Küresel finans sisteminin merkez üssü konumundaki Amerika Birleşik Devletleri'nde, ekonomik aktivitenin yönünü belirleyecek en kritik makroekonomik verilerden biri olan haziran ayı tüketici enflasyonu açıklandı. ABD Çalışma Bakanlığı bünyesindeki istatistik ofisi tarafından paylaşılan resmi tescil dökümlerine göre, ülkede enflasyon baskısının beklenenden çok daha hızlı bir şekilde sönümlenmeye başladığı görüldü. Dünya genelindeki fon yöneticilerinin ve merkez bankası analistlerinin pürdikkat takip ettiği veriler, ekonomik soğuma sinyallerini net bir biçimde ortaya koydu.

Emeklide 500 dolar hesabı: 5,1 milyon kişiyi ilgilendiren düzenleme Meclis’te
Emeklide 500 dolar hesabı: 5,1 milyon kişiyi ilgilendiren düzenleme Meclis’te
İçeriği Görüntüle

Açıklanan resmi verilere göre, ABD'de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haziran ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 0,4 oranında gerileme kaydetti. Piyasa analistlerinin ve ekonomi kurumlarının ortak beklentisi olan yüzde 0,1'lik düşüş tahmininin oldukça altında kalan bu veri, Mayıs 2020'den bu yana kaydedilen ilk negatif aylık enflasyon olarak kayıtlara geçti. Hatırlanacağı üzere, mayıs ayında endeks aylık bazda yüzde 0,5'lik bir artış göstererek enflasyonist endişeleri yeniden alevlendirmişti. Haziran ayındaki bu sürpriz gerilemenin arkasındaki en büyük katalizör ise küresel enerji piyasalarında ve petrol fiyatlarında yaşanan sert düşüşler oldu. Değişken gıda ve enerji kalemlerini dışarıda bırakan çekirdek TÜFE ise haziran ayında aylık bazda değişim göstermeyerek yatay bir seyir izledi.

Yıllık bazda manşet ve çekirdek göstergeler hızla geriliyor

Yatırımcıların orta vadeli para politikası beklentilerini şekillendiren yıllık bazdaki enflasyon oranlarında da benzer bir aşağı yönlü seyir gözlemlendi. Federal Rezerv'in (Fed) uzun süredir hedeflediği yüzde 2'lik fiyat istikrarı patikasına yönelik olumlu sinyaller veren veriler, küresel tahvil ve hisse senedi piyasalarında iyimserliği tetikleyen ana unsur oldu.

Resmi dökümlere yansıyan yıllık oranlar incelendiğinde, manşet enflasyonun haziran ayında yüzde 3,5 seviyesine geri çekildiği tescil edildi. Mayıs ayında yüzde 4,2 olarak kaydedilen yıllık artışın ardından yaşanan bu gerileme, piyasanın yüzde 3,8'lik beklentisini de geride bırakmış oldu. Benzer şekilde, para politikasının geleceğine ışık tutan en hassas göstergelerden biri olan çekirdek enflasyon ise yıllık bazda yüzde 2,6 seviyesine kadar indi. Hem manşet hem de çekirdek enflasyon tarafında yaşanan bu belirgin yavaşlama, piyasada Fed'in sıkı para politikası duruşunu gevşetebileceğine ve yakın dönemde faiz indirim döngüsünü başlatabileceğine yönelik inancı kuvvetlendirdi.

Tahvil faizleri ve dolar endeksi hızla geri çekildi

Enflasyon verilerinin finansal piyasalardaki ilk yansıması, borçlanma maliyetlerini doğrudan etkileyen hazine tahvilleri cephesinde kendisini hissettirdi. Fed'in faiz artırımı yönündeki baskısının hafiflediğini düşünen yatırımcılar, tahvil piyasasında güçlü alımlara yöneldi.

Bu kapsamda, Fed'in kısa vadeli faiz tüzüğüne en duyarlı finansal enstrüman kabul edilen ABD'nin 2 yıllık tahvil faizi yaklaşık 7 baz puanlık bir düşüşle yüzde 4,19 seviyesine kadar geriledi. Uzun vadeli yatırımcıların referans noktası olan 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4,61 seviyesinden yüzde 4,56'ya kadar geri çekildi. Tahvil getirilerindeki bu gevşemeye paralel olarak, küresel piyasalarda doların gücünü ölçen Dolar Endeksi (DXY) de sert bir darbe aldı. Doların altı majör para birimi karşısındaki performansını tescil eden endeks, günlük bazda yüzde 0,5 oranında değer kaybederek son haftaların en düşük seviyelerine geriledi ve diğer para birimlerine alan açtı.

Güvenli liman arayışı altın fiyatlarını zirveye taşıdı

Dolar endeksindeki zayıflama ve tahvil getirilerindeki hızlı düşüş, faiz getirisi olmayan ancak kriz dönemlerinde en güvenli liman olarak kabul edilen kıymetli metallere olan talebi adeta patlattı. Yatırımcıların portföylerinde riskten kaçınma eğiliminin öne çıkmasıyla birlikte emtia piyasalarında tarihi bir hareketlilik yaşandı.

Bu süreçte başrolü üstlenen ons altın, enflasyon verisinin hemen ardından yüzde 2,2 değer kazanarak 4 bin 90 doların üzerine çıktı. Seans içinde tarihi bir eşik olan 4 bin 100 dolar seviyesini de test eden kıymetli metal, küresel ölçekte son dönemin en güçlü günlük performanslarından birini tescil etti. Benzer bir yukarı yönlü ivme ons gümüş fiyatlarında da net bir şekilde gözlemlenirken, analistler petrol fiyatlarındaki dönemsel dalgalanmalara rağmen zayıf gelen bu enflasyon verisinin, Fed üzerindeki sıkılaştırma baskısını büyük ölçüde kırdığını ve önümüzdeki süreçte emtia grubunu desteklemeye devam edeceğini öngörüyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ