Dokuz Eylül TV'de Gerçeğin Öteki Yüzü - Fikri İsyan programında gazeteciler Dilek Gappi ve Ender Aldanmaz’ın sorularını yanıtlayan CHP İzmir’in seçilmiş İl Başkanı Çağatay Güç dikkat çeken açıklamalarını sürdürdü.

KARŞIMIZDAKİLER BUTLANCILAR DEĞİL AKP YÖNETİMİ

Programda daha sonra son günlerde açılan iletişim ofisi ve yeni parti tartışmaları gündeme geldi.

Dilek Gappi, CHP tabanında konuşulan iddiaları hatırlatarak, "Açılan yeni ofis üzerinden farklı yorumlar yapılıyor. Yeni bir siyasi oluşumun hazırlığı mı yapılıyor?" sorusunu yöneltti.

Çağatay Güç ise bu iddialara net yanıt verdi.

"Orası yeni parti binası değil. Biz seçilmiş il başkanlığı yönetimiyiz. İnsanların bize ulaşabileceği bir yere ihtiyaç vardı. O yüzden iletişim ofisi açtık. İnsanlar geliyor, görüşüyor, toplantılar yapıyoruz. Bunun üzerinden yeni parti senaryoları yazılmaya başlandı. Ben başından beri aynı şeyi söylüyorum. Bizim muhatabımız butlan yönetimi değil. Bizim muhatabımız AKP iktidarı. Çünkü bu sürecin siyasi ayağı orası. Biz enerjimizi kendi içimizde kavga ederek harcamak istemiyoruz. Türkiye'nin çok büyük sorunları var. İnsanlar geçinemiyor. İşsizlik var. Adalet sorunu var. Biz bunlarla uğraşmak zorundayız. Amaç CHP'nin kendi içine kapanmasını sağlamaktı. İnsanlar birbirleriyle kavga etsin, enerjisini oraya harcasın istediler. Ama bunu başaramadılar. Tam tersine insanlar birbirine daha çok kenetlendi. Ben bunu sahada görüyorum. Halkın desteğini görmek, bizim en büyük dayanağımız."

ÖRGÜT BUTLANCILARI UNUTMAZ!

Programda kurultay tartışmaları da geniş yer buldu. Ender Aldanmaz, yaşanan sürecin gerçekten kurultaya mı evrileceğini yoksa başka hesapların mı devrede olduğunu sordu.

Güç bu soruya şu yanıtı verdi: "Ben bu arkadaşların kurultay yapmak için geldiğini düşünmüyorum. Eğer amaç kurultay yapmak olsaydı ilk günden bunun hazırlığı yapılırdı. Bugün yaşanan tabloya baktığımızda farklı bir amaç görüyoruz. Partinin önüne bakması gerekiyor. Türkiye'nin önüne bakması gerekiyor. Sürekli aynı tartışmaları yaparak bir yere varamayız. İnsanlar artık çözüm görmek istiyor.

Ben sahadayım. İnsanlarla konuşuyorum. Örgüt bu süreçte yaşananları unutmayacak. İnsanlar çok kırıldı. Çok üzüldü. O yüzden bugün butlanla beraber hareket eden isimlerin bunu iyi değerlendirmesi gerekiyor. Bunun siyasi sonuçları olur. Ben bunu bir tehdit olarak söylemiyorum. Bu siyasetin doğal sonucudur. İnsanlar oy verirken de, delegeler karar verirken bunları hatırlayacaktır."

KEŞKE BAŞKAN TUGAY BİRAZ DAHA BEKLESEYDİ

Programın ilerleyen bölümünde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın CHP üyeliğinden istifa etmesi de gündeme geldi. Son dönemin en çok konuşulan başlıklarından biri olan istifayı değerlendiren Dilek Gappi, yaşanan sürecin CHP tabanında da tartışıldığını belirterek Çağatay Güç'e görüşlerini "Kimileri bunu bir tepki olarak değerlendirdi, kimileri ise sürecin doğal sonucu olarak gördü. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?" diye sordu.

Çağatay Güç ise Cemil Tugay'ın kararına saygı duyduğunu belirterek, yaşananların yalnızca kişisel bir tercih olarak okunmaması gerektiğini söyledi. Güç, "Cemil Başkan üzerinden Cumhuriyet Halk Partisi çok yıpratılmaya çalışıldı. Uzun süredir hem siyasi hem kişisel olarak çok ciddi bir baskı altında bırakıldı. İstifa kendi kararıydı. Keşke biraz daha bekleseydi. Çünkü bu süreçlerin çok hızlı değişebildiğini düşünüyorum. Ama sonuçta herkes kendi siyasi kararını verir. Bizim Cemil Başkan ile kişisel ya da siyasi bir sorunumuz yok. Kendisi çalışkan, dürüst ve ahlaklı bir insandır. İzmir için emek vermeye devam edecektir. Genel Başkanımızın da söylediği gibi, eninde sonunda herkes yine baba ocağında buluşacaktır" diye konuştu.

ÖNCE TUTUKLUYOR SONRA DOSYA HAZIRLIYORLAR

Programın en geniş bölümlerinden biri CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar oldu.

Ender Aldanmaz, son dönemde özellikle CHP'li belediyeler üzerinden yürütülen soruşturmaların kamuoyunda tartışıldığını belirterek, Buca Belediyesi başta olmak art arda yapılan operasyonların siyasi etkilerini sordu.

Ağbaba'nın yeğeni istifa etti
Ağbaba'nın yeğeni istifa etti
İçeriği Görüntüle

"Hukukçu arkadaşlarımız dosyaları incelediler. Birçok dosyada tutuklamayı gerektirecek durumlar olmadığını söylediler. Buna rağmen insanlar tutuklandı. İşte burada toplumun adalet duygusu zedeleniyor. Devlet geleneğinde belli mekanizmalar vardır. Sayıştay gelir, inceleme yapar. Müfettiş gelir, rapor hazırlar. Gerekirse dava açılır. Mahkeme karar verir. Ama bugün insanlar önce tutuklanıyor, sonra dosya oluşturuluyor algısı oluşuyor. Bu çok tehlikeli. Biz kimseye ayrıcalık istemiyoruz. CHP'li olduğu için kimse korunsun da demiyoruz. Ama hukuk herkese eşit uygulanmalı. İnsanlar adalet duygusunu kaybettiği zaman devlet mekanizması zarar görür."

ÖZGÜR ÖZEL’iİ TANIDIKÇA ÇOK SEVDİM

Programın son bölümünde Ender Aldanmaz ve Dilek Gappi bu kez Çağatay Güç'ün kişisel siyasi hikâyesine ilişkin sorular yöneltti.

Ender Aldanmaz, "Bu kadar sert ve yorucu bir sürecin içindesiniz. Hiç 'Ben neden siyasete girdim?' dediğiniz oluyor mu?" diye sordu.

Bu soru üzerine konuşan Güç, siyasete giriş sürecini anlattı.

"Ben siyasete Özgür Özel olduğu için girdim. Çok net söylüyorum. Genel Başkanımızın siyaset yapma biçimine inandım. Ekrem İmamoğlu'nun yönetim anlayışına inandım. Değişimin mümkün olduğuna inandım.

Ben Genel Başkanımız Özgür Özel'e inanıyorum. Daha önce tanımıyordum. Aliağa Belediye Başkanlığı adaylığım sürecinde tanıştım. Aliağa’yı almamız çok zordu. Bun rağmen büyük bir inanç ve heyecanla çalıştım. Kaybedince çok üzüldüm. Ertesi sabah saat 11.00 da aradı. Ben üzüntümü ifade ettikçe o takdir ettiğini söyledi. Bu kadar yüksek oy almayı beklemiyordum dedi. O gün benim için bir milattır. Onunla yol yürümekten de onur duyuyorum. En ufak bir yanlışını görmedim. Gerçek bir vatansever

Bir şüphem olsa, Genel Başkan'a en ufak bir inancım olmasa, inanın ne il başkanlığı yapmak isterim ne de siyasetle uğraşırım. Çok düzgün bir insan. Tam bir Anadolu insanı. İnsanlarla iletişimi çok güçlü. İnsanların gönlüne girmeyi biliyor.”

ANNEMİN TANSİYONU YÜKSELMİŞ

Sakin bir hayattan geliyorum diyorsunuz peki bu kadar stresli bir görev yapmanıza aileniz ne diyor? Pişmanlık duyduğunuz oldu mu sorusu üzerine ise Güç sözlerini şöyle tamamladı:

“Ben babadan, dededen Cumhuriyet Halk Partiliyim. Ama sonuçta siyaset yapmak zorunda değilim. Açık söylüyorum, ben bu siyasete Özgür Özel var diye girdim. Ekrem İmamoğlu'nun mücadeleci yapısına, işi sonuçlandırabilme kabiliyetine ve belediyecilik anlayışına çok inandım. Ailem, yakın çevrem tabii ki üzülüyor. Hatta il binasını hınçla bastıklarında annemin tansiyonu yükselmiş. Ama tüm bunlara rağmen mücadeleden vazgeçmeyi hiç düşünmedim. İnsanlar bazen bana 'Bu kadar dürüst bir insanın siyasette ne işi var?' diyor. Ben tam tersini düşünüyorum. Dürüst insanlar siyasete girmezse bu alanlar başkalarına kalıyor. O yüzden mücadele etmeye devam edeceğiz. Göreceksiniz yarattıkları krizler bize fırsat olacak.

GAPPİ’DEN ELEŞTRİ

Dilek Gappi, CHP İzmir’de Güç’ün döneminde bazı medya kuruluşlarına neden ambargo uyguladıklarını sorması üzerine Güç “Bugün medya üzerinden de ciddi bir mücadele yürütülüyor. Kimin görünür olacağına, kimin konuşacağına bazen medya karar veriyor. Bizleri eleştiren kurumlara saygılı olduk. Ancak dertleri gazetecilik değil siyaset üretmek isteyen küçük bir kesim var. Her kelimemizi aleyhte kullanmaya çalışıyorlar. Sistematik siyaset üretiyorlar” açıklaması yaptı. Gappi ise medyaya ambargonun hiçbir koşulda doğru olmadığını, haberlerde yanlışlık varsa tekzip, dava, açıklama gibi yöntemlerin kullanılmasının gerektiğinin altını çizdi. Gappi, “Basın taraflara bölünmemelidir” dedi.

Kaynak: 9 Eylül