Türkiye’de yüksek seyreden banka faiz oranları ve sıkılaşan kredi muslukları, vatandaşları alternatif finansman arayışlarına yöneltmeye devam ediyor. Her gün milyarlarca liranın devrettiği, faizsiz ve uzun vadeli modellerle ev, taşıt ile iş yeri edinme imkanı sunan tasarruf finansman sektörü, radikal bir idari düzenlemenin eşiğinde bulunuyor. Sektördeki hızlı büyümenin getirdiği riskleri yönetmek ve sistemi daha şeffaf bir zemine oturtmak amacıyla hazırlanan yeni şartların detayları netleşti.
Edinilen bilgilere göre, 1 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülen yeni mevzuat hükümleriyle birlikte, tüketicilerin sistem üzerinden yapabileceği işlem sayılarına doğrudan tavan sınır getirilecek. Tüketici haklarını koruma ve finansal sistemin sürdürülebilirliğini sağlama amacı taşıyan bu hamle, sektörün çalışma dinamiklerini köklü bir biçimde değiştirmeye hazırlanıyor.
Kişi başına en fazla bir araç ve bir konut sözleşmesine izin verilecek
Yeni dönemde uygulanması planlanan kısıtlamaların en dikkat çekici maddesini, bir tüketicinin yapabileceği aktif sözleşme sayısındaki sınırlama oluşturuyor. Mevcut sistemde birden fazla araç veya gayrimenkul için sözleşme imzalanabilirken, yeni esaslar doğrultusunda bir kişi en fazla 1 adet taşıt finansmanı sözleşmesi imzalayabilecek. Böylelikle aynı kişinin 2 veya 3 araç için eş zamanlı sözleşme yapmasının ve sistem üzerinden spekülatif işlemler yürütmesinin önüne geçilecek.
Aynı hukuki ve idari mantık gayrimenkul tarafı için de geçerli kılınacak. Düzenleme uyarınca bir tüketici sadece 1 adet konut veya çatılı iş yeri finansmanı sözleşmesi yapma hakkına sahip olacak. Toplam süreç değerlendirildiğinde ise bir vatandaşın sistem genelindeki aktif işlem limiti sınırlandırılacak; bir kişi aynı anda en fazla iki aktif sözleşmeye (1 taşıt + 1 konut veya iş yeri) sahip olabilecek.
Finansman tutarlarında tavan rakamlar belirlendi
Sözleşme sayısındaki sınırlamaların yanı sıra nakit akışını ve risk yönetimini kontrol altına almak adına parasal üst limitler de devreye sokuluyor. Sektöre yönelik hazırlanan düzenleme iddialarına göre; araç alımlarında sağlanabilecek taşıt finansman tutarı en fazla 6 milyon 250 bin Türk Lirası seviyesinde tavan yapacak. Gayrimenkul tarafında ise ölçek daha geniş tutulacak.
Sistem üzerinden temin edilebilecek konut veya iş yeri finansman tutarı için belirlenen üst sınır en fazla 62 milyon 500 bin Türk Lirası olarak uygulanacak. Tüketicinin sistemdeki tüm yatırımlarını kapsayan genel kural gereği, bir müşterinin tüm finansman sözleşmelerinin toplam tutarı da 62 milyon 500 bin Türk Lirası sınırını kesinlikle aşamayacak. Böylelikle yüksek tutarlı ticari fonlamaların sistem üzerindeki yükü dengelenmiş olacak.
Alternatif modelin çalışma mekanizması ve yüzde 45 peşinat kuralı
Geleneksel bankacılık sistemindeki yüksek kredi maliyetlerinden kaçınan vatandaşlar için tasarruf finansman şirketleri cazip bir liman olarak öne çıkıyor. Sistemi ayakta tutan temel mekanizmada, nakit birikimi bulunan tüketiciler belirlenen periyotlarda toplam tutarın yüzde 45'lik kısmını ödeyerek hedeflerindeki taşıt veya konut finansmanına erişim hakkı kazanıyor.
Şirketler, tüketicilerden anapara dışında herhangi bir ek faiz talep etmezken, sadece sistemin işletim gideri olarak talep edilen tutarın yüzde 7'si oranında hizmet bedeli tahsil ediyor. Örneğin 1 milyon liralık bir finansman talebinde bulunan tüketiciden 70 bin lira hizmet bedeli alınıyor. Devlete ödenmesi gereken tapu harçları, araç devir noter masrafları ve resmi ipotek bedelleri ise doğrudan tüketici tarafından karşılanıyor. Otomobil alımlarında en fazla 60 ay, konut alımlarında ise en fazla 120 ay taksit imkanı tanınan sistemde, yüzde 45'lik peşinat tutarına ulaşıldığı an finansmanın kalan kısmı şirket tarafından hak sahibine teslim ediliyor.
Sektör temsilcileri düzenlemeyi disiplinli büyüme adımı olarak görüyor
Hayata geçirilmesi beklenen tavan limit ve sözleşme sınırlamalarını değerlendiren Adil Tasarruf Finansman A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Ekrem Yüksel, yeni dönemin sektörün niteliğini artıracağını ifade etti. Atılan adımın sektörü daraltan değil, aksine kurumsallaştıran bir hamle olduğunu vurgulayan Yüksel, katı kuralların müşteri güvenini pekiştireceğini belirtti.
Yapılacak idari düzenlemenin sektördeki mantalite değişimini hızlandıracağını kaydeden Ekrem Yüksel, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu düzenleme, tasarruf finansmanı sektöründe adet odaklı büyüme döneminden değer odaklı büyüme dönemine geçişin işaretlerinden biri. Artık önemli olan müşteriye mümkün olduğunca fazla sözleşme yapmak değil, müşterinin gerçek ihtiyacına uygun doğru finansman çözümünü sunmak. 1 Ekim itibarıyla getirilen düzenlemeyi, tasarruf finansmanı sektörünün büyümesini sınırlayan bir adım olarak değil, sistemin daha sağlıklı ve sürdürülebilir büyümesini sağlayacak bir çerçeve olarak değerlendiriyoruz. Önümüzdeki dönem şirketlerin rekabeti, kaç tane sözleşme satıldığı üzerinden değil; tasarruf sürecinin ne kadar iyi yönetildiği üzerinden şekillenecek."




