Ege’nin incisi İzmir’de huzur ve güvenliğin sağlanması adına çalışmalarını aralıksız sürdüren güvenlik güçleri, suç örgütlerine göz açtırmıyor. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Ahlak Büro Amirliği ekipleri, Karşıyaka ilçesinde bulunan bir işletmenin faaliyetlerinden şüphelenerek harekete geçti. Görünüşte yasal bir "masaj salonu" tabelası altında hizmet veren iş yerinin, aslında arka planda yasa dışı faaliyetlerin merkezi olduğu istihbaratı üzerine polis ekipleri düğmeye bastı.
Emniyet birimlerinin günlerce süren titiz çalışması, fiziki takip ve istihbarat havuzundan elde edilen verilerle birleşince korkunç gerçek gün yüzüne çıktı. Söz konusu işletmenin, masaj hizmeti adı altında müşterilerine fuhuş pazarlığı yaptığı ve içeride organize bir suç şebekesinin faal olduğu tespit edildi. Elde edilen somut delillerin ardından Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla operasyon için start verildi. Eş zamanlı olarak düzenlenen baskında, işletmeye giren polis ekipleri suçüstü niteliğinde delillere ulaştı.
Operasyon sırasında iş yerinin çeşitli bölmelerinde yapılan detaylı aramalarda, suçun boyutunu gözler önüne seren materyaller ele geçirildi. Polis ekiplerinin dikkati sayesinde bir miktar uyuşturucu madde bulundu. Bu durum, işletmenin sadece fuhuş değil, aynı zamanda uyuşturucu temini veya kullanımıyla da bağlantılı olabileceği şüphesini doğurdu. Ayrıca, suç ağının iletişim trafiğini ve müşteri portföyünü ortaya çıkarabilecek nitelikteki çok sayıda dijital materyale de el konuldu. Bilgisayarlar, cep telefonları ve kayıt cihazları, siber suçlarla mücadele uzmanları tarafından incelenmek üzere emniyete götürüldü. Bu dijital verilerin incelenmesiyle birlikte soruşturmanın daha da genişleyebileceği ve yeni isimlere ulaşılabileceği öngörülüyor.
Mağdur kadınlar polis şefkatiyle kurtarıldı
Operasyonun en önemli ve insani boyutu ise çetenin eline düşen kadınların kurtarılması oldu. Baskın sırasında işletmede bulunan ve zorla, tehditle ya da çaresizliklerinden faydalanılarak fuhşa sürüklendikleri belirlenen 13 mağdur kadın, polis ekipleri tarafından güvenli bölgeye alındı. "Fuhşa teşvik, aracılık ve zorlama" suçlamalarıyla yürütülen soruşturma kapsamında, bu kadınların çete üyeleri tarafından nasıl bir baskı altına alındığı da araştırılıyor.
Kurtarılan kadınlar, ilk işlemlerinin ardından gerekli sağlık kontrollerinden geçirildi ve ifadelerine başvurulmak üzere emniyete götürüldü. Emniyet güçleri, mağdur sıfatıyla işlem gören bu kadınlara psikolojik destek sağlanması ve gerekirse koruma altına alınmaları için ilgili sosyal hizmet birimleriyle de koordinasyon sağladı. Çetenin, kadınları borçlandırma, tehdit etme veya uyuşturucu maddeye alıştırma gibi yöntemlerle sömürü düzeninin bir parçası haline getirip getirmedikleri, alınacak ifadeler ve derinleşen soruşturma neticesinde netlik kazanacak.
Olayla ilgili olarak iş yerini yöneten ve kadınları pazarladıkları iddia edilen 8 şüpheli, olay yerinde kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahısların, organize bir şekilde hareket ettikleri, müşteri temininden yer sağlamaya, kadınların kontrolünden para trafiğinin yönetilmesine kadar farklı görevler üstlendikleri iddia ediliyor. Şüpheliler, emniyetteki sorgularının tamamlanması ve işlemlerinin bitirilmesinin ardından yargı önüne çıkarılmak üzere adliyeye sevk edildi.
Yargıdan fuhuş tacirlerine geçit yok
Emniyetteki sorgu süreçleri tamamlanan şüpheliler, "fuhşa teşvik etmek, yaptırmak, aracılık etmek veya yer temin etmek" suçlamalarıyla hakim karşısına çıktı. İzmir Adliyesi’ne sevk edilen zanlılar hakkında savcılık makamı tutuklama talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, dosyadaki delilleri, polis tutanaklarını ve mağdur ifadelerini göz önünde bulundurarak kararını verdi.
Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden S.Ş, M.A, H.K, H.Ç, Z.İ. ve G.K. hakkında tutuklama kararı verildi. 6 zanlı, tutuklanarak cezaevine gönderilirken, fuhuş çetesine yönelik yargı sürecinin ilk ayağı tamamlanmış oldu. Özellikle "zorlama" suçlamasının da dosyada yer alması, mahkemenin kararında etkili olan unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor. Diğer iki şüpheli A.A. ve T.K. ise mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ancak bu kişilerin de yurt dışına çıkış yasağı ve belirli günlerde imza atma zorunluluğu gibi tedbirlerle denetim altında tutulacağı öğrenildi.