Ege Üniversitesi (EÜ), iklim değişikliğiyle mücadelede gençlerin rolünü güçlendirmeyi amaçlayan “COP31 Türkiye Gönüllülük Programı” kapsamında geniş katılımlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Fen Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen buluşmada sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, yeşil dönüşüm ve gönüllülük farklı yönleriyle ele alındı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vizyonu doğrultusunda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı iş birliğiyle düzenlenen program kapsamında gerçekleştirilen etkinliğe EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Boyacı, Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Göknur Şişman Aydın, senato üyeleri, EÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Muhammed Bahattin Tanyolaç, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil

Etkinliğin açılışında konuşan EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Boyacı, sürdürülebilirliğin günümüzde tercih olmaktan çıkarak zorunluluk haline geldiğine dikkat çekti. İnsanların doğal kaynakları ihtiyaçlarının çok ötesinde tükettiğini belirten Boyacı, değişimin günlük yaşam alışkanlıklarından başlaması gerektiğini söyledi.

Sürdürülebilirlik yaklaşımının tarımdan su ürünlerine kadar tüm üretim alanlarında temel ölçütlerden biri haline gelmesi gerektiğini vurgulayan Boyacı, yürüttükleri bir Avrupa Birliği projesinden örnek verdi.

Boyacı, birçok ülkede insanların organik ürünleri bireysel sağlık kaygısıyla tercih ettiğini, Danimarka'da ise çevreyi ve dünya kaynaklarını koruma düşüncesinin öne çıktığını ifade etti.

Okul bahçesinde silahlı saldırı
Okul bahçesinde silahlı saldırı
İçeriği Görüntüle

Geleceğin ekonomik düzeninde şirketlerin başarısının yalnızca elde ettikleri kârla değerlendirilemeyeceğini dile getiren Boyacı, çevreye verilen zararın azaltılması ve dünyaya sağlanan katkının giderek daha belirleyici olacağını söyledi.

Gençlere de seslenen Boyacı, doğal kaynakların korunarak gelecek nesillere sağlıklı ve huzurlu bir yaşam bırakılması konusunda önemli bir sorumluluk taşıdıklarını belirtti.

Midye yetiştiriciliğine yeşil bakış

EÜ Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Göknur Şişman Aydın ise “Mavi Üretimin Yeşil Dönüşümü: Midye Yetiştiriciliğinde Düşük Karbon Yol Haritası” başlıklı sunumunda gıda üretimi ile iklim değişikliği arasındaki ilişkiye dikkat çekti.

Dünya nüfusundaki hızlı artış nedeniyle gıda ihtiyacının da büyüdüğünü belirten Şişman Aydın, karasal kaynakların iklim değişikliği ve çevre kirliliğinin oluşturduğu baskı altında bulunduğunu söyledi.

2050 yılında dünya nüfusunun 9,7 milyara ulaşmasının beklendiğini belirten Şişman Aydın, buna paralel olarak gıda ihtiyacının yüzde 88 artabileceğine dikkat çekti. Gıda üretiminin küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 25’ini oluşturduğunu ifade eden Şişman Aydın, bu nedenle alternatif üretim yöntemlerinin daha fazla önem kazandığını kaydetti.

Düşük karbonlu üretim için fırsat

Midye yetiştiriciliğinin sürdürülebilir gıda üretiminde önemli bir seçenek oluşturabileceğini belirten Şişman Aydın, midyenin dışarıdan yem gerektirmemesi, suyu filtrelemesi ve karbonu kabuğunda tutması gibi özelliklerine dikkat çekti.

Bu özelliklerin midye yetiştiriciliğini iklim değişikliğiyle mücadele açısından dikkat çekici hale getirdiğini ifade eden Şişman Aydın, Türkiye’de henüz gelişme aşamasındaki sektörün başından itibaren düşük karbonlu ve çevreci politikalar doğrultusunda şekillendirilebileceğini söyledi.

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile Avrupa Birliği Yeşil Mutabakat hedefleri doğrultusunda yürütülen çalışmaların, Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu dile getirdi.

Kampüsten Antalya’ya uzanan yol

Programın gençlere yönelik bölümünde ise UKX COP31 Alan Sorumlusu Betül Genç, “COP31 Gönüllülük Programı: Kampüsten İklim Eylemine” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.

Genç, üniversite kampüslerinde ortaya çıkan fikirlerin Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da gerçekleştirilecek küresel iklim buluşması COP31 ile uluslararası ölçekte bir eyleme dönüşebileceğini ifade etti.

İklim krizinin yalnızca çevre başlığı altında değerlendirilemeyeceğini belirten Genç; enerji, tarım, mimarlık, yapay zekâ ve iklim finansmanı gibi birçok alanın sürecin parçası olduğuna dikkat çekti. Bu nedenle iklim değişikliğiyle mücadelenin disiplinlerarası bir yaklaşım gerektirdiğini söyledi.

Kaynak: Haber Bülteni