yapabilmek.

Adsız Tasarım (3)-28

Türkiye’de binlerce mezun, yıllarca emek vererek okudukları ve sevdikleri mesleklerinden, geçici görevle bulundukları sınıflardan, “kadro olmadığı” için uzakta geçim mücadelesi veriyor. Kamu okullarında ücretli, güvencesiz ve asgari ücretin dahi altında çalıştırılan; özel okullarda ve etüt merkezlerinde ise açlık sınırında ücretlerle yaşam mücadelesi veren birçok atanamayan öğretmen, yaşamlarının en güzel yıllarını atama umuduyla geçiriyor. Ebru Duman da, yaşamının en verimli yıllarını atama bekleyerek geçirmek zorunda kalan binlerce öğretmenden biri.

5C1B5F0A Aab6 4C36 Ba3B 4D3D2Ab54617

Zorluklarla okudum

Öğretmenliğin çocukluk hayali olduğunu söyleyen Duman, bu noktaya gelmenin kendisi için hiç kolay olmadığını dile getiriyor. Ben zorluklarla okudum. Öğretmenlerimin bana çok yardımı oldu. İdealim öğretmen olmaktı. Oldum ama istediğim yerlere varamadım. Buraya kadar gelebilmek benim için çok zordu. Hayatımı adadım diyebilirim. Yıllardır bekliyorum ama hâlâ bir sonuç görememek beni derinden yaralıyor. Devletin bu konuda gerçekten hassasiyet göstermesi gerekirdi.

Atama yapılmamasının psikolojik yükünü de anlatan Duman, yaşadığı çaresizliği şu sözlerle ifade ediyor: “Okula giden çocukları gördüğümde duygulanıyorum. Çoğu zaman geceleri ağlıyorum, hayatım bitmiş gibi hissediyorum. Yaşım 50’ye geldi ama bir yerlere gelememek bilhassa Türkiye’de bu şekilde okuyup da bir yerlere gelememek beni çok üzüyor. ‘Ben bu hayatta niye varım neler yaptım hiçbir yere varamadım, bir işe yaramıyorum?’ düşüncesine bile kapıldım.”

76Aaf576 D28E 4Eb0 9705 Fcc358B96C7B

Çocuklar ağlayarak uğurladı

Duman, son olarak İzmir’de iki farklı ortaokulda ücretli öğretmen olarak görev yaptı. Şehit Muhtar Mete Sertbaş Ortaokulu’nda yaklaşık bir ay, ardından Şeker Mevhibe Ortaokulu’nda da bir ay boyunca Resim/Görsel Sanatlar derslerine girdi. Ancak her iki okulda da kadrolu öğretmen ataması yapılması gerekçesiyle görevine son verildi ve yeniden işsiz kaldı. Duman yaşadığı bu zor durumu şöyle anlatıyor, “Okul değiştirmek benim için sorun değil ama hayallerimi gerçekleştirememek beni üzüyor. Çocuklar okuldan ayrıldığımda arkamdan ağlamasın istiyorum. Çocuklar beni gördüklerinde şunları söylüyor: “Hocam, resim dersini bu kadar sevmiyorduk. Siz geldikten sonra her şey değişti. Resim yapabildiğimizi gördük. Yeteneklerimizi fark ettik, özgüvenimiz arttı farkında değilmişiz.”

Cfc83576 2C81 43Ef Ad6C 6C3188D186C3

Ücretli öğretmenlikten sokağa

2026 MEB takvimi netleşti: Okullar ne zaman açılacak, 15 tatil ne zaman bitiyor?
2026 MEB takvimi netleşti: Okullar ne zaman açılacak, 15 tatil ne zaman bitiyor?
İçeriği Görüntüle

Atanamadığı için farklı işlerde çalışmak zorunda kaldığını ifade eden Duman “Şu anda geçimini sağlamak için Milli Piyango ve kazı kazan satıyorum. Piyangoculuğun dışında evde hazırladığım takıları gece pazarlarında satıyorum. Ayrıca oyuncak bebek işine başladım, gelin bebeklerim var. Türkiye’nin her yerine ve yurt dışına gönderiyorum. Her zaman sipariş olmuyor ama ara ara oluyor. Amatör şekilde oyunculuk yapıyorum. Çakallarla Dans 7’de oynadım. Roman kızıydım orada. Ara ara oyunculuk işleri de oluyor. Önümüze ne çıkarsa, yapabildiğimiz sürece hayır demiyoruz. Amacım para kazanmak değil; öğretmenliğe devam etmek, Öğrendiklerimi çocuklara aktarmak istiyorum ama Kadro alamamak insanın içini acıtıyor” sözleriyle yaşadığı hayal kırıklığını dile getiriyor.

72B8F636 7416 4D7E A0Df 6Eb33701Ee5A

Türkiye için büyük kayıp

Kendisinin yalnız olmadığını vurgulayan Duman, yaşananların sadece öğretmenlerin değil, Türkiye’nin geleceği için de büyük bir kayıp olduğunu söyleyerek “Benim gibi milyonlarca insan var. Çok fazla potansiyel var ama altyapı yok. Bu ülke için çok kötü. Arkadaşlarımız yurt dışına gidiyor. Ben de artık düşünüyorum. Kendimi kurumuş bir ağaç gibi hissediyorum; meyve veremiyorum. Oysa ben meyve vermek istiyorum. Bilgimi, birikimimi çocuklara aktarmak istiyorum. Ama olanak sağlanmıyor. Anlatılacak çok şey var. Dilime dökülüyor ama söyleyemiyorum artık. Kime anlatayım, kim ne duyacak? Anlatacak bir merci kalmadı. Yıllarca mücadele ettim, sonuç alamadım” diye konuştu.

Muhabir: İNCİ ONGUN