İzmir’in Eski Foça bölgesinde, yerleşim merkezinden uzaktaki 25 dönümlük arazide yaşayan 81 yaşındaki Sefade Demirci, üç aylıkken bulup dört yıl boyunca baktığı köpeğinin 5 Ağustos sabahı kaybolduğunu söyledi. Yaklaşık 60 kilogram ağırlığındaki kangal kırması köpeğinin hayvan toplama ekipleri tarafından uyuşturucu iğneyle bayıltılarak götürüldüğünü iddia eden Demirci, hayvanın aşılı, kısırlaştırılmış ve sahipli olduğunu vurguladı. Köpeğine ulaşabilmek için yetkililere seslenen Demirci, yaşadıklarını Cumhurbaşkanlığına da taşıyacağını açıkladı.

Üç aylıkken yaralı buldu

Köpeğini yaklaşık dört yıl önce, henüz üç aylık bir yavruyken bulduğunu anlatan Demirci, sırtında yaralar bulunan hayvanın tedavisini üstlendiğini söyledi. Eczaneden aldığı ilaçlarla yaralarını tedavi ettiğini, ardından veterinere götürerek aşılarını ve kısırlaştırmasını yaptırdığını belirten Demirci, şöyle konuştu:

“Dört yıl önce henüz üç aylıkken bahçeme geldi. Sırtında yaralar vardı. Gözleriyle benden yardım ister gibiydi. Eczaneye gidip ilaç aldım, yaralarını tedavi ettim. Ardından veterinere götürdüm; aşılarını ve kısırlaştırmasını yaptırdım. Zamanla bahçemin bekçisi oldu. İnanın, ben ayda 10 kilo et yemiyorum ama köpeğim için 10 kilo tavuk budu alıyorum. Köpeğim çok güzel ve zararsızdır. Sokak köpeği değildir.”

“Kahvaltısını vermeye çıktığımda yoktu”

Her sabah köpeğinin kahvaltısını verdiğini söyleyen Demirci, 5 Ağustos sabahı dışarı çıktığında hayvanı yerinde bulamadığını anlattı. İlk olarak köpeğinin arazide dolaştığını düşündüğünü ancak uzun süre dönmemesi üzerine hayvan toplama ekiplerinden şüphelendiğini söyledi.

Demirci, “5 Ağustos sabahı kahvaltısını vermek için kalktığımda yerinde olmadığını gördüm. Önce, ‘Acaba nereye takıldı?’ diye düşündüm. Ancak uzun süre gelmeyince hayvan toplayıcıları tarafından götürüldüğünü düşündüm. Kangal kırması ve yaklaşık 60 kilogram ağırlığında büyük bir köpektir. Kendisini kimseye elletmez. Bu nedenle iğneyle bayıltılarak götürüldüğünü tahmin ediyorum” dedi.

İki beyaz araç iddiası

Olayın yaşandığı sabah kendisine, iki beyaz hafif ticari aracın fotoğraflarının gönderildiğini söyleyen Demirci, bu araçlarla bölgede köpeklerin toplandığı yönünde bilgi aldığını belirtti.

Köpeğinin tapulu arazisinden götürüldüğünü savunan Demirci, “O sabah bana iki beyaz Doblo aracın fotoğraflarını gönderdiler. Bu araçlarla köpeklerin toplandığını söylediler. Tapulu arazime girip köpeğimi aldıklarını düşünüyorum. Ben görseydim buna izin vermezdim. Hayvanları gece ve sabahın erken saatlerinde topluyorlarmış” ifadelerini kullandı.

Menemen’de daha önce bir köpeğe uyuşturucu iğne yapılmasına tanıklık ettiğini aktaran Demirci, kendi köpeğinin de benzer şekilde götürülmüş olabileceğini ileri sürdü:

“Menemen’de ekiplerin sokaktaki bir köpeğe iğne yaptığını gördüm. İğne vurulduğunda köpek acıyla ses çıkarıyordu. O zaman kendi köpeğimi de alabileceklerini hiç düşünmemiştim. Bilseydim mutlaka dışarı çıkardım. İnanın, olay nefsi müdafaa noktasına kadar gidebilirdi.”

“Benim köpeğim sahipsiz değil”

Yaşadığı arazinin yerleşim merkezinden uzakta bulunduğunu ve çevresinde komşu olmadığını vurgulayan Demirci, köpeğin evinin ve bahçesinin bekçiliğini yaptığını söyledi.

Demirci, “Benim iddiama göre tapulu arazime girerek köpeğimi bayıltıp götürdüler. Benim köpeğim sokak köpeği değil. Herkes onun bahçemin ve evimin köpeği olduğunu biliyor. Burada yaşayan bir aile var. Bahçede görülen köpeğin de bu aileye ait olabileceğini düşünmeleri gerekirdi. Bana büyük bir zulüm yaşattılar” diye konuştu.

Çiğli Belediyesi SGK borçları için taşınmaz satacak!
Çiğli Belediyesi SGK borçları için taşınmaz satacak!
İçeriği Görüntüle

Foça Barınağı sorumlusunu aradı

Olayın ardından mülki makamlarla görüşmediğini ancak köpeğinin aşılarını ve kısırlaştırmasını yapan veteriner hekimi aradığını belirten Demirci, veteriner hekimin aynı zamanda Foça Barınağının sorumlusu olduğunu söyledi.

Demirci, yaptığı görüşmeyi şu sözlerle anlattı:

“Köpeğimin aşılarını ve kısırlaştırmasını yapan Tamer Bey’i aradım. Kendisi Foça Barınağının sorumlusu. Köpeği de evimi de beni de tanıyor. Bana, ‘Biz almadık. Senin köpeğinin alınma ihtimali yok. Çünkü sağında ve solunda komşu bulunmuyor. Burası çiftlik gibi bir yer’ dedi.”

Buna karşın çevresinden farklı bilgiler aldığını ileri süren Demirci, “Başkalarından, iki beyaz Doblo aracın gece gündüz hayvan topladığını duydum. Bir yetkili de bölgedeki köpeklerin yüzde 80’inin toplandığını söyledi. Toplanan hayvanların yüzde 60’ının sahipli köpek olduğu iddia ediliyor. Kaya’nın köpeklerini de aldılar, kendilerini tanıyorum” dedi.

Barınaktan kurtardığı köpek kazada öldü

Daha önce Menemen’de baktığı başka bir köpeğin de barınağa götürüldüğünü anlatan Demirci, hayvanı barınaktan geri aldığını ancak daha sonra yaşanan trafik kazasında kaybettiğini söyledi.

Evlilik nedeniyle 30 yıldır Menemen’de ikamet ettiğini, ardından babasından kalan eve döndüğünü belirten Demirci, yaşadıklarını şöyle aktardı:

“Menemen’de apartmanın önünde baktığım bir köpek vardı. Buraya gelirken kasap, ‘Abla, köpeği götürme. Dükkândan yemek artıkları çıkıyor, ben ona bakarım’ dedi. Ben de köpeği kasaba bıraktım. Bir süre sonra telefon geldi ve köpeğin Menemen’deki barınağa götürüldüğünü öğrendim. Barınak Seyrekköy tarafındaydı.”

Köpeğin barınakta yaşayamayacağını düşünerek görevlilerle iletişime geçtiğini söyleyen Demirci, “Hemen telefon ederek, ‘O köpek barınakta yaşayamaz. Masrafını karşılayacağım, onu bana getirin’ dedim. Çocuklar da köpeği bana getirdi. Ancak daha sonra eşim yola çıkınca köpek de onun arkasından çıktı. Beyaz çizgiden yol tarafına değil, benim bulunduğum tarafa doğru geliyordu. Bir araç kafasına hafifçe çarptı. Beyin kanaması geçirdi ve hayatını kaybetti” ifadelerini kullandı.

Demirci, şu anda yanında küçükken sahiplendiği Kıtmir isimli diğer köpeğinin kaldığını söyledi.

“İnsanların zarar görmesini istemem”

Sahipsiz köpeklerin insanlara saldırdığı olayları takip ettiğini ve toplum güvenliğinin sağlanması gerektiğini belirten Demirci, itirazının sahipli köpeğinin özel mülkünden götürüldüğü iddiasına yönelik olduğunu vurguladı.

“Sokak köpeklerinin insanlara saldırdığını, çocukları hastanelik ettiğini gördük. ‘Sokak köpeklerini toplayacağız’ dediler. İnsanların zarar görmemesi gerektiğine ben de katılıyorum. Hiç kimse böyle olayları tasvip etmez, ben de etmiyorum” diyen Demirci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ancak 25 dönümlük arazide yaşayan benim köpeğimin suçu ne? Tapulu arazime girip köpeğime iğne yaparak onu götürmek kabul edilebilir bir şey değil. Açıkçası çok isyan ediyorum.”

Cumhurbaşkanlığına dilekçe gönderecek

Yaşadıklarının peşini bırakmayacağını ve Cumhurbaşkanlığına dilekçe göndereceğini açıklayan 81 yaşındaki Demirci, Çanakkale şehidi torunu olduğunu belirterek adalet talebinde bulundu.

Demirci, “Ben Çanakkale şehidi torunuyum. Bunu hak etmiyorum” dedi.

Devlete karşı sorumluluklarını yerine getirdiğini belirten Demirci, “Sürekli beddua ediyorum. Kendi evimde gözyaşı döküyor ve zulüm yaşıyorsam bunun hesabını sormak isterim. Devletime vergimi veriyorum. Benim bahçemdeki köpeklerden ne istediler? Tabii ki sonuna kadar gideceğim” diye konuştu.

Kaynak: HABER MERKEZİ