Türkiye’nin milli teknoloji hamlesi doğrultusunda stratejik önem taşıyan savunma sanayii, akademi ve reel sektör temsilcilerini İzmir’de buluşturan önemli bir organizasyona imza atıldı. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) 15 Temmuz Şehitler Salonu’nda düzenlenen "Savunma Sanayii Buluşması", alanında uzman akademisyenleri, sanayi kuruluşlarını ve sektörün karar vericilerini aynı çatı altında bir araya getirdi. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), SSB iştiraki olan SSTEK Savunma Sanayi Teknolojileri A.Ş. ve Savunma Sanayii Akademi yetkililerinin katılımıyla gerçekleşen organizasyonda; teknoloji transferi, yatırım imkanları, yetkinlik matrisleri ve geleceğe dönük stratejik ortaklıklar kapsamlı şekilde değerlendirildi. İzmir haberleri bünyesinde geniş yankı uyandıran etkinlik, kentin yüksek teknoloji üretim potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi.

Akademi ve sanayi el ele vererek yerli teknolojiyi büyütüyor

Üniversite-sanayi iş birliğinin kritik bir ivme kazandığı günümüzde, akademik birikimin sanayi üretimine dönüştürülmesi savunma projelerinin geleceğini doğrudan şekillendiriyor. Programın açılışında konuşan Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, üniversitelerin sadece teorik bilgi üreten kurumlar olmadığını, aynı zamanda ülkenin stratejik bağımsızlığına katkı sağlayan birer araştırma üssü işlevi gördüğünü vurguladı. Yılmaz, savunma sanayii alanına büyük önem verdiklerini belirterek, üniversitelerinin bünyesindeki fakülteler, araştırma merkezleri ve yetişmiş insan kaynağı ile bu alanda son derece yüksek bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti.

Ege Bölgesi'nin bilimsel altyapısını stratejik sektörlerle entegre etmeyi hedefleyen buluşmada, mühendislikten yapay zekaya, malzeme biliminden elektronike kadar pek çok farklı disiplinde yürütülen akademik projelerin yerlileşme süreçlerine nasıl katkı sunabileceği tartışıldı. Üniversite yönetiminin yerli üretimi destekleme kararlılığı, salonda bulunan girişimci akademisyenler ve sanayiciler tarafından memnuniyetle karşılandı.

Savunma sanayiinde girişimcilik hamlesi ve 50 milyon dolarlık yeni fon

Etkinliğin en dikkat çekici sunumlarından birini gerçekleştiren SSTEK Genel Müdürü Suat Baylan, kurumun kuruluş felsefesi ve sektöre sunduğu finansal destekler hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Savunma Sanayii Başkanlığı projelerinde aktif bir paydaş olarak yer aldıklarını belirten Baylan, SSTEK’in temel varlık gerekçesinin girişimciliği desteklemek ve yüksek teknoloji üreten şirketlerin önünü açmak olduğunu vurguladı. Türkiye’nin teknolojik dışa bağımlılığını azaltmak adına bugüne kadar yaklaşık 65 milyon dolarlık doğrudan yatırım gerçekleştirdiklerini açıklayan Baylan, mevcut portföy yapısına ilişkin verileri de paylaştı.

Azerbaycan Savaş Uçağı ASELSAN Akıllı Mühimmatıyla Tam İsabet
Azerbaycan Savaş Uçağı ASELSAN Akıllı Mühimmatıyla Tam İsabet
İçeriği Görüntüle

Şimdiye kadar 31 farklı şirketle stratejik ortaklık kurduklarını dile getiren Baylan, bunlardan 11 tanesinin süreçlerini başarıyla tamamladığını, halen 20 farklı iştirak ile yollarına kararlılıkla devam ettiklerini aktardı. Finansal kapasitelerini hızla büyüttüklerinin altını çizen Suat Baylan, hali hazırda yönetilen aktif yatırım fonu büyüklüğünün 25 milyon dolar seviyesinde olduğunu söyledi. Baylan, bu yıl içerisinde hayata geçirmeyi planladıkları ikinci fon ile birlikte toplamda yaklaşık 50 milyon dolarlık dev bir sermaye kaynağını teknoloji girişimcilerinin kullanımına sunacaklarını müjdeledi.

Teknoparklardaki akademisyen şirketleri hedef tahtasında

Yeni dönem yatırım stratejilerinde üniversite kuluçka merkezlerinin ve AR-GE odaklı firmaların öncelikli konumda olduğunu vurgulayan SSTEK Genel Müdürü Suat Baylan, özellikle teknoloji geliştirme bölgelerinde doğan fikirlerin ticarileşmesine büyük önem verdiklerini ifade etti. Teknopark ve teknokentler bünyesinde faaliyet gösteren akademisyen şirketlerinin yanı sıra belirli bir teknoloji olgunluğu seviyesine (TRL) ulaşmış firmaların kendileri için doğal birer iştirak ve yatırım adayı olduğunu belirten Baylan, İzmir'deki potansiyeli harekete geçirmek istediklerini kaydetti.

İzmir ve Ege bölgesindeki teknokentlerde yürütülen yenilikçi projelerin, sermaye ve mentörlük desteğiyle ulusal savunma ekosistemine kazandırılması hedefleniyor. Sunumların ardından soru-cevap bölümüyle devam eden programda; araştırma projelerine sağlanacak teşvikler, ortak şirket kurma modelleri ve fikri mülkiyet haklarının korunması gibi teknik konular detaylıca ele alındı. Akademi ile sanayiyi doğrudan temas ettiren bu dev buluşma, Ege’nin sanayi altyapısını milli savunma hedefleriyle buluşturma noktasında tarihi bir adım olarak değerlendirildi.

Kaynak: AA