İZBETON’dan İzmir’e 390 bin tonluk dev tesis: Yeraltı suyu ve kamyon trafiği mercek altında!

9 Eylül - İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin altyapı ve asfalt çalışmalarında önemli görev üstlenen şirketi İZBETON, kentte yeni bir sanayi yatırımına hazırlanıyor. Naldöken Mahallesi'nde kurulması planlanan yıkama-eleme tesisi için hazırlanan, Eylül 2026 tarihli 295 sayfalık Proje Tanıtım Dosyası, yatırımın yalnızca ekonomik boyutunu değil, çevresel etkilerini de gözler önüne serdi.

24 Eylül 2026 tarihinde sunulan proje dosyasına göre, İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetindeki 22667 ada, 34 parselde kurulacak tesisin yıllık kapasitesi 390 bin ton olacak. Toplam 3 bin 87 metrekarelik parselin yaklaşık 2 bin 325 metrekarelik bölümü yatırım için kullanılacak.

Projenin toplam bedeli 9 milyon 50 bin lira olarak hesaplandı. Bunun 9 milyon lirası tesis kurulumu ve makine ekipmanlarına ayrılırken, 50 bin lirası proje hazırlıkları, mühendislik ve diğer giderlerden oluşuyor.

Her gün 1.300 ton malzeme işlenecek

Yeni tesisin temel amacı, mevcut kırma-eleme tesislerinden gelen kil, silt ve toprakla karışık taş malzemesini yıkayarak inşaat sektöründe kullanılabilecek nitelikli agregaya dönüştürmek.

Tesiste işlenen malzemeler farklı boyutlarda sınıflandırılarak altyapı ve üstyapı çalışmalarında kullanılabilecek. Böylece kırma-eleme süreçlerinden elde edilen malzemelerin ekonomik değerinin artırılması hedefleniyor.

Proje dosyasındaki üretim planı ise yatırımın büyüklüğünü ortaya koyuyor.

Manşet Tasarım (87)-4

Tesisin yılda 300 gün, günde 8 saat çalışması planlanıyor. Çalışmaların zorunlu durumlar dışında 09.00 ile 18.00 arasında yapılması, bu sürenin bir saatinin dinlenme molası olması öngörülüyor.

Naldöken'deki evlere 900 metre uzaklıkta

Projenin en dikkat çekici ayrıntılarından biri yerleşim alanlarına olan yakınlığı.

Dosyaya göre, tesisin kurulacağı alan İzmir şehir merkezine yaklaşık 13 kilometre, Bornova merkezine 6 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Proje sahasına en yakın konutlar ise 900 metre mesafedeki Naldöken Mahallesi'nde yer alıyor.

Çevresel gürültü ve toz hesaplamaları da en yakın konutların bulunduğu bu mesafe esas alınarak hazırlandı.

Tesis alanından Kemalpaşa-İzmir Çevre Yolu'na yaklaşık 460 metrelik bağlantı güzergâhıyla ulaşılması planlanıyor. Bu yolun 300 metrelik bölümü stabilize yol olarak tanımlanıyor.

Günde 35 kamyon seferi yapılacak

Yatırımın çevresel etkileri arasında ağır vasıta hareketliliği de yer alıyor.

Proje Tanıtım Dosyası'nda günlük 1.300 ton malzemenin nakliyesinde 38 ton taşıma kapasiteli kamyonların kullanılacağı belirtiliyor. Buna göre tesise malzeme taşınması için günde yaklaşık 35 yüklü kamyon seferi hesaplanıyor.

Kamyonların dönüş hareketleri ve nihai ürün sevkiyatı da dikkate alındığında, işletmenin çevresindeki toplam araç hareketliliğinin yakından izlenmesi önem taşıyor.

Dosyada nakliye güzergâhının yerleşim yerlerinden geçmediği belirtilirken, kamyonların üzerinin örtülmesi, hız sınırlarına uyulması ve güzergâhın düzenli sulanması taahhüt ediliyor.

Yeraltı suyu kullanımına DSİ sınırı

Projenin en önemli başlıklarından birini su kullanımı oluşturuyor.

Yıkama-eleme tesisinde günlük 520 metreküp malzemenin yıkanması için 104 metreküp proses suyu kullanımı hesaplanıyor. Ayrıca nakliye yollarındaki tozumayı önlemek amacıyla günlük yaklaşık 9,6 metreküp sulama suyu öngörülüyor.

Tesisin kapalı devre su sistemiyle çalışacağı, yıkama işleminde kullanılan suyun çöktürme havuzlarından geçirilerek yeniden değerlendirileceği belirtiliyor. Bu nedenle 104 metreküplük miktar, her gün yeraltından çekilecek net su miktarı olarak değerlendirilmemeli.

Bununla birlikte dosyada yer alan Devlet Su İşleri 2. Bölge Müdürlüğü görüşü, projenin su kaynağı açısından önemli bir sınıra işaret ediyor.

DSİ'nin değerlendirmesine göre proje alanı, Küçük Menderes Havzası İzmir Körfez Alt Havzası Yeraltısuyu İşletme Sahası içerisinde bulunuyor.

TOKİ geldi, GES gitti
TOKİ geldi, GES gitti
İçeriği Görüntüle

Bu bölgede yeni yeraltı suyu kuyusu açılmasına ve mevcut izinli kuyulardan tahsis edilen miktarın üzerinde su çekilmesine izin verilmiyor.

Projenin kullanma suyu ihtiyacının, 17 Ağustos 2018 tarihli izin belgesine sahip, günlük 403 ton tahsisli mevcut yeraltı suyu kuyusundan karşılanması planlanıyor.

DSİ, bu kuyunun tahsis sınırının hiçbir koşulda aşılmaması gerektiğini özellikle vurguluyor.

Bu durum, tesisin kapalı devre sisteminin ne kadar verimli çalışacağı ve mevcut kuyunun diğer kullanımlarla birlikte ne kadar su sağlayacağı sorularını öne çıkarıyor.

Toz miktarı eşik değeri aştı, modelleme yapıldı

Projenin çevresel değerlendirmesinde toz emisyonu da ayrı bir başlık oluşturuyor.

Dosyada, üretim faaliyetleri sırasında oluşacak toz miktarının ilgili yönetmelikte modelleme gerektiren 1 kilogram/saat eşiğini aşması nedeniyle hava kalitesi modellemesi yapıldığı belirtiliyor.

Hazırlanan modellemede, en yakın yerleşim alanında hesaplanan toz konsantrasyonlarının yönetmelik sınır değerlerinin altında kaldığı ifade ediliyor.

Ancak bu sonuç, tesiste herhangi bir toz oluşmayacağı anlamına gelmiyor.

İZBETON, toz oluşumunu azaltmak amacıyla bunker ve eleme ünitelerinin kapalı ortama alınmasını ve su-hava karışımıyla çalışan püskürtme sistemleri kurulmasını planlıyor.

Dosyada söz konusu sistemin toz miktarını yüzde 95'e kadar azaltabildiği belirtiliyor. Bu oran, tesisin işletme aşamasında sahada ölçülmüş bir sonuç değil, kullanılacak sisteme ilişkin teknik bir öngörü olarak yer alıyor.

İZSU'dan yağmur suyu ve altyapı uyarısı

Dosyadaki bir başka önemli ayrıntı, İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün (İZSU) kurum görüşünde yer alıyor.

İZSU değerlendirmesinde, proje alanı ve çevresinde altyapı, yağmur suyu drenajı ve su kaynaklarının korunmasına yönelik koşullar sıralanıyor.

Kurum, proje bölgesinde halihazırda planlanan bir yağmur suyu toplama ve uzaklaştırma projesi bulunmadığını belirtiyor.

Ayrıca parselin yakınından 1200 milimetre çapında çelik içme suyu isale hattının geçtiğine dikkat çekiliyor.

İZSU, ani yağışlar sırasında oluşabilecek yüzeysel suların kontrol altına alınması, tesiste kirlenme ihtimali bulunan yağmur sularının çevreye yayılmaması ve gerekli drenaj sistemlerinin oluşturulması gerektiğini bildiriyor.

Çöktürme havuzlarında toplanan suyun yeniden kullanımı için gerekli teknik raporların hazırlanması da kurum görüşünde yer alan hususlar arasında bulunuyor.

Yakın çevredeki dere yatakları korunacak

Tesisin yakın çevresindeki doğal su yatakları da çevresel incelemeye konu oldu.

Proje dosyasında Piçi Deresi, Kocaboğaz Deresi ve Yol Deresi'ne ilişkin bilgiler bulunurken, İZSU'nun kurum değerlendirmesinde Kavaklıdere ve Malama dereleri ele alınıyor.

Kurum görüşlerinde proje alanıyla dere yatakları arasında doğrudan bağlantı olmadığı belirtiliyor. Bununla birlikte aşırı yağışlar sırasında oluşabilecek taşkın ve yüzey akışı risklerine karşı önlem alınması isteniyor.

Dere yataklarına hafriyat, taş, toprak veya üretim atığı dökülmemesi, mevcut su akışının engellenmemesi ve erozyona karşı koruyucu tedbirlerin alınması öngörülüyor.

Batıçim'in ruhsat sahasında, ancak bağımsız işletilecek

Projenin dikkat çeken bir başka yönü de seçilen alanın madencilik ruhsatı konumu.

Proje dosyasına göre, tesisin kurulacağı parsel Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayi A.Ş. uhdesindeki 210512 erişim numaralı II-A grubu maden ruhsat sahasının sınırları içerisinde kalıyor.

Ancak İZBETON ile maden ruhsatı sahibi arasında herhangi bir hukuki, ticari veya idari ilişki bulunmadığı, tesisin söz konusu maden ruhsatından bağımsız şekilde kurulup işletileceği özellikle belirtiliyor.

Hammaddenin ise bölgede gerekli izinlere sahip maden ocaklarından sağlanması planlanıyor.

Kurulum bir ay sürecek, 15 kişi çalışacak

Yatırımın kurulum aşamasının yaklaşık bir ayda tamamlanması hedefleniyor.

Bu süreçte 10 personelin çalışması planlanırken, işletme aşamasında 15 kişilik istihdam öngörülüyor.

Yeni bir şantiye kurulmayacak. Mevcut asfalt plent tesisinin şantiye imkânlarından yararlanılacak ve proje kapsamında 40 metrekarelik kapalı kontrol kabini kullanılacak.

Tesisin kurulacağı alanda henüz üretim faaliyeti ya da tesis kurulumu bulunmadığı da dosyada açıkça belirtiliyor.

ÇED süreci tamamlanmadan üretim başlamayacak

Proje, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin Ek-2 listesi kapsamında ön inceleme ve değerlendirmeye tabi faaliyetler arasında bulunuyor.

İZBETON'un hazırlattığı Proje Tanıtım Dosyası, çevresel etkilerin değerlendirilmesi amacıyla ilgili kurumlara sunuldu.

Dosyada ÇED sürecinin tamamlanmasının ardından gerekli çevre izinleri ve diğer ruhsat yükümlülüklerinin yerine getirileceği, işlemler tamamlanmadan faaliyete başlanmayacağı taahhüt ediliyor.

Bu nedenle hazırlanan proje dosyası, yatırım için bütün izinlerin alındığı ya da tesisin işletmeye başladığı anlamına gelmiyor.

Gözler çevresel denetimlerde olacak

İZBETON'un 9 milyon 50 bin liralık yatırımı, İzmir'in altyapı ve üstyapı çalışmalarında kullanılan agrega malzemelerinin değerlendirilmesi açısından yeni bir üretim kapasitesi oluşturmayı hedefliyor.

Bununla birlikte yılda 390 bin tonluk kapasite, günlük ağır vasıta taşımacılığı, yeraltı suyu kullanımı, toz emisyonu ve yağmur suyu yönetimi gibi konuları da gündeme getiriyor.

Projenin çevresel etkilerinin yalnızca dosyada öngörülen tedbirlerle sınırlı kalmaması, tesis işletmeye geçtiğinde yapılacak ölçümler ve denetimlerle izlenmesi önem taşıyor.

Özellikle yeraltı suyu tahsis sınırlarına uyulması, çöktürme havuzlarının işleyişi, kamyon güzergâhındaki toz kontrolü ve en yakın konutlarda oluşabilecek gürültü düzeyleri, yatırımın çevresel performansını belirleyecek başlıca unsurlar olacak.

Kaynak: HABER MERKEZİ