SEMİ TEKTAŞ/Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) başkan adayı Mustafa Karabağlı Efes Swiss Otel’de basın mensupları ile bir araya geldi. Projelerini anlatan Karabağlı, yeni bir yönetim kültürü hedefiyle yola çıktığını açıklayarak ‘Yeni Nesil Sanayicilik’ sloganıyla seçim startını verdi.

EBSO’da üyeler 12 Ekim’de sandık başına giderek yeni başkanını seçecek.
Karabağlı’nın konuşmasının satırbaşları şöyle;
“Yeni Nesil Sanayicilik” anlayışı
Sizin aracılığınızla kamuoyuna bir manifesto ile seslenmek istiyorum. Bu manifesto aynı zamanda benim Ege Bölgesi sanayisine bakış açımın bir özeti niteliğinde. Biz yalnızca bir isim değişikliğinden değil, yönetim anlayışının ve iş yapma biçiminin yeniden şekillendirildiği, dönüştürüldüğü bir süreçten söz ediyoruz. Eğer buna bir isim vermek gerekiyorsa, en çok yakışan ifade “Yeni Nesil Sanayicilik”. Buradaki “Yeni Nesil Sanayicilik” bir yaş ya da kuşak tanımı değil. “Kuşaklar değişti, yeni nesiller geliyor” anlamı kesinlikle taşımıyor. Geçmişin sanayi birikimini korurken, bunun üzerine dünyadaki gelişmeleri ve yeni teknolojileri koyarak yeni bir anlayış ve dönüşüm oluşturmak istiyoruz. Teknolojiyi üretime taşımak, yapay zekâyı verimlilik için kullanmak, yeşil dönüşümü rekabet gücünün bir parçası olarak görmek, yüksek katma değerli üretime ve markalaşmaya yönelmek… Bütün amacımız bu.
Katılımcı bir yönetim modeli
Aynı zamanda yeni bir yönetim kurgusu oluşturmak istiyoruz. Ege Bölgesi Sanayi Odası'nı üyelerinin yalnızca alınan kararları izlediği bir yapı olarak düşünmeyin. Başkanın görevi bütün yetkiyi kendisinde toplamak değildir. Ben de bu yola böyle bir niyetle çıkmadım. Amaç; ortak hedefi belirlemek ve farklı disiplinleri bu hedef doğrultusunda harekete geçirebilmektir.
Meslek komitelerinin daha etkin olduğu, çalışma komisyonlarının çoğaltıldığı, asil ve yedek bütün üyelerin sürece katkı sunduğu bir yönetim anlayışı oluşturmak istiyoruz. Genç sanayicileri, kadın sanayicileri ve tüm girişimcileri de bu karar mekanizmalarının birer parçası haline getirmeye çalışacağız. Yani yalnızca Ege Bölgesi Sanayi Odası'ndan faydalanan ya da odadaki aktiviteleri dinleyen bir yapı değil; aynı zamanda sürece katkı koyan, karar mekanizmalarında rol alan bir anlayıştan söz ediyoruz. Çoğulculuk bizim için yalnızca bir iletişim sözü değil, bir yönetim ilkesidir. Kimseyi ayrıştırmadığımız, kimseyi ötekileştirmediğimiz bir yönetim şeklinden bahsediyoruz. Katılımcılığı yalnızca toplantı düzenlemek olarak görmüyoruz. Üyelerimizi dinleyecek, önerilerini karara dönüştürecek ve ortaya çıkan sonuçları açık bir biçimde sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz. Seçim sona erdiğinde bütün üyelerimizle aynı sorumluluğu paylaşacağız. Oy vermiş, vermemiş, başka tarafta olmuş… Bunlarla ilgilenmeyeceğiz. Hiçbir sanayicimizi dışarıda bırakmayacağız. Herkesi kucaklayacağız. Seçim bittikten sonra da asıl mesele bu olacak.
Geleceğin sanayicisi
Yeni Nesil Sanayicilik; üretimi bilgiyle, teknolojiyi tecrübeyle, girişimciliği ise ortak akılla buluşturan bir vizyondur. Sanayide başarı artık yalnızca üretim miktarıyla ya da fabrikanın büyüklüğüyle ölçülmüyor. Katma değerli üretim, markalaşma, teknoloji, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik geleceğin sanayisini şekillendiriyor. Dünya hızla değişiyor. Bu değişime adapte olmak zorundayız. Yapay zekâ üretim sistemlerini dönüştürüyor, robotik ve otomasyon rekabet kurallarını yeniden yazıyor. Artık dönüşümün hızı ve adaptasyon kabiliyeti de rekabetin bir parçası. Başka bir dünya var karşımızda. Dolayısıyla bu kabiliyetler bizim rekabet gücümüzü belirleyecek. Önümüzdeki 5-10 yılın sanayicisi artık biraz daha farklı bir profil çiziyor. Fabrikayı iyi işletmek ve üretimi doğru yapmak elbette önemli. Ancak bunun yanında enerjisini yöneten, geri dönüşüm sistemlerini kurabilen, karbonunu yöneten, finansmanını doğru yöneten, gelir tablosunu okuyabilen, bilançoya hâkim olan, faiz, kredi, euro ve dolar gibi finansal göstergeleri doğru değerlendirebilen ve dünyadaki değişimleri erkenden okuyabilen bir sanayici profili ortaya çıkıyor. Sanayicimizin bu yeteneklerle donanımlı olması gerekiyor. Biz var olanı inkâr etmiyoruz. Var olan sanayi birikimini; teknoloji, verimlilik, sürdürülebilirlik ve vizyon perspektifiyle geleceğe taşımayı hedefliyoruz. Amacımız bu. Yeni Nesil Sanayicilik geçmişi inkâr etmek değil, geçmişe sahip çıkıp geleceği kurmak ve planlamaktır. Dolayısıyla bu anlayışı ve vizyonu Ege Bölgesi sanayisinde hâkim bir görüş ve kültür haline getirmeyi amaçlıyoruz.
“Kendimi dört yıldır bu göreve hazırlıyorum”
Bildiğiniz gibi uzun yıllardır Ege Bölgesi Sanayi Odası'nın üyesiyim. Sekiz yıldır mecliste görev yapıyorum. Son dört yıldır, açıkçası samimi bir görüş ifade etmem gerekirse, meclis toplantılarına hazırlık yaparak katıldım. Görüşlerimi daima meclis kürsüsünden ifade ettim. Zaman zaman basın mensuplarıyla bir araya geldim, röportajlar verdim ve düşüncelerimi kamuoyuyla paylaştım. Belki aranızda beni tanıyan arkadaşlarım vardır. Her yıl bütçeleri değerlendirdim, mecliste bunlarla ilgili görüşlerimi anlattım. Hesap hataları varsa bunlara dikkat çektim. Yanlışlıkları ve çarpıklıkları gerek meclis kürsüsünden gerekse basın yayın organları aracılığıyla kamuoyuyla paylaştım. Aslında bütün bunları Ege Bölgesi Sanayi Odası'nın daha doğru bir rotaya, daha doğru bir vizyona ve daha faydalı bir yapıya kavuşması için yaptım. Dolayısıyla arkadaşlar, ben kendimi bu dört yıl boyunca bu şekilde hazırladım. EBSO Akademisi'nde kendimi eğittim, meclis görevimi yaptım, öğrendim ve bugün bu göreve hazır olduğumu düşünüyorum. Ben kendimi böyle biliyorum.
“Odamız sanayici için umut ve çözüm makamı olmalı”
Sanayicimizin yaşadığı ekonomik sıkıntılar ortada. Finansmana erişim sorunu var, yatırım iştahı düşük, sanayici maliyetlerini yönetmekte zorlanıyor ve rekabet gücünü kaybediyor. Böyle bir ortamda odamızın sanayicilerimiz için bir umut ve çözüm makamı olması gerektiğini düşünüyorum. Seçim sürecinde daha fazla sahaya ineceğiz, sanayicilerimize dokunacağız. Geçen gün bir meclis üyemiz kürsüden ifade etti: “Odamızın yerini ve yolunu bilmeyen sanayici var.” Burada bir şeylerin eksik olduğunu gösteren önemli bir ifade bu. Bir kısım sanayicimiz odamızın ne yaptığını yeterince bilmiyor. Bazı sanayicilerimiz ise odamızın yalnızca aidat toplayan bir yapı olduğunu düşünüyor. Dolayısıyla bunları değiştirmemiz gerekiyor.
“İki yılda 200 milyon liraya yakın faiz geliri”
Bu arada mizanlarımızda yer alan bazı rakamlar var. Bunlar zaten meclis toplantılarında ekrana da yansıtılıyor. Buralarda dikkat çeken faiz gelirleri de var. Bunların sanayicilerimiz tarafından sorgulandığını görüyorum. Rakamları incelediğimde, geçen yıl 100 milyon liranın üzerinde bir faiz geliri elde edildiğini görüyorum. Bu yılın ilk altı ayında da yaklaşık 35-40 milyon liralık bir faiz geliri söz konusu. Yani iki yılın toplamında neredeyse 200 milyon liraya yakın bir faiz gelirinden bahsediyoruz. Tabii sanayici bunu sorguluyor. Sanayicimiz bu kadar zor bir dönemden geçerken, her kesim ekonomik sıkıntılar yaşarken, doğal olarak şu soruyu soruyor: “Bu kaynakları daha iyi yöneterek bazı projelere dönüştürmek mümkün değil miydi? Aidatlar ve benzeri konularda sanayicimizin yükünü hafifletecek bazı adımlar atılabilir miydi?” Bence bu soruların sorulması son derece doğal. Çünkü sanayicimizin beklentisi, odasının yalnızca kaynak biriktiren değil, sahip olduğu kaynakları sanayicisinin gelişimi ve geleceği için kullanan bir yapı olmasıdır.
Projelerini tek tek anlattı
En büyük projem: Birlikte üretmek, birlikte yönetmek. Arkadaşlarımla yürekten benimsediğimiz bu prensip, yapacağımız bütün işlerde kutup yıldızımız olacak. Göreve geldiğimizde ilk iş olarak 52 meslek komitesinin zayıf yönlerinin, güçlü yönlerinin, tehdit ve fırsatların analizini yani SWOT analizi yapacağız. Ne var ne yok, neredeyiz, nereye gitmeliyiz? Bunu tespit edeceğiz. Yani hem meslek gruplarımızın bir röntgenini çekeceğiz hem de EBSO’nun bu meslek grupları ile kurduğu ilişkilerin. Dolayısı ile bu durum tespiti bize ne yapmamız gerektiğini, hangi yöne gitmemiz gerektiğini anlatacak ve buna göre aksiyonlar alacağız.
100 fabrika – 100 dönüşüm projesi
İlk etapta, istekli sanayicilerimizle birlikte belirlediğimiz 100 sanayi kuruluşumuzla başlayacağız. Enerji tüketimi, üretim süreçleri, dijitalleşme seviyesi, yapay zekâ nerede olabilir, otomasyon, verimlilik ve karbon ayak izini inceleyeceğiz. Ve her işletmemiz için özel bir dönüşün reçetesi hazırlayacağız. Ama EBSO’nun görevi orada bitmeyecek. Raporu hazırlayıp sanayicimizin önüne koyup çekilmeyeceğiz. Üniversite gerekiyorsa üniversiteyi bulacağız, teknoloji lazımsa teknoloji şirketini bulacağız. Teşvik gerekiyorsa doğru teşvik mekanizmasına ulaşacağız. Finansman gerekiyorsa kaynağı ile buluşturacağız ve sonuna kadar da takipçisi olacağız. Teşvik ve destekler, finansman ve bankacılık, vergi ve mali mevzuat, SGK, Ar-Ge oluşturma, tecrübe destek masası, acil müdahale gibi alanlarda uzmanlaşmış çözüm masaları kuracağız. Yani sistemi daha da güçlendirip kişi bağımlılığından daha da uzaklaştıracağız.
“"Sanayi Elçileri" ağı kuracağız”
Farklı ülkelerde uzmanlaşmış, eski üst düzey yöneticilerden oluşan bir gönüllü "Sanayi Elçileri" ağı kuracağız. Bu elçiler, uzmanı oldukları ülkelerde EBSO'yu temsil edecek ve sanayicilerimize danışmanlık verecekler. O ülkelerde hem EBSO’yu hem de İzmir’imizi tanıtacaklar ve oradaki muhataplarımızla köprü vazifesi görecekler. Yurt içi ve yurt dışı fuarlarda EBSO olarak stant açacak, üst düzey katılımla sanayicilerimizle birlikte saf tutacağız. Küçük boy işletmeleri ve girişimcilerimizi stantlarımızda misafir edeceğiz. Sanayicilerimizi fuarlara götürecek, başka şehirlerden sanayicileri de İzmir'deki fuarlara taşıyacağız.
“Farkındalık eğitimi vereceğiz”
Dijital dönüşüm, yapay zekâ, sürdürülebilirlik ve yeşil mutabakat ve benzeri teknolojik başlıklarda farkındalık artırıcı eğitimler ve uygulamalı seminerler düzenleyeceğiz. Eğitime ayırdığımız kaynağı önemli ölçüde artıracağız. Elde ettiğimiz sonuçların, ihracata olan etkilerini, ortaya çıkan katma değeri kamuoyuyla paylaşacağız. Proaktif bir Üniversite Sanayi iş birliği anlayışımız olacak. Bu nedenle bazı meclis toplantılarımızı üniversitelere ve teknoparklara taşıyacağız. Her yıl "Üniversite-Sanayi iş birliği Haftaları" ve ortak proje pazarı kuracağız ve sergileri düzenleyeceğiz, üniversitedeki sergilere iştirak edeceğiz.
Genç Sanayi Meclis’i kurulacak
İkinci ve üçüncü kuşak sanayiciler, genç girişimciler ve geleceğin fabrika yöneticileri, deneyimli sanayicilerle eşleştirilecek. Bunların bir kısmı komisyonlarımızda veya çalışma gruplarımızda yer alan genç sanayiciler olacak. Gençleri sadece dinleyen değil karar mekanizmalarının içine alan bir anlayışı hâkim kılacağız. İzmir sanayi yatırım günleri düzenleyeceğiz. Yatırım yapmak isteyen sanayicilerimizle finans kuruluşlarını ve yatırım kaynaklarını doğrudan buluşturacağız. Çünkü sermaye doğru proje arıyor, sanayicimiz doğru finansman arıyor, EBSO bu ikisini buluşturan köprü olacak.
“Yeni OSB’lerin kurulmasına özellikle önem vereceğiz”
Yeni OSB’lerin kurulmasına özellikle önem vereceğiz. Bugün sanayicinin çok önemli dertlerinden birisi de arsa fiyatları ve maliyetleridir. Yeni sanayi parsellerinin oluşturulması, arsa arzının artırılması fiyat dengelemesini berberinde getirecektir. Özellikle 10.000 m2 ve daha büyük parsellerdeki sanayicilerimizin arsalarındaki tesislerin çekme mesafelerinin, güvenliği tehlikeye düşürmeden mümkünse daha geniş alanlara oturabilmesi için çalışmalarda bulunacağız ve ilgili bakanlıklarda konuyu gündeme getireceğiz. Mevcut OSB’lerimizin bazılarının ulaşım yollarının ve alt yapılarının daha iyi hale gelmesi için çalışacağız ve yine kamuya yapacağımız girişimlerimizle bu konudaki sıkıntıları gidermeye çalışacağız. Niye bir EBSO Teknik Üniversitesi olmasın bu da bizim aklımızın bir köşesinde duran ileriye dönük projelerimizden biridir.
“İzmir'i Türkiye’nin teknoloji başkenti yapacağız”
Hayalim açık ve net: İzmir'i Türkiye’nin teknoloji başkenti yapmak. Üreten, teknolojiyi geliştiren, ihracat yapan, gençleri sanayiye çeken, yeşil dönüşümde öncü, yüksek katma değer ve markalar yaratan ve her zaman geleceğe hazırlanan bir İzmir sanayisi hayal ediyorum. Bir anlamda İzmir Sanayi Teknoloji koridorunu kurmuş olacağız. Bunun anlamı şu; sanayicinin gerçek problemini üniversitenin bilgisiyle, girişimcinin fikriyle, teknoloji şirketlerinin kabiliyetleriyle buluşturacağız. Katma değer, markalaşma, dijitalleşme, otomasyon…. İzmir; sanayi kültürü, üniversiteleri, teknoloji ekosistemi, limanları ve yaşam kalitesiyle Türkiye'nin teknoloji başkenti adayıdır. EBSO da bu ortaklığı kuran, geliştiren ve sürdüren "orkestra şefi" rolünü üstlenebilir. Oluşturulan Voltranın merkezinde EBSO olmalıdır. Üretimin geleceğini yalnızca fabrikalarımızın büyüklüğü değil, sanayicimizin dönüşebilme gücü belirleyecek. Biz, bu dönüşümün öncüsü ve oyun kurucusu olmak için buradayız. Günün sonunda dönüp sanayicimize de açıkça hesap vereceğiz. Çünkü şeffaflık hesap verebilmektir.
Yönetim Kurulu’nda kadın olacak
Şu an EBSO’da 2 kadın üye var biz bunu çarpı 2 ile en az 10’a çıkaracağız. 1’den fazla kadında Yönetim Kurulu’na girecek. Siyaset tartışması
EBSO başkan adaylarının bazı siyasi isimler ile hareket ettiği iddiası hakkında konuşan, “Tüm siyasi patriklere eşitiz. İşin gücün tarafı olmaz. Bir müşterinin siyasi görüşü farklı diye hizmet vermez mi? Sahayı dolaştığımızda buna gerek olmadığını görüyoruz. Siz benim ağzımdan siyasi bir söylem duydunuz mu? Her siyasi partiye eşitim. Herkes ile görüşüyorum. EBSO siyaset üstü bir kurum” dedi.



