Arkadaş Okul ve Yedi İklim Adil Eğitim Kooperatifi, 21 Şubat Dünya Ana Dili Günü'nde, çocuklar ile yetişkinler için çok dilli masallar buluşması düzenliyor. Masal-mim-müzik sanatlarının bir koreografi içinde ele alınacağı etkinlik, dillerin ve kültürlerin bir arada yaşama hafızasını görünür kılmayı amaçlıyor.
Aziz Vukolos Kilisesi’nde saat 14.00’te başlayacak etkinlikte masallar; Arnavutça, Çerkesce, Hemşince, Kurmancî, Rusça, Türkçe, Yunanca ve Zazaki dillerinde anlatılacak. Her masal, kendi dilinin sesiyle, ritmiyle ve kültürel dokusuyla sahneye taşınacak. Dünya Ana Dili Günü vesilesiyle düzenlenen “Çok Dilli Masallar”, dil çeşitliliğinin bir zenginlik olduğunu vurgularken, ortak yaşam kültürüne de katkı sunmayı amaçlıyor.
Program kapsamında ayrıca İlker Kılıçer, masallara mim ile Arkadaş Band de müzikleriyle eşlik edecek. Etkinlik düzenlenme amacı itibariyle diller ile bağlantı kurulmasını önceliyor. Politik olarak çeviriyi tercih etmeyen düzenleyiciler, yaşamda her dille, her hayvanla, her bitkiyle, her kültürel varlıkla insanın benmerkezci anlam arayışı olmadan kendi özgünlüğü içinde bağ kurulması gerektiğini savunuyor.

Kendilerini pedagoji merkezli bir kültür sanat topluluğu olarak tanımlayan Arkadaş Okul Eğitmeni Gizem Dündar, pedagojik modellerinin doğrultusunda topluluk kültürü yaratmaya dair çoğulcu ve yerel ilkelerle hareket ettiklerini ifade etti.
Etkinliğin yalnızca kültürel bir program olmadığını vurgulayan Dündar, çocukların ve yetişkinlerin kendi ana dilinde masal dinleme hakkını savunduklarını dile getiriyor. Tehlike altındaki dillerin korunmasına dikkat çekmek istediklerini belirten Dündar, “Okulumuzdaki çocuk arkadaşlarımızın ana dilini sahipleniyoruz ve özellikle kendi çemberiyle beraber sahnede diliyle karşılaşmasını, topluluksal bir öz güven geliştirmesini önemsiyoruz. Bunu bir ‘arkadaşlık sorumluluğu’ olarak görüyoruz” dedi.
Etkinliğin kültür pedagojisi açısından da önemli olduğuna dikkat çeken Dündar, “Kavramsal anlamanın ötesinde dillerin tınısıyla, ezgisiyle, ritmiyle anlam bağı oluşturmak, dillerle karşılaşmak... Dili bilmemek çok keyifli bir şans bu noktada! Üstelik bedenlerimizin içeriden taklit ettiğini düşünürsek (ayna nöron etkisiyle) bir sahnede 8 dili çenemizde, dilimizde, gırtlağımızda, ses tellerimizde duyumsayacak olmak sihirli bir hazine edinmek olacak. Hep beraber dilden dile dolaşmak ve bu zenginliği görünür kılmak istiyoruz” diye konuştu.




