9 EYLÜL/Denizlerde son yılların en bereketli palamut sezonlarından biri yaşanırken, balık fiyatlarının düşmesi bazı üreticileri rahatsız etti. İstanbul İli Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Birliği, palamut bolluğu nedeniyle fiyatların gerilemesini ekonomik kayıp olarak değerlendirerek üyelerine avcılığı geçici olarak durdurma çağrısı yaptı. Balık bolluğunun vatandaş için sevindirici bir gelişme olması beklenirken, fiyatların yükselmesine yol açabilecek bu girişim tartışma yarattı.
Ucuz balığa karşı "avı durdurun" çağrısı
Birlik tarafından yayımlanan duyuruda, denizlerdeki palamut bolluğu nedeniyle piyasaya sunulan balık miktarının arttığı, bunun da fiyatların düşmesine yol açtığı belirtildi.
Balıkçıların gelir kaybı yaşadığı savunularak 12 Ekim Pazartesi günü saat 00.00'dan 13 Ekim Salı günü saat 08.00'e kadar palamut avcılığına ara verilmesi istendi.
Ancak çağrının gerekçesi dikkat çekti. Balığın azlığı değil, tam tersine bolluğu sorun olarak gösterildi. Böylece vatandaşın daha uygun fiyatlarla balık tüketmesini sağlayan arz artışının sınırlandırılması gündeme geldi.

Vatandaşın sofrasındaki balık mı hedefte?
Türkiye'de milyonlarca vatandaş yüksek gıda fiyatları nedeniyle temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken, palamut bolluğu tüketiciler açısından önemli bir fırsat oluşturuyor.
Kırmızı et ve diğer hayvansal protein kaynaklarının pahalı olduğu bir dönemde, balık fiyatlarının gerilemesi özellikle dar gelirli aileler için olumlu bir gelişme olarak öne çıkıyor. Ancak birliğin avcılığa ara verilmesi yönündeki çağrısı, piyasadaki balık miktarını azaltarak fiyatların yeniden yükselmesine neden olabilecek bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu durum, “Balık bolken vatandaş neden daha ucuza balık yiyemesin?” sorusunu beraberinde getiriyor.
Balıkçının kazancı mı, halkın sofrası mı?
Birliğin açıklamasında, balıkçıların düşen fiyatlar karşısında kayıplarını telafi etmek için daha fazla avlandıkları, bunun da fiyatları daha fazla düşürerek ekonomik açıdan sürdürülemez bir döngü oluşturduğu savunuldu.
Duyuruda, “Denizlerimizin bereketinin ekonomik kayba dönüşmemesi, piyasa dengesinin yeniden sağlanması ve balıkçılarımızın alın terinin karşılığını bulabilmesi” amacıyla avcılığa ara verilmesinin istendiği belirtildi.
Balıkçıların artan mazot, işçilik ve işletme maliyetleri nedeniyle yaşadığı sorunlar sektörün önemli gerçekleri arasında bulunuyor. Ancak bu sorunların çözümünün halkın ucuz balığa erişimini sınırlayabilecek bir uygulamada aranması eleştiriye açık bir yaklaşım olarak dikkat çekiyor.
Bolluk vatandaşa neden yaramasın?
Avcılığın geçici olarak durdurulması çağrısı, balık piyasasında fiyatların nasıl belirlendiği ve üretici birliklerinin arz üzerindeki etkisi konusunda da soru işaretleri yarattı.
Normal koşullarda balık miktarının artması fiyatların düşmesini, dolayısıyla daha fazla vatandaşın balığa ulaşmasını sağlıyor. Arzın bilinçli biçimde sınırlandırılması ise bu avantajı ortadan kaldırma riski taşıyor.
Üstelik çağrının av kaynaklarının korunması veya bilimsel sürdürülebilirlik gerekçesiyle değil, doğrudan düşen piyasa fiyatları nedeniyle yapılması tartışmanın merkezinde yer alıyor





