Türkiye’de spor denildiğinde ilk akla gelen branş futbol olsa da İzmir’in spor kimliği yalnızca yeşil sahalardan oluşmuyor. Altay, Altınordu, Göztepe ve Karşıyaka gibi kulüplerin futbol tarihleri kentin spor hafızasında önemli bir yer tutarken, basketbolda da İzmir yıllardır Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Özellikle Karşıyaka’nın oluşturduğu basketbol kültürü, İzmir’i yalnızca futbol şehri olmaktan çıkaran en önemli unsurlardan biri oldu. Son dönemde Göztepe’nin de basketbol yatırımlarıyla yeniden sahneye çıkması, kentin bu alandaki potansiyelini yeniden gündeme taşıdı.

KARŞIYAKA: İZMİR’İN TÜRK BASKETBOLUNA AÇTIĞI FABRİKA

İzmir basketbolunun en büyük markası kuşkusuz Karşıyaka oldu. Yeşil-kırmızılı kulüp, sadece kazandığı kupalarla değil, yetiştirdiği oyuncularla da Türk basketbolunda özel bir yere sahip.

1960’lı yıllardan itibaren basketbola önem veren Karşıyaka, yıllar boyunca altyapısıyla birçok oyuncuyu Türk basketboluna kazandırdı. Kulübün altyapısı uzun yıllar boyunca "oyuncu fabrikası" olarak anıldı.

Karşıyaka’nın en önemli özelliklerinden biri, yüksek bütçeli kulüplerle mücadele ederken kendi kaynaklarından oyuncu çıkarabilmesi oldu. 1986-1987 sezonunda altyapısından yetişen oyuncuların ağırlıkta olduğu kadroyla Türkiye şampiyonluğuna ulaşması, Türk basketbol tarihinde özel bir başarı olarak gösterildi.

Yeşil-kırmızılı kulüp, ilerleyen yıllarda da birçok oyuncunun gelişiminde önemli rol oynadı. Furkan Aldemir, Sertaç Şanlı, Erdinç Balto, Ramazan Tekin, Egemen Güven,Onuralp Bitim, Ege Arar ve Adem Bona gibi isimler Karşıyaka altyapısı veya organizasyonuyla yolu kesişen oyuncular arasında yer aldı.

Özellikle Adem Bona’nın NBA’e kadar uzanan yolculuğu, Karşıyaka altyapısının uluslararası seviyede oyuncu geliştirme kapasitesinin önemli örneklerinden biri oldu.

ŞAMPİYONLUKLAR VE AVRUPA SAHNESİ

Karşıyaka’nın başarısı yalnızca oyuncu yetiştirmekle sınırlı kalmadı. Yeşil-kırmızılı ekip, Türkiye’de iki kez lig şampiyonluğu yaşadı.

1986-1987 sezonundaki tarihi şampiyonluğun ardından en büyük çıkışını 2014-2015 sezonunda gerçekleştiren Karşıyaka, Ufuk Sarıca yönetiminde Türkiye Basketbol Ligi şampiyonluğuna ulaştı.

O sezon Türkiye Kupası ve Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı da kazanan Karşıyaka, Fenerbahçe ve Anadolu Efes gibi büyük bütçeli rakipleri geride bırakarak Türk basketbolunda unutulmaz bir başarıya imza attı.

Bu dönemin ardından Avrupa’da da önemli başarılara imza atan Karşıyaka, FIBA organizasyonlarında finaller oynadı ve 2015-2016 sezonunda EuroLeague’de mücadele ederek İzmir’i Avrupa’nın en üst seviyesinde temsil etti.

SON YILLARDA DÜŞÜŞ YAŞASA DA KÜLTÜRÜ DEVAM EDİYOR

Karşıyaka son iki sezonda sportif ve ekonomik anlamda eski güçlü dönemlerinden uzak bir görüntü sergilese de kulübün Türk basketboluna bıraktığı miras hâlâ büyük önem taşıyor.

Yeşil-kırmızılıların geçmişte oluşturduğu altyapı sistemi, oyuncu geliştirme anlayışı ve Avrupa seviyesindeki rekabet kültürü, İzmir basketbolunun temel taşlarından biri olmaya devam ediyor.

Bugün yaşanan sorunlara rağmen Karşıyaka’nın Türk basketbolundaki yeri, yalnızca aldığı kupalarla değil; yetiştirdiği oyuncular ve oluşturduğu basketbol kültürüyle değerlendiriliyor.

GÖZTEPE YENİDEN PARKELERDE

İzmir basketbolunun bir diğer önemli hikâyesi ise Göztepe’nin yeniden yapılanma süreci oldu.

Futboldaki büyük taraftar kitlesiyle tanınan sarı-kırmızılı kulüp, uzun bir aranın ardından basketbolda yeniden A takım seviyesinde mücadele etmeye başladı.

Yaklaşık 20 yıl sonra yeniden yapılanan Göztepe Basketbol, kısa vadeli transfer hamlelerinden çok sürdürülebilir bir yapı kurmayı hedefledi. Altyapıya, oyuncu gelişimine ve kurumsal yapılanmaya önem veren kulüp, yeni dönemindeki ilk büyük başarısını 2024-2025 sezonunda elde etti.

Türkiye Basketbol 2. Ligi’nde mücadele eden Göztepe, sezonu şampiyon tamamlayarak üst lige yükseldi.

Bu başarı, İzmir’de basketbolun yalnızca Karşıyaka ile sınırlı olmadığını gösterirken, kentin farklı kulüplerle de büyüyebileceğinin işareti oldu.

FUTBOLUN GÖLGESİNDE KALAN BİR BAŞARI HİKÂYESİ

İzmir basketbolunun en büyük problemi ise başarı eksikliği değil, görünürlük sorunu.

Türkiye’de futbolun ekonomik gücü, medya ilgisi ve taraftar kültürü diğer branşların önüne geçiyor. Bir futbol transferi veya kriz haftalarca konuşulurken, basketbolda kazanılan büyük başarılar çok daha kısa süre gündemde kalıyor.

İzmir’de de benzer bir durum yaşanıyor.

Göztepe’nin futbol kimliği, Karşıyaka’nın futbol rekabeti ve Altay’ın tarihi geçmişi, basketboldaki başarıların önüne geçebiliyor.

Oysa Karşıyaka’nın Avrupa seviyesine çıkması, Türk basketboluna oyuncular kazandırması ve Göztepe’nin yeniden yükselen basketbol projesi, İzmir’in çok daha geniş bir spor kültürüne sahip olduğunu gösteriyor.

BASKETBOLDAKİ MODEL FUTBOLA DA ÖRNEK OLABİLİR

İzmir basketbolunun en önemli mesajı ise sürdürülebilirlik konusunda ortaya çıkıyor.

Karşıyaka’nın geçmişte uyguladığı altyapı modeli ve Göztepe’nin yeniden kurmaya çalıştığı yapı; futbolda yaşanan yüksek maliyet, borç ve plansız transfer sorunlarına karşı alternatif bir yol gösteriyor.

Başarı için sadece büyük bütçeler değil;

doğru scouting,

altyapı yatırımı,

oyuncu geliştirme,

kurumsal yönetim,

uzun vadeli planlama

gerekiyor.

İzmir basketbolu bu açıdan futbol kulüpleri için de önemli dersler barındırıyor.

İZMİR’İN SPOR KİMLİĞİ GENİŞLİYOR

İzmir’in spor hikâyesi artık sadece futbol üzerinden okunmuyor.

Karşıyaka’nın yıllardır oluşturduğu basketbol kültürü, Türk basketboluna kazandırdığı oyuncular ve Avrupa başarıları; Göztepe’nin yeniden yükselen basketbol hamlesiyle birleştiğinde ortaya güçlü bir tablo çıkıyor.

Futbol tribünleriyle ünlü İzmir, artık salonlarıyla da adından söz ettiren bir spor kenti olma yolunda ilerliyor.

İzmir’de yangın faciası: Anneanne ve 4 yaşındaki torunu hayatını kaybetti
İzmir’de yangın faciası: Anneanne ve 4 yaşındaki torunu hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle

Çünkü İzmir sadece futbol şehri değil; parkenin de gücünü taşıyan bir şehir.

Kaynak: EMRE AVCI