SİNAN GENÇ/ Bazı şehirler vardır, tarihin akışına yalnızca tanıklık etmez; o tarihin bir parçası olur. İzmir de onlardan biridir. Kurtuluşun müjdesini 9 Eylül sabahında bütün Anadolu'ya duyuran bu güzel şehir, birkaç ay sonra kurulacak Cumhuriyet'in hikâyesinde de unutulmaz bir iz bıraktı. Takvimler 29 Ekim 1923'ü gösterdiğinde Ankara'da tarihî bir karar alındı. Türkiye Büyük Millet Meclisi Cumhuriyet'i ilan etti, Gazi Mustafa Kemal Paşa yeni devletin ilk Cumhurbaşkanı seçildi. İşte o tarihî günün İzmir açısından pek az bilinen, ancak son derece anlamlı bir ayrıntısı vardı. Cumhuriyet'in ilk Cumhurbaşkanı'nın nüfus kaydı İzmir'deydi! Üstelik bu kayıt, İzmir'in kurtuluşundan yalnızca birkaç ay sonra, Cumhuriyet'in ilanından ise aylar önce düzenlenmişti. Mustafa Kemal Paşa'nın 1923 yılında aldığı nüfus cüzdanında İzmir'in Göztepe semti yer alıyordu. Bir başka deyişle, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet'in doğduğu gün İzmir nüfusuna kayıtlıydı.

Ekran Görüntüsü 2026 10 27 195730

Kurtuluşun şehrinden Cumhuriyet'in ilk Cumhurbaşkanlığına

9 Eylül 1922...

İzmir'in işgalden kurtulduğu, Türk milletinin yıllarca süren bağımsızlık mücadelesinin zafere ulaştığı o unutulmaz gün. Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde kazanılan Büyük Zafer'in ardından Türk ordusunun İzmir'e girişi, yalnızca bir şehrin kurtuluşu değildi. Yeni bir devletin doğuşuna giden yolun en önemli dönüm noktalarından biriydi. İzmir, artık kurtuluşun simgesiydi. Ve bu tarihî zaferin ardından Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın İzmir'le kurduğu bağ, resmî kayıtlara da yansıyacaktı. 1923 yılının ilk aylarında düzenlenen nüfus belgesi, Mustafa Kemal Paşa'nın İzmir'in Göztepe semtine kayıtlı olduğunu gösteriyordu. O günlerde kim bilebilirdi ki bu nüfus kaydının sahibi, yalnızca birkaç ay sonra Cumhuriyet'in ilk Cumhurbaşkanı olacaktı?

Ekran Görüntüsü 2026 10 27 195608

O nüfus cüzdanında İzmir yazıyordu

Sararmış sayfalar, Osmanlıca harflerle tutulmuş kayıtlar, yılların izini taşıyan belgeler... Bugün birer tarihî hatıra olarak karşımıza çıkan nüfus kayıtları, Cumhuriyet'in kuruluş günlerine uzanan dikkat çekici bir hikâye anlatıyor. Mustafa Kemal Paşa'nın 1923 yılına ait nüfus belgesinde Göztepe kaydının bulunması, İzmir'in Cumhuriyet tarihindeki özel yerini daha da anlamlı kılıyor. O yıllarda henüz Harf Devrimi yapılmamış, bugünkü nüfus cüzdanları kullanılmaya başlanmamıştı. Resmî kayıtlar Osmanlı Türkçesiyle düzenleniyor, kişilerin kimlik bilgileri dönemin usullerine göre nüfus defterlerine işleniyordu. İşte o dönemin belgelerinden biri, Türk tarihinin en büyük dönüm noktalarından biriyle İzmir arasında sessiz ama güçlü bir bağ kuruyor. Bir tarafta yeni bir devletin kuruluşuna hazırlanan Gazi Mustafa Kemal Paşa... Diğer tarafta onun nüfus kaydında yer alan İzmir-Göztepe... Bu küçük gibi görünen ayrıntı, İzmir'in Cumhuriyet hafızasında taşıdığı büyük onurun belgelerinden biri olarak öne çıkıyor.

Resized 41B8E 4B89875Clatifehanim

Latife Hanım'ın köşkünde Cumhuriyet'in temelleri atılıyordu

İzmir'in kurtuluşundan yalnızca beş gün sonra, 14 Eylül 1922'de Gazi Mustafa Kemal Paşa, Göztepe'deki Uşakizade Köşkü'nün kapısından içeri girdi. Onu karşılayan kişi, köşkün sahibi Uşakizade ailesinin kızı Latife Hanım'dı. O gün başlayan misafirlik, yalnızca iki insanın hayatını değil, Türk tarihinin unutulmaz sayfalarını da şekillendirecekti. Göztepe'nin sakin atmosferinde, ağaçlarla çevrili bu zarif köşk, kısa sürede yeni Türkiye'nin geleceğinin konuşulduğu önemli merkezlerden birine dönüştü. Mustafa Kemal Paşa, ilk gelişinde 16 gün kaldığı köşkü Başkomutanlık Karargâhı olarak kullandı. Yerli ve yabancı devlet adamları, komutanlar ve gazeteciler burada ağırlandı. Kurtuluş Savaşı'nın ardından ülkenin geleceğine ilişkin önemli görüşmeler, köşkün odalarında gerçekleştirildi. Latife Hanım ise yalnızca ev sahibi değildi. İyi eğitim almış, yabancı dillere hâkim, dünyadaki gelişmeleri yakından izleyen genç bir kadındı. Yabancı gazetelerdeki haberleri Mustafa Kemal Paşa için Türkçeye çeviriyor, köşkteki yoğun görüşme trafiğinin düzenlenmesine yardımcı oluyordu. Savaş meydanlarından gelen Başkomutan, artık yeni bir devletin geleceğine hazırlanıyordu. Göztepe'deki köşk de bu tarihî geçiş döneminin sessiz tanıklarından biri olmuştu.

Nufus Bilgileri-1Ekran Görüntüsü 2026 10 27 201945

Cumhuriyet'in ekonomik yol haritası da bu köşkte hazırlandı

Uşakizade Köşkü'nün tarihî önemi, yalnızca Başkomutanlık Karargâhı olarak kullanılmasından ibaret değildi. Cumhuriyet henüz ilan edilmeden, yeni Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığına ilişkin hazırlıklar da burada yürütüldü. Mustafa Kemal Paşa, 17 Şubat 1923'te açılan İzmir İktisat Kongresi'nin hazırlıkları üzerinde bu köşkte çalıştı. Kongrenin açılış konuşmasını da burada hazırladı. İzmir'de çiftçilerin, tüccarların, sanayicilerin ve işçilerin temsilcileri bir araya gelirken, savaşın yıktığı bir ülkenin nasıl ayağa kaldırılacağı tartışılıyordu. Yerli üretimin güçlendirilmesi, sanayileşme, ekonomik bağımsızlık ve kalkınma hedefleri yeni devletin geleceğini belirleyecek başlıklar arasındaydı. İzmir İktisat Kongresi'nde alınan kararlar, Cumhuriyet döneminin ekonomi politikalarının şekillenmesinde önemli rol oynadı. Böylece Göztepe'deki köşk, yalnızca askerî zaferin ardından kullanılan bir karargâh değil, yeni Türkiye'nin ekonomik geleceğine yönelik hazırlıkların da yapıldığı tarihî bir mekân olarak hafızalara kazındı.

Tugay'dan müjde! İkinci çevre yolu, tüp geçiş ve metro uzantısı masada
Tugay'dan müjde! İkinci çevre yolu, tüp geçiş ve metro uzantısı masada
İçeriği Görüntüle

Ekran Görüntüsü 2026 10 27 195552

Atatürk ile Latife Hanım'ın hayatı da burada birleşti

Göztepe'deki köşk, Mustafa Kemal Paşa'nın özel hayatında da unutulmaz bir yere sahip oldu. Annesi Zübeyde Hanım'ın 14 Ocak 1923'te Karşıyaka'daki Uşakizade ailesine ait evde hayatını kaybetmesinin ardından İzmir'e gelen Mustafa Kemal Paşa, 29 Ocak 1923'te Latife Hanım'la Göztepe'deki Uşakizade Köşkü'nde evlendi. Bu nikâh, dönemin geleneksel uygulamalarından ayrılan yönleriyle daha sonra kabul edilecek medeni nikâh anlayışının öncülerinden biri olarak değerlendirildi. Atatürk, İzmir ziyaretleri sırasında Uşakizade Köşkü'nde toplam 91 gün konakladı. Köşk, hem Millî Mücadele'nin zaferle sonuçlandığı günlerin hem de Cumhuriyet'e uzanan hazırlık döneminin en önemli tanıklarından biri oldu. Bugün hâlâ ayakta duran bu tarihî yapı, İzmir'in Atatürk'ün hayatındaki yerini hatırlatmayı sürdürüyor. İzmir için bu hikâyenin anlamı çok büyük: 9 Eylül'de kurtuluşun sevincini yaşayan şehir, Göztepe'deki bir köşkte yeni Türkiye'nin geleceğine ilişkin görüşmelere ve hazırlıklara da ev sahipliği yaptı. Cumhuriyet'in kurucusunun aynı dönemde İzmir-Göztepe nüfusuna kayıtlı olması ise bu tarihî bağı daha da anlamlı kılıyor.

Ekran Görüntüsü 2026 10 27 195403

29 Ekim 1923: İzmirli bir Cumhurbaşkanı

29 Ekim 1923 Pazartesi... Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin çatısı altında heyecanlı saatler yaşanıyordu. Uzun savaş yıllarının, işgalin, yokluğun ve fedakârlığın ardından Türk milletinin kendi geleceğini belirleyeceği yeni bir dönem başlıyordu. Cumhuriyet ilan edildi. Ardından Mustafa Kemal Paşa, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı seçildi. O tarihî kararın alındığı gün Mustafa Kemal Paşa'nın nüfus kaydında İzmir'in bulunması, kentin Cumhuriyet tarihindeki yerini daha da özel kılıyor. Elbette Cumhuriyet, Türk milletinin ortak mücadelesiyle ve Ankara'da TBMM'nin aldığı kararla kuruldu. Ancak ilk Cumhurbaşkanı'nın o günlerde İzmir-Göztepe nüfusuna kayıtlı olması, İzmir açısından başlı başına bir gurur vesilesiydi. Düşünün... İşgalin acısını yaşamış, kurtuluşun sevincini sokaklarında kutlamış bir şehir... Ve o şehrin nüfusuna kayıtlı bir lider, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı seçiliyor. İzmir'in Cumhuriyet'e duyduğu bağlılığın tarihî köklerini anlatmak için bundan daha anlamlı kaç ayrıntı bulunabilir?

Göztepe'den Ankara'ya uzanan tarihî bağ

Mustafa Kemal Paşa'nın İzmir'e duyduğu yakınlık, yalnızca askerî zafer günleriyle sınırlı değildi. Kentin kurtuluşundan sonra İzmir, yeni Türkiye'nin ekonomik geleceğine ilişkin kararların da konuşulduğu önemli bir merkez haline geldi. 17 Şubat 1923'te toplanan İzmir İktisat Kongresi, henüz Cumhuriyet ilan edilmeden yeni devletin ekonomik bağımsızlık hedeflerinin ortaya konulduğu tarihî bir buluşmaydı. Mustafa Kemal Paşa, savaş meydanlarında kazanılan bağımsızlığın ekonomik alanda da güçlendirilmesi gerektiğini İzmir'den bütün ülkeye duyurdu. Aynı yılın ilerleyen aylarında Cumhuriyet ilan edildiğinde İzmir, hem kurtuluşun hem de yeni devletin kuruluşuna uzanan sürecin simge şehirlerinden biriydi. Göztepe nüfus kaydı da işte bu dönemin hatıraları arasında yerini aldı.

Ekran Görüntüsü 2026 10 27 202525

Medeni Kanun'dan önce düzenlenen tarihî belge

Mustafa Kemal Paşa'nın İzmir nüfusuna kayıtlı olduğunu gösteren belge, Cumhuriyet'in kuruluş dönemindeki nüfus işlemlerine ışık tutması bakımından da önem taşıyor. 1923 yılında Türkiye henüz yeni hukuk sistemine geçiş sürecindeydi. Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesine daha üç yıl vardı. Bu nedenle dönemin nüfus kayıtlarında Osmanlı döneminden devralınan usuller uygulanıyordu. Osmanlıca hazırlanan belgelerde isimler, aile bilgileri ve yerleşim kayıtları bugünkünden farklı bir düzen içinde yer alıyordu. Aradan geçen 103 yılın ardından bu belgeler, yalnızca bir kişinin kimlik bilgilerini değil, aynı zamanda bir devrin değişimini de gözler önüne seriyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarından Cumhuriyet'in ilk günlerine uzanan o büyük değişimin izleri, bugün eski nüfus defterlerinin sayfalarında yaşamaya devam ediyor.

Ekran Görüntüsü 2026 10 27 195403

İzmir'in Cumhuriyet'e uzanan onuru

Cumhuriyet'in ilanından bu yana tam 103 yıl geçti. Kuşaklar değişti. Şehirler büyüdü. Sokaklar, meydanlar, binalar değişti. Osmanlıca tutulan nüfus defterlerinin yerini modern kimlik sistemleri aldı. Ama İzmir'in Cumhuriyet tarihindeki yeri değişmedi. Bu kent, 9 Eylül'ün kurtuluş sevincini de 29 Ekim'in Cumhuriyet coşkusunu da aynı heyecanla yaşatmayı sürdürdü. Atatürk'ün İzmir-Göztepe nüfusuna kayıtlı olduğunu gösteren tarihî belgeler ise Cumhuriyet'in 103. yılında bu bağı yeniden hatırlatıyor. Çünkü bazen tarihin en büyük hikâyeleri, küçücük bir kâğıdın üzerinde saklıdır. Bir isim... Bir nüfus kaydı... Bir şehir... Ve bir milletin kaderini değiştiren tarihî bir gün... 29 Ekim 1923'te Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı seçilen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün nüfus kaydında İzmir yazıyordu. Cumhuriyet bütün milletin eseriydi. Ama o gün ilk Cumhurbaşkanı'nın nüfusuna kayıtlı olduğu şehirlerden biri olarak tarihte yer almak, İzmir'in sonsuza kadar taşıyacağı özel bir onurdu.

Kaynak: HABER MERKEZİ