İNCİ ONGUN- İzmir’de yaşayan Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu heykeltıraş ve görsel sanatlar öğretmeni Ebru Duman, yıllardır beklediği kadrolu atamayı alamadığı için mesleğini yapamıyor. Sınıfta olması gereken Ebru öğretmen, geçinebilmek için sokakta piyango bileti satıyor. Umut dağıtan Ebru öğretmenin tek umudu ‘öğretmenlik’ yapabilmek.

Türkiye’de binlerce mezun, yıllarca emek vererek okudukları ve sevdikleri mesleklerinden, geçici görevle bulundukları sınıflardan, “kadro olmadığı” için uzakta geçim mücadelesi veriyor. Kamu okullarında ücretli, güvencesiz ve asgari ücretin dahi altında çalıştırılan; özel okullarda ve etüt merkezlerinde ise açlık sınırında ücretlerle yaşam mücadelesi veren birçok atanamayan öğretmen, yaşamlarının en güzel yıllarını atama umuduyla geçiriyor. Ebru Duman da, yaşamının en verimli yıllarını atama bekleyerek geçirmek zorunda kalan binlerce öğretmenden biri.
Zorluklarla okudum
Öğretmenliğin çocukluk hayali olduğunu söyleyen Duman, bu noktaya gelmenin kendisi için hiç kolay olmadığını dile getiriyor. Zorluklarla okuduğunu anlatan Ebru Duman “Öğretmenlerimin bana çok yardımı oldu. İdealim oldular, sevdiğim bir alanda öğretmenlik okudum. Ama istediğim yerlere varamadım. Yıllardır bekliyorum ama hala sonuç alamamak beni derinden yaralıyor. Devletin bu konuda hassasiyet göstermesi gerekiyor” dedi.
Çocuklar ağlayarak uğurladı
Duman, kısa dönem de olsa öğretmenlik yapma şansı bulduğunu ve yaşamının en mutlu günleri olduğunu ifade etti. Son olarak İzmir’de Şehit Muhtar Mete Sertbaş Ortaokulu’nda yaklaşık bir ay, ardından Şeker Mevhibe Ortaokulu’nda da bir ay boyunca Resim/Görsel Sanatlar öğretmenliği yapan Ebru Duman, her iki okula da kadrolu öğretmen ataması nedeniyle buradaki görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Duman bu ayrılıkların üzerindeki etkisini, “Okul değiştirmek benim için sorun değil ama hayallerimi gerçekleştirememek beni üzüyor. Kısa dönem de olsa ders verdiğim çocuklar beni gördüklerinde koşarak sarılıyor, ‘Hocam, resim dersini bu kadar sevmiyorduk. Siz geldikten sonra her şey değişti. Resim yapabildiğimizi gördük’ diyorlar. Bunlar beni derinden yaralıyor” sözleriye dile getirdi.
Ücretli öğretmenlikten sokağa
Atanamadığı için farklı işlerde çalışmak zorunda kaldığını ifade eden Duman “Şu anda geçimini sağlamak için Milli Piyango ve kazı kazan satıyorum. Piyangoculuğun dışında evde hazırladığım takıları gece pazarlarında satıyorum. Ayrıca oyuncak bebek işine başladım, gelin bebeklerim var. Türkiye’nin her yerine ve yurt dışına gönderiyorum. Her zaman sipariş olmuyor ama ara ara oluyor. Amatör şekilde oyunculuk yapıyorum. Karşımıza hangi iş çıkarsa, yapabildiğimiz sürece hayır demiyorum. Ama öğretmenliği gönlümden atamadım. Öğrendiklerimi çocuklara aktarmak istiyorum. Bu durumda olmak insanın içini acıtıyor” sözleriyle yaşadığı hayal kırıklığını dile getirdi.

Umut dağıtıyorum ama…
İnsanlara şans dileyerek piyango sattığını ifade eden Duman “Ya çıkarsa geleceğimi kurtarırım diyerek umutla bilet satın alıyor. Umut dağıtıyorum ama….'' Sözleriyle uzaklaştığı hayallerini hatırlattı.
Atama yapılmamasının psikolojik yükünü de anlatan Duman, yaşadıklarını şöyle ifade etti:
“Okula giden çocukları gördüğümde duygulanıyorum. Çoğu zaman geceleri ağlıyorum, hayatım bitmiş gibi hissediyorum. Yaşım 50’ye geldi ama bir yerlere gelememek bilhassa Türkiye’de bu şekilde okuyup da bir yerlere gelememek beni çok üzüyor. ‘Ben bu hayatta niye varım neler yaptım hiçbir yere varamadım, bir işe yaramıyorum?’ düşüncesine bile kapıldım.”

Türkiye için büyük kayıp
Kendisinin yalnız olmadığını vurgulayan Duman, yaşananların sadece öğretmenlerin değil, Türkiye’nin geleceği için de büyük bir kayıp olduğunu söyleyerek “Benim gibi milyonlarca insan var. Çok fazla potansiyel var ama altyapı yok. Bu ülke için çok kötü. Arkadaşlarımız yurt dışına gidiyor. Ben de artık düşünüyorum. Kendimi kurumuş bir ağaç gibi hissediyorum; meyve veremiyorum. Oysa ben meyve vermek istiyorum. Bilgimi, birikimimi çocuklara aktarmak istiyorum. Ama olanak sağlanmıyor. Anlatılacak çok şey var. Dilime dökülüyor ama söyleyemiyorum artık. Kime anlatayım, kim ne duyacak? Anlatacak bir merci kalmadı. Yıllarca mücadele ettim, sonuç alamadım” diye konuştu.




