Komedyen Deniz Göktaş, 'Ölü Deniz' adlı stand-up gösterisindeki sözleri nedeniyle yargılandığı davanın ilk duruşmasında hakim karşısına çıktı. İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada Göktaş, yaklaşık üç aydır devam eden tutukluluğunu, hakkında yöneltilen suçlamaları ve politik mizahın sınırlarını anlattı.
Yurt dışı seyahatinden döndükten sonra havalimanında gözaltına alınan ve 3 Temmuz'da tutuklanan Göktaş, Tekirdağ'ın Çorlu ilçesindeki Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuluyor.

Hakkında hazırlanan iddianamede Cumhurbaşkanına hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama ve suçu ve suçluyu övme suçlamalarından 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası istenen komedyenin ilk duruşması, salon kapasitesinin yetersizliği nedeniyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin duruşma salonuna alındı.
Saat 10.00'da başlaması planlanan duruşma, 11.20 sıralarında başladı.

Dört cümle için 88 gündür hücredeyim

Savunmasını yapmak üzere kürsüye çıkan Deniz Göktaş, cezaevindeki koşullarını anlatarak konuşmasına başladı. 3 Temmuz'dan bu yana hücrede tutulduğunu belirten Göktaş, haftada yalnızca bir kez telefon görüşmesi yapabildiğini, diğer insanlarla temasının son derece sınırlı olduğunu söyledi.

Harbiye'deki gösterisinde kullandığı dört cümle nedeniyle yargılandığını ifade eden komedyen, her bir cümle için 22 gün tutuklu kaldığını dile getirdi.
Söz konusu esprileri yalnızca Harbiye'deki yaklaşık 5 bin seyirciye değil, daha önce Türkiye'nin farklı noktalarında düzenlediği 197 gösteride 100 bini aşkın kişiye anlattığını belirtti.

Gösterilerinde seyircilerden kahkaha ve alkış dışında bir tepki almadığını söyleyen Göktaş, yaşananların sanatçılar ve yazarlar üzerinde otosansüre neden olmasından endişe duyduğunu ifade etti.

Göktaş, sözlerin insanlar üzerinde tahmin edilenden daha güçlü etkiler yaratabileceğini belirterek sanatçıların kendilerini ifade etmekten vazgeçmemesi gerektiğini savundu.

Yurt dışından neden döndüğünü anlattı

Göktaş, gözaltına alınmadan önce yurt dışında bulunduğunu ancak Türkiye'ye dönmekten vazgeçmediğini söyledi. Hakkında kaçtığı yönünde haberler yapılmasına tepki gösteren komedyen, yurt dışına yerleşen arkadaşlarını dahi Türkiye'ye dönmeye ikna etmeye çalışan biri olduğunu anlattı.

Gözaltı sırasında polislerle yaşadığı diyaloglara da değinen Göktaş, bazı polis memurlarının kendisine neden ülkeye döndüğünü sorduğunu öne sürdü.
Kendisine ters kelepçe takıldığını belirten komedyen, gözaltına alınırken görüntülerinin çekilmesine rıza göstermediğini de ifade etti.

Kılıçdaroğlu ile görüşmek istemedim

Savunmasında dikkat çeken bir başka iddia ise CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgiliydi. Göktaş, gözaltı sürecinde Kılıçdaroğlu ile görüştürülmek istendiğini, bunu üç kez reddetmesine rağmen bir polis memurunun kendisini görüşmeye zorladığını ileri sürdü. Kılıçdaroğlu ile konuştuğunu ancak kendi üzerinden siyasi bir tanıtım yapılmasını istemediğini söyledi. Yaşanan görüşmenin neden gerçekleştirildiğini bilmediğini belirten Göktaş, bu olayın kendi iradesi dışında geliştiğini savundu.

Politik mizah savunması

Deniz Göktaş'ın savunmasının önemli bölümünü, politik mizahın sınırları ve ifade özgürlüğü oluşturdu. Geçmiş yıllarda sahneye çıkan politik komedyenleri hatırlatan Göktaş, gösterisinde kullandığı ifadelerin mizah kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

BİK Genel Kurulu'nda İşbaşı Eğitim Programına ilişkin düzenleme
BİK Genel Kurulu'nda İşbaşı Eğitim Programına ilişkin düzenleme
İçeriği Görüntüle

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik kullandığı nitelemenin hakaret değil, siyasi bir değerlendirme olduğunu savunan Göktaş, politik eleştiri ile hakaret arasındaki ayrımın gözetilmesini istedi.

Fon krizine de değindi

Göktaş, savunmasında son günlerde gündemde bulunan fon soruşturmasına da yer verdi. Fatma Betül Sayan Kaya'nın hakkındaki hisse işlemi iddialarının ardından görevlerinden affını istemesini değerlendiren komedyen, bu gelişmeyi politik mizah anlayışı çerçevesinde eleştirdi.

Kaya hakkında gündeme gelen iddiaları hatırlatan Göktaş, yöneticilerin kamuoyuna karşı sorumluluklarını tartışmaya açtı.

Emekli polis Ali Şekeroğlu'nun intiharına da değinen komedyen, toplumsal olayların yöneticilerin sorumlulukları bakımından ele alınması gerektiğini savundu.

CİMER şikayetlerine tepki gösterdi

Hakkındaki soruşturmanın başlamasında etkili olan şikayetleri de değerlendiren Göktaş, gösterisine yönelik başvuruların kendiliğinden gelişmediğini öne sürdü.
Sosyal medya üzerinden organize bir şikayet kampanyası yürütüldüğünü savunan komedyen, CİMER'e yapılan 185 başvurunun soruşturmanın dayanakları arasında yer almasına tepki gösterdi.

Başvurulardan birinde kendisi hakkında idam cezası talep edildiğini anlatan Göktaş, söz konusu ifadeyi savunmasında kara mizahla eleştirdi.

Dalgıçlarla ilgili bir esprisinin de bağlamından koparılarak farklı aktarıldığını söyleyen Göktaş, gösterinin bütün olarak değerlendirilmesini istedi.

Hakim süreyi hatırlattı, Göktaş yanıt verdi

Savunmanın uzaması üzerine hakim, gösterilerinin bile yaklaşık bir buçuk saat sürdüğünü belirterek konuşmasını tamamlamasını istedi.

Göktaş ise 88 gündür hücrede tutulduğunu hatırlatarak savunmasını bitirebilmek için biraz daha süre istedi.

Konuşmasının sonunda kaçma şüphesinin bulunmadığını belirten komedyen, yurt dışından kendi isteğiyle Türkiye'ye döndüğünü söyledi.

Dava konusu gösterinin kamuoyuna açık olduğunu ve delilleri karartmasının mümkün olmadığını savunan Göktaş, mahkemeden beraatini ve tahliyesini talep etti.

Savcılık cezalandırılmasını ve tahliyesini istedi

Göktaş'ın savunmasını tamamlamasının ardından avukatı Metin Sinan Aslan söz aldı. Duruşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı Ahmet Özel de şikayetlerinin devam ettiğini bildirerek davaya katılma talebinde bulundu.

Savunma tarafının yazar Sunay Akın'ın bilirkişi olarak görüş sunmasına yönelik talebi ise mahkeme tarafından reddedildi.

Esas hakkındaki görüşünü açıklayan duruşma savcısı, iddianamede yer alan üç suçlama yönünden de Deniz Göktaş'ın cezalandırılmasını istedi.

Savcı, bununla birlikte komedyenin hükümle birlikte tahliye edilmesi yönünde görüş bildirdi. Böylece savcılık, Göktaş'ın beraatini değil, cezalandırılmasını ancak tutukluluk halinin sona erdirilmesini talep etmiş oldu.

Saat 13.05 itibarıyla duruşmaya bir saat ara verildi.

Kaynak: Ajanslar