SEMİ TEKTAŞ/Yatırım fonlarında yaşanan kriz ve çok sayıda fonun tasfiye sürecine alınması Meclis gündemine taşındı. DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, kamu otoritelerinin riskleri önceden bilmesine rağmen neden gerekli adımların zamanında atılmadığını sordu.
Akın, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 18 Eylül 2026 tarihli açıklamasına dikkat çekerek, bazı fonların yönettiği düşük fiili dolaşıma sahip paylarda, şirketlerin ekonomik gerçekleri ve temel finansal büyüklükleriyle açıklanamayacak fiyat hareketlerinin 2025 yılının son çeyreğinde tespit edildiğini belirtti.

Riskler biliniyordu, neden önlem alınmadı?

İbrahim Akın, yaptığı değerlendirmede, yatırım fonlarında yaşanan sürecin yalnızca piyasa işlemleriyle açıklanamayacağını belirterek, kamu kurumlarının kriz ortaya çıkmadan önce hangi bilgilere sahip olduğunun açıklanması gerektiğini ifade etti.

Akın, SPK tarafından hazırlanan düzenleme taslağının 28 Ocak 2026 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığı’na sunulduğunu, Bakanlığın ise 11 Şubat 2026 tarihinde taslağın yürürlüğe alınmasını bildirdiğini belirtti. Buna rağmen sürecin Eylül 2026’da 131 yatırım fonunun tasfiye aşamasına gelmesine kadar uzadığını söyledi.

Akın, kamu makamlarının söz konusu risklerden aylar öncesinden haberdar olduğunu savunarak, erken uyarı mekanizmalarının neden etkili bir önleyici müdahaleye dönüşmediğinin açıklanmasını istedi.

14 soruluk önerge verdi

Akın, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e yönelttiği soru önergesinde, risklerin hangi tarihte tespit edildiği, hangi kurumların bilgilendirildiği ve hangi tedbirlerin alındığına ilişkin yanıt istedi.

Önergede, 2 Aralık 2025 tarihinde Finansal İstikrar Komitesi toplantısında söz konusu fonlar ve portföy yönetim şirketleri bakımından hangi risklerin tespit edildiği, hangi kurumlara görev verildiği ve bu kararların nasıl uygulandığı soruldu.

Akın ayrıca, 3 Aralık 2025’te SPK bünyesinde çalışma grubu oluşturulmasının ardından Eylül 2026’ya kadar geçen süreçte hangi denetim, sınırlama, işlem durdurma veya yatırımcıyı koruma tedbirlerinin uygulandığının açıklanmasını talep etti.

Kırkpınar’dan Foça mesajı: 'Birikmiş sorunları el ele vererek çözeceğiz'
Kırkpınar’dan Foça mesajı: 'Birikmiş sorunları el ele vererek çözeceğiz'
İçeriği Görüntüle

Denetim süreçleri sorgulandı

Akın, bazı portföy yönetim şirketleri hakkında kriz öncesinde SPK tarafından idari yaptırımlar uygulandığı iddialarına da dikkat çekerek, geçmiş denetim sonuçlarının sonraki risk değerlendirmelerine nasıl yansıtıldığının açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Soru önergesinde ayrıca, fonların büyümesine izin veren süreçlerde hangi kurumların sorumluluk taşıdığı, yatırımcıları korumaya yönelik hangi mekanizmaların işletildiği ve kamu otoritelerinin karar süreçlerinde herhangi bir gecikme yaşanıp yaşanmadığı soruldu.

Yatırımcıların mağduriyeti gündemde

İbrahim Akın, fon krizinin yalnızca finansal piyasalar açısından değil, yatırımcı güveni ve kamu denetimi açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Akın, tasfiye sürecindeki fonlarda yatırımcıların zararlarının nasıl giderileceğinin, fon kurucuları ve yöneticileri hakkında hangi incelemelerin yürütüldüğünün açıklanmasını istedi.

Sermaye piyasalarındaki şüpheli işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında ise bazı şüpheliler hakkında adli işlemler uygulandığı, malvarlıklarına yönelik tedbir kararları alındığı açıklandı.

Akın’ın önergesiyle birlikte yatırım fonlarında yaşanan süreçte kamu kurumlarının denetim sorumluluğu, erken müdahale mekanizmaları ve yatırımcıların korunmasına yönelik uygulamalar yeniden tartışmaya açıldı.

Muhabir: SEMİ TEKTAŞ